Kar ve Dağ (Sen ve Ben)

A Alparslan Mazi
0 Altın Yaprak
Ben bir dağ; Sen ise, uçsuz bucaksız kar yığıntısı. Bağrıma basıyorum seni. Üzerini örtüyorum üşüme diye. Uyumuyorum, uyuyamıyorum, Nöbetini yine ben tutuyorum. Soğuk rüzgârlara, Siper ediyorum kendimi. Çığ olup gitme diye, Seni sımsıkı tutuyorum. Yanaştırmıyorum hiç kimseyi, Üzerine bastırmıyorum. Her kar yağışında daha da Büyüyorsun, kalınlaşıyorsun gözümde. Yıldızların ışığında, Daha da parlıyorsun, kristalleşiyorsun. Evet: şimdi her şey çok güzel de, Zemheri ayazında. Ya bahar geldiğinde ne olacak. Eriyip gideceksin bağrımdan. Gözyaşlarım gibi akacaksın. Belki su olup, Hayat vereceksin ovalara. Tamam, her şey güzel de! Benim halim ne olacak. Bu koskoca ulu dağ, Ne yapacak sensiz. Bir dahaki kışa kadar Kimi bağrıma basacağım. Kimin nöbetlerini tutacağım. Kime sarılacağım. Şiirlerimi kime okuyacağım. Neyleyim ben sensiz, İstemem gelmesin bahar... Zirvelerime katman üstüne katman yapıp, Sonra eriyip gitmek var mı? Dur! gitme ne olur. Dayanamam gidişine, eriyişine. Bir dahaki kışa kadar, Katlanamam hasretine. Volkanlar patlar yüreğimde. Kükrerim, lavlar savururum her yere. Yakarım, yıkarım. Dumandan göz gözü görmez olur. Kayalarımı fırlatırım, Her parçam sana koşar ardından. Tükenirim, biterim. Üzerimde ot yetişmez olur. Arkanda sadece, Kaya parçalarım, küllerim kalır. Ben, işte böyle yok olurum bir tanem.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.