udi bir hüzün taşırken avuçlarımda yüreğimden kelimeler göçer yokluğuna… gitti/n…
İstanbul’da denize fısıldadım seni; dağılır mı martı çığlıklarıyla özlemin? Aşıklık hali, ağlattı dalgaları hani; dindirir mi hiçliği ezberlediğim dizelerin?
vazgeçtim kıyılarına vurmasın dalgalarım…
sana şiirler yazmak istedim; öyle içten, öyle derin. kelimeler döndü durdu…
canda bir yara k/ara göz yıkıldı perde kalmadı s/usta söz…
bir yanım uçurum, bir yanım har. öyle bir yerdeyim ki; gitmelerim tutsak,…
lanetlenen topraklarımda yeşermez umut. aykırı otlar biter, iyimserliğimin üstüne.…
pencereyi açtım güne baktım dün, dünde kaldı tüm çocukluğum bugün…
hayat kara saplı umudunu göm derinlere, yitirdim ümit etmeyi, savruluşumu gör. şimdi kızıyorlar bana bunca karamsarlığı sürdüm diye gözlerime,…
geç ömrümün sonbaharıydı; . . .…
“ilk sen gittin b/ağrımdan Sonra tüm yalanlarım ardından…” gecenin koynuna uzattım ellerimi…
kendime verdiğim hiçbir sözü tutamadım ben……
Düşünürken düşüp düşlerimden Faili meçhul intiharlara gebe çıktığım sokak… Bu yasal karanlık Adım, izim, kimliğim…
Uzun yollar geçtim Fikrime hasat yıllar… Adımın geçtiği her şehirde Sorgusuz faili meçhuller var……
içimde hep çocuk yanım… kimseler bilmez, saklanır günün karanlığından, çıkar uzanır ellerine…
15 / 17 gösteriliyor