Terk Edilmiş Sevdalar Üzerine

A Ali Aydın
0 Altın Yaprak
Şimdi sessiz bir yalnızlık düşüyor, Tel tel saçlarının arasına. Bir sabah uyandığımda gözlerin aralıktı, Boyası dökülen odanın duvarlarında. Sevdanın, Terkedilmişliğin, Yalnızlığın hüzünlü nüshaları, Dikenli tellere dizilmişti peşi sıra. Gözlerini içmeliydim tam güneşin ortasında, Göklerin en mavi rengi, Sarışın buğdayları terk etmeden. Yaşlı bulutlar geçti yaz meleklerinin eteklerinden, Aşk sarhoşluğu vurur, Yalnızlık korkutur insanı. Eski sevdaların ayak sesleri yıllanmış şarap kokar, Yırtık tül perdenin ardından nasıl görünür yüzün. Her gece paramparça eder, sensizlik ve bu derin sessizlik, Her gün doğumunda yosunlar ağlaşır kayalıklarda. Boranlayan gökyüzünden alacakaranlığa kaçarken, Demir gibi erir yüreğimdeki aşk. Vakit çok geç olmuş neye yarar, Ay çıplak bir gövde misali dururken karşımda. Terk edilmiş sevdaların ardından, Bazen sarhoş şiirler dizilir aklıma. Uzun geceler soluksuz ayazla kucaklaşır, Bir kadının hıçkırıkları gezinir, loş kaldırımlarda. Her gece yenik düşer sabaha, İlk martı kuşları dalar denize, balıklar güneşlenirken. Ardından susamlı simitler, demli çaylara meze olur ayaküstü. Beyaz kuğunun kaptanı sararan aşklara doğru yol alır. Kim bilir, şiirlerde evrenselleşir bütün aşklar, Terk edilmiş romanlarda buluşur yitik kalpler. Sırılsıklam sevdalardan yorulan kadının elleri Adamın avucundan kayar, mavisinde buluşur denizin. İstanbul/1998

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.