giderken gözlerin iki paslı çiviydi çakıldı yüreğime...
yapraksız dallarına ışıklar giymiş ağaçlarla göz gözeyken nasıl da düştün aklıma böyle yankılanıp yamaçlardan büyüyerek…
ayrılığın güncemdir her gün yenisini…
hep tanımlamak istedim onlar geçerken önümden içimdeki umutlara çizilen coşkularını sanki dağlar kıpırdanır yerinden…
Bir Sevgi Kırılmasıydı Her adımda pul pul çözülen paslı kapıların gıcırtılarıyla geçiyorum…
Hep bağıran bir yaradır Filistin. Zamanın çatlamış kalbinden sızan ağıttır Kabuk tutmayan bir çığlıktır…
düşündünüz mü çabuk unutuyoruz vefa duygumuz inciniyor. inançlarımız. alevi sararıyor düşlerimizin. rüyasız kalıyoruz. çabuk unutuyoruz. fotoğraflarda kalıyor yeşil parkalarımız…
varsın ümidimin saklısında yaralı bir nehir yollar arasın kendine,…
Yılları düşünmezdim önceleri dönüp duran mevsimleri. koşmak bilyeli kaydırağımın sırtında, simsiyah asfaltta kayan mağrur çocukluğumdu.…
bilirim dayanır dayanır bu kanlı vahşete yürek yürek falakada yürek ceylan döşeli…
Bir yürek tükettim Bilmem kaç dört mevsim Diyemedim Bir suskun haykırıştı…
Gözlerinde eski bir buluttan yaralar kalmış Sokağında ağaç gibi,lamba gibi,bir adam kalmış Kalbin incinmiş,kalbi incinmiş…
Geceyi sana yazdım, sızımı sana Tutundum küsen sesine, teline tutundum Çaktım ateşi sesime, ateşi tenime…
Şimdi uzak bir kenttesin Ve yağmur yağıyorsa, düşüyorsam yüreğine tane tane…
gölgeli gözler ki esmerleşmiş ateştir bağrınızda yerini arayan kurşun…
15 / 38 gösteriliyor