Demir

A Ali Haydar Timisi
0 Altın Yaprak
Kara yüreğini söküyordu işçiler Yıllanmış bir madenin Nasır nasır, emek emek Demiri arıtıyorlardı derin uykudan O demir ki; bin yılların türküsü Bir bıçak gibi toprağın koynunda O demir ki; Tersanede mavna, fabrikada çelik, namluda vatan toprağı Ve ellerinde gencecik bir cerrahın Çaresiz yaralara derman Ve makinelerinde benim ülkemin Umuttu Ekinler gibi savrulan Dağ direniyordu Cevher derinde İşçilerin gözlerinden başka ışık yoktu Bu zifiri karanlığa bulaşmış yangın yerinde Toprak, yenilen pehlivan gibi çaresiz ve bir başınaydı... Kara yüreğini söküyordu işçiler Bu bin yıllık çıbanın Ve irin gibi akıyordu maden Yedi kat altından yerin Aydınlık bir ufka doğru… Kökünü parçalarcasına bir azı dişinin Öylesine acılı Öylesine yalın Öylesine kuvvetle dönüyordu burgu Ve dağ çaresiz veriyordu kendi elleriyle Bin yıllardır büyüttüğü çocuğu İşçilerin dudaklarında beyaz bir gülüş Yemek molası, peynir, domates, karavana... İşçilerin yüreklerinde umut Dağ yaralı... Yatıyor boylu boyunca soluksuz Derken içilen sigara savrulan duman İşçilerin evlerinde kaynayan çorba Ve her akşam konu komşu Çoluk çocuk Bir sofranın etrafında doyan gülüşler İşçilerin yürekleri ferah İşçilerin alınları ak Bedenlerine çöken yorgunluk bir yana Ellerinde yok kimselerin kanı Sofralarında alın teri Ve kara yüreğini söktükçe dağın Güzel günlere sevdalanıyordu sabah

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.