Karanlık bir gecenin koynuna sığınmışım, Herkes sağır, ben de kör. Sessiz isyanlarımı evsiz kuşlar duyar yalnız, Sonra, kırmızı elbiseli umutsuz bir aşkın dalgalarında bulurum kend…
5 Haziran 1961 yılında Ordu'nun Perşembe ilçesine bağlı Soğukpınar Köyünde doğdu. Eğitimini bitirdikten sonra 1981 yılında vatani görevini Gölcük Donanma Komutanlığında deniz onbaşı olarak yaptı. 1983 yılında Gelişim Yayınları bünyesindeki Nokta Dergisi'nde muhabir olarak gazeteciliğe başladı. 1987 yılında Hürriyet Gazetesi'ne bağlı Tempo Dergisi'nde muhabir olarak görev yaptı. Türkiye’nin ilk kez siyasi/kolaj çalışmalarını gerçekleştirdi ve mizah yazıları yayınlandı. 1994 yılında Sabah Grubu,1 Numara Yayıncılık’a bağlı Aktüel Dergisi'nde muhabir ve fotoğraf editörü olarak çalıştı. 1995 yılında Yeni Günaydın Gazetesi'nde çeşitli konularda yazı dizileri ve araştırmaları yayınlandı. 1998 yılında Dünya Gazetesi’nin kitap eki Dünya Kitap’ın düzenlediği şiir yarışmasında “Terkedilmiş Sevdalar Üzerine” şiir çalışmasıyla finalist oldu. Ali Aydın,1999 yılından beri Akşam Yayın Grubu'nda editör olarak çalışmaktadır.
- Ali Aydın'ın şiirleri www.antoloji.com ve www.maviumutlar.net şiir sitelerinde yayınlanmaktadır.
Ali Aydın şiirleri
İnanma bebek, İnanma yüzümün güldüğüne, Ben ki dertsiz, ben ki kedersizim öyle mi? Yüreğimin kor kor yandığını,…
Bir düş gördüm, Buğday kokulu teninde taze kına kokusu, Bal renkli gözlerin üşümüş, Savruk saçlarına düşüyor nefesim...…
Neyleyim, düşlerine pusu kurdular bebeğim, Ağlamanı duymaz gök tanrıları... Bulutlara gözyaşı döktüren, Çelik kanatlı canavarları oyuncak sanma!...…
O, uçsuz bucaksız, zirvesi karlı, Anadolu bozkırlarında denizi olmayan bir kentte doğmuştu. Bir fırtınaya tutulmuş, ışıltılı bir şehirde bulmuştu kendini, Doğduğu bereketli toprakl…
Sen görmüyorsun belki, Düşlerime giriyorsun ya benden habersiz, Nerede, ne zaman, kiminle! Pusulam bozuk,…
Kötürüm olmuş bir kentin yamacında yaşıyorduk ikimiz. Benim ayağımda çamur, Senin sırtında samur kürk.…
Bir ülke düşlüyorum, Mavi kıyılarında teni yanık, Çıplak ayaklı çocukların Kumdan kaleler yaptığı...…
Acıyla kenetlenmiş kadınlar tanıdım, Sesleri titrek, tenleri soluk, gözleri fersiz. O kadınların sonbahar gibi hüzünlüdür aşkları, Bu yüzden de hep yalnızlık kokar düşleri.…
Karanlığa sakladım kendimi, Tüm günahlarını gördüm hayatın! Ayazda çırılçıplaktı göz yaşlarım, Bedenim günahlardan arınmış.…
Düşlerime girdin sebepsiz, Mavi bir gecede yıkanıyordun, çıplak... Gözlerin sessiz, bedenin hoyrat, Kaç geceler uykusuzum mahpusanelerde...…
Dün gece yine sensiz geçti; Balıkların terk ettiği hırçın denizlerdeydim, Dümensiz, Yelkensiz,…
Gecenin koynunda gördüm seni ilk kez, Loş bir ışık yanıyordu gözlerinde. Zeytin karası bakışların bir mızraktı. Papatya desenli gülüşlerin vardı.…
Aşk denilen şey uzak olsun. Öylece uzaktan bak, gülümse gözlerinle. Bu sırrı sonsuza kadar saklayalım. Tılsım bozulmasın sakın.…
Şimdi sessiz bir yalnızlık düşüyor, Tel tel saçlarının arasına. Bir sabah uyandığımda gözlerin aralıktı, Boyası dökülen odanın duvarlarında.…
15 / 19 gösteriliyor