Eyvah Eyvah

A Ahmet Selçuk İlkan Ahmet Selçuk İlkan
0 Altın Yaprak
Her sabah Taptaze acılar yağıyordu üzerimize Bombalar yüreğimizde patlıyordu Ve gazeteler Sayfa sayfa Şehitleri sıralıyordu Güneş bulutların altında Sular denizlerin koynunda Sessizce ağlıyordu Kanı çekiliyordu insanlığın İnsanlığından utanıyordu Gel gör ki utanmaz bir şarkı Geceyi arsızca bölüyordu “Atma atma yanlış yerlerinden atma” Bol köpüklü gecelerde Ceketler yakılıyordu Uzak şehirlerde köyler yanarken Şampanyalar patlıyordu kulüplerde Sokaklarda insanların sabrı Maraş da iki çocuk daha babasız kalıyordu Tunceli de taptaze bir gelin ağlıyordu Adana da bir baba çıldırıyordu Musalla taşında on üç şehit Analar fidanlarına son kez sarılıyordu Gel gör ki şımarık şarkılar Notalardan yine zamansız fırlıyordu “Gel gel yatağıma Gel gel acımayacak Acısa da öldürmez Oluruna bırak” Bir bayram sabahıydı Üç çocuk kaçırılmıştı ana kucağından Öfkenin ateşi yürekleri yakıyordu Tanışmayan yüzler bile Birbirlerine ıslak ıslak bakıyordu Tekel işçileri sokakta Alışveriş merkezinde bir patlama Kafa kol bacak yerlere saçılıyordu Ve tam on yedisinde bir genç kız Dilim dilim doğranıyordu Dışarıda kirlenmiş bir gece Diskolarda yamyam bir çılgınlık Eller havada ve O ucuz şarkılar Sırtımıza bir bıçak gibi saplanıyordu “Oynama şıkıdım şıkıdım Kız hepsi senin mi Çok acayipsin Kız seni yerler yerler Ham yapar bu zilliler” Cudi dağlarında bir çatışma Köyler basılmış Yerde yüzükoyun cesetler Kundakta bebeler Gözü yaşlı bağrı yanık analar Dağlar yaslı yollar yaslı Gelinler çocuklar analar yaslı Ama şen şakrak bir demde diskolar Vur patlasın çal oynasın havasında Ve yine o naylon şarkılar geceyi yırtıyordu “Elalem ne derse desin Boşver hadi hadi hadi Şinanay yavrum şinanay nay Amcamın zamanında halay mı vardı Ay inanmıyorum ay inanmıyorum” Oysa matemler içindeydi bütün şehirler Küskündü suskundu insanlığın dil, Dersim Hakkari Van Şemdinli Siirt Batman Şırnak Tunceli Kırılsın diyordu bu acıların Kırılsın kanadı kolu eli Gazetelere sığmıyordu Taptaze ölüm haberleri Kırılsın artık Görmeyen şairin Yazmayan ozanın Çizmeyen ressamın Kırılsın artık kalemi eli Neyse ki Bir bozlak ağıt Özetliyordu her şeyi Yüreklerin çığlığına eş Neşat Ertaş’dan dökülüyordu nihayet Bir yanardağ misali İçimize bir tutam ateş “Kendim ettim kendim buldum Eyvah eyvah eyvah”

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.