İmza
A Alparslan Öztürk
0
Altın Yaprak
Doğmuştuk aynı günde,aynı köyde büyüdük,
Aynı yaşta konuştuk,aynı yaşta yürüdük.
Okulumuz olmadı,mesleğimiz ırgatlık;
Birlikte içtik derdi,sarhoş olduk kör kütük.
Yollarımız şaşmazdı elemden,kasavetten.
Her gün başka dertliydik,her gün ayrı sebepten.
Onun babası mafya zannedermiş kendini,
Benimki sağ koluymuş,ayrılmazmış izinden.
Bir gün iki kafadar bir masuma bulaşmış,
Biraz küfürden sonra,iki taraf çatışmış.
Sonuç beterden beter;bir yaralı,bir ölü;
Yaralı benim babam,ölü masum adammış.
Aradan yıllar geçmiş,biz doğduktan sonrası,
Masumun oğlu arar,mezarlıkta babası.
İntikam yeminleri içtirirler sebiye;
Uzun lafa gerek yok,bu dava kan davası.
Faili aramışlar,bulamamışlar ama,
Töreler gereğince oğlu kefilmiş ona.
Sebi kapmış tüfeği,kuşanmış palaskayı;
Can istermiş karşılık,yitirdikleri cana.
Karanlık bastırırken hazırlık tamamlanmış,
Ormanın kıyısında sebi sipere yatmış.
Beklediği an gelmiş,görünmüş yolda düşman;
Yeminini düşünmüş,tek mermiyle mıhlamış.
Sonra gitmiş yanına,öfkeyle salınarak,
Bir elinde tüfeği,öbür elinde bıçak.
Zulmü kinle yoğurmuş,saçlarını kavramış;
Öldürmüş,gövdesini başından ayırarak.
Göğüsler kabartılmış,öç alınmış nihayet.
-Uyanın ey sefiller!Bu öç değil cinayet.
Bu zulmün anlamı yok,yok vebali,sevabı,
Ne şirktir,ne inkardır,nede hakka ibadet.
Bu töre,bu ekabir ne hayatlar bitirdi,
Bu ayıp benim değil,onun,senin,sizindi.
Kanla yazdık kaderi,imzalarım yaşımla;
Artık bırakın beni,Merhum arkadaşımla.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş