Ne garip bir hikayeydi benimkisi, Sıcak bir ağustos akşamı, Yolculuyordum kendi kendimi... Kalabalık o otobüs terminalinde,…
Yüreğim bulut, Gözlerim yağmur, Kapına gelmişsem an gibi, Tut… Tut…
adımı peşin bağışladım sevgime bir soyadım kaldı yeddieminde hacizli geçmişime kalan borcumu unutmuşum yokluğunun yoksuluyum elden habersiz.…
Dudaklarından da aldım adımı belki gölgesi kalırda yutkunmana sebeptir susarak. ömrüm boyunca susacak sevgim, alışığım bulupta yitirmelerime.…
Hükümsüzdü bu diyarda sevdan, Özgür bir şehrin çocuğu olmaya çabalarken. Nasıl da çıkıp geldin bunca sisin içinden? Tam da yürek aşktan ümidini kesmişken.…
Kardeş kokusu kalıyor Saçlarımın türkülere, Seninle gelmiş bir yaşamı, Avuçlarına bırakarak gidiyorum.…
Eylül"e düşürme gölgeni, Ara uzak, Ne vakit öleceğini bilmeyen hastalar gibi Yorulur kalır kalbim.…
Ve adı özlem konuldu unutulmuş yaşanan ne varsa. Yine bırakamadım olduğun yerde seni. Sanki çok şey değişecek…
Özlemekti...Baktım, Bekleyişti...Gördüm, Kaderdi...Dokundum, Sonumdu...Hissettim.
Düşlerinde kalan yüzüm acıtmasın seni, Sözümün sitemi takılandır gerilim hattına Günü tutuyorum gönüle mahkûm Çırılçıplak kalan iki masum…
Her ayrılışımız ölüm acısı veriyor bana, Avuçlarında kalan ellerimi, Gözlerimden geçen yağmur bulutlarını, Ayrıldığımız yerde bırakıyorum hep,…
Yalnızlığım azıyor kalbimdeki yaralarım kanadığında, Kendime ait sebepler uyduruyorum Zamansız bitirdiğim sevdalara istinaden……
İçimin hırsıyla acıtıyorum canımı, Kanatıyorum her düşüncemde ruhumu, Belirsizliklere denk tutarak adını, Geçiyorum sevdandan…
Külümü üflemedim, Ateşimi körükledim, Soğuyan yanımda kaldı, Yaşadıklarıma küskünlüğüm.…
Uzakları yakın kılan özlemler, Artık devreye giremez oldu. Özlediğim yerde uzaksın, Duygularım kalbimle temasta,…
15 / 24 gösteriliyor