Ergin Günçe'ye Bu çocuk bu hüzünle büyümez fazla Ellerindeki ceplerindeki karanlıkta tutuyor,…
İstanbul'da Paşabahçe Ferit İnal Lisesi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Kütüphanecilik Bölümü'nde başlayan üniversite öğrenimini yarıda bıraktı. Adam Yayınları'nda Rüzgârla Dolu (1992, Orhon Murat Arıburnu Ödülü) , Yağmurlu Leylak, Karanfil Kırıkları (1999, Ömer Asım Aksoy Dil Derneği Ödülü) , Ay Sözlüğü (Ekim 2000) ve Sarhoş Böcek Şarkıları (Mart 2005) kitapları çıktı. Aşağı Üsküdar adlı yayımlanmamış dosyasıyla Cemal Süreya Şiir Yarışması'nda birincilik ödülü aldı. 1996 yılında Yapı Kredi Yayınları tarafından basılan kitap 1998'de tükendi. T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları Monika Carbe'nin çevirisiyle ilk kitabı Rüzgârla Dolu'yu "Modell der Melancholie" adıyla Almanca yayınladı. İtalya'da düzenlenen Avrupa Genç Şiir Yarışması'nda (Premio Tivoli Europa Giovani 2000) "Türkiye" adlı şiiriyle ilk 10 şair arasında yer aldı. Şiirleri Almanca başta olmak üzere İngilizce, İtalyanca ve Fransızca dillerinde yayınlandı. Yılda iki kez Fransız yayınevi "L'Esprit des Péninsules" tarafından yayınlanan "Siècle 21-Littérature & Société" dergisi İlkbahar-Yaz 2006 sayısında Ali Asker Barut'un iki şiiri Arianna Bisazza çevirisiyle Fransızca yayınlandı.
Rüzgârla Dolu (1992)
Aşağı Üsküdar (1995)
Yağmurlu Leylak (1997)
Karanfil Kırıkları (1998)
Ali Asker Barut şiirleri
Son yıldızın düştüğü yerde, Hüzünden bir kaleyim. Tüylerinin arasına gömüyor başını, Karşı damda bir güvercin yavrusu.…
Ay gücenik bir bakışmış Çekilmiş tenhalara İçinden üzülmüş…
Bir masaldan doğurdum Seni oğlum Bu yüzden Gündüzleri güneşe…
Yağmur yemiş sırılsıklam bir karanfil Bir tenhalığa gülümsüyor içimde Henüz silinmemiş bir ay parçası Çoktan aydınlanmış gökyüzünde…
Günün tek yolcu yanaşıyor Bol kuşlu solgun Üsküdar akşamına Reklam karışmış hayata şiirler sürüyorum odamdan Odamdan ince anlamlar yüklüyorum kaba hayata…
Bu şehrin yağmurları mısra mısra ezberimde Sisten bir kılıç kuşanmış şövalye yalnızlıkları Aralıksız sonbahar, akşamın solgun dolunayında Gecikmiş bir tren…
Unutulmuş bir deniz öyküsüydün Zamanla kum tanelerine dönüşmüş Karanlık bir aralıkta tükenen Ayışığı altında…
Derin elemler tarihi Pera! Senin Solgun kelimelerinle yeniden kuracak Birgün bir çocuk şiirini Ayın simsiyah lekelerle döküldüğü…
Dalgın sincap Cevizler gömer bahçeye Unutur sonra…
Bir gemi bembeyaz teniyle açıklarda Süryani hüznüyle bir kadın, güvertede Yan yana oturuyor terkedilmiş güzgârla. Aralarında neler konuştular…
Karaköy'den kalkan vapurlar bilir Yıllardır nasıl yangın Galata Kulesi Kız Kulesi'ne…
Geçer gri bir sabah daha Geçer gri bir sabahtan Geçer siyah bir gece daha Geçer siyah bir geceden…
Kalbim ağlamaklı Gece yağan kardan İstasyon, tren rayları Hüzünle dolaştığım nehir…
Gücenik bir ıslıktır çocuk Dere boylarında Arkadaş gezer kavakların Mahcup rüzgârıyla…
15 / 26 gösteriliyor