A Arif Altunbaş

Arif Altunbaş

14 şiir · 1954 —

0 Altın Yaprak

14-12-1954 de Manisanın Ahmetli kazasının sınırları içinde olan Tatarocağı köyünde doğdu.Yedi kardeşten beşincisidir. İlk Okulu Tatarocağı köyü ilk okulunda,Orta ve liseyi Uşak İmam Hatip Lisesinde ve ayrıca Ankara Aydınlık Evler lisesini bitirdi. 1974 Yılında Ankara 19 Mayıs Gençlik ve Spor Akamdemisinin imtihanını kazanarak bu Yüksek Okula kayıt yaptırdı. Dört yıllık yüksek öğrenim hayatında Milli Türk Talebe Birliği Ankara Spor Kolu başkanlığı,Akıncılar Teşkilatı Genel Başkan Yardımcılığı,Türkiye imam Hatip Liseleri Mezunları Federasyon Genel Başkanlığı gibi sosyal ve kültürel organizasyonların içinde aktif görev aldı. Milli Gazete,Yeni Devir Gazetesi,Aylık Dergi,Çağa Kıyam,Edebiyat,Mavera,Akıncılar Dergilerinde Yazıları,makaleleri ve şiirleri yayınlandı. 1974 öğrenim döneminde 19 Mayıs Gençlik ve spor Akademisinin Yönetim ve Spor Bilimleri bölümünden iyi derece ile mezun oldu. Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı Ankaradaki Yüksek Öğrenim Yurtlarında:Yurt müdür yardımcılığı ve Müdürlüğü yaptı. 22 Eylül 1980 de yurt dışına çıktı. Üç yıl Almanyada aktif gençlik çalışmaları yaptı ve daha sonra Avusturya devleti tarafından açılan öğretmenlik sınavını kazandı. Viyanada 1983 eylülünde Avusturya Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak öğretmenliğe başladı. 1989 yılına kadar Viyana öğretmenlik yaptı. Bu arada Pedegoji Akademisinde pedegoji dersleri, iki yıl Oryantalistik Fakültesi ve Sosyoloji Fakültesinde derslere iştirak etti.. Almanyada arkadaşlarıyla birlikte Yorum Dergisini çıkarmış bir müddet aradan sonra,bu dergi internet ortamında www.yorum-online.de adresinde yayınını halen sürdürmektedir. Yurt dışında yaşamaktadır.

Arif Altunbaş şiirleri

Arama yardımı

Bunlar kim anneciğim Karabasanlar gibi Abanan üzerime Güpegündüz aşikar…

Nasıl ki geceler zindansa aysız Sensiz yalnızım kaf dağlarında Oklarım hedefe gitmez ki yaysız Uykularım dağlara tırmandığında…

Ey şeytanın düzeni Ve sen ey Kapısına dayandığımız zindan İsyan galerisi sokaklarının…

Issız gecelerin karanlığında Martılara sordum ümitle seni Bütün ışıklarım karardığında Yine bekliyeceğim geri dönmeni…

Zincirlere vurulmaz ki düşlerim Ülküme doğru ben koşar giderim Boşuna değil bu ürperişlerim Bütün engelleri aşar giderim…

Gözlerinden bir damla yaş akınca İçimi yakıyor köz gizli gizli Deli diye herkez bana bakınca Kanayan yaramı çöz gizli gizli…

Bugün bir güzeli rüyamda gördüm Öptüm ellerini yüzüme sürdüm Kalbimi kalbine bağladım ördüm Elinde bir kitap al dedi bana…

Koştukça önüme dağlar dikildi Bir ömür geçiyor sessizce böyle Yollarına düştüm yollar irkildi Yola da isyan ettiğimi söyle…

Güneş daha doğmadan Damarlarıma Dinamitler yükleyip Yiğit şarkılar söylemeliyim…

Öfkemin bağrında ağaran şafak Gecenin çelik kabuğunu Paslı zincirlerini zulmün Sabır taşlarından mevziler örerek…

Sen gidiyorsun aramızdan Her yerde görülmedik bir telaş Sanki kıyametler kopuyor Ses gelmiyor maveramızdan…

Bir işgal ülkesine Girdim bu şiir ile Öfke ile yuğrulan Kurşun gibi bir dille…

Kuşlar gibi rüzgarlarla yarıştım Irmak olup denizlere karıştım Düşmanımla dostum ile barıştım Bu Dünyada yerim yurdum var benim…

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.