Dün gece gökyüzü sabaha dek ağladı Kirpiklerimin üstünde kaldı gözyaşları Yıldızlarımız dahi çıkmadı o gece Gece bana küsmüştü ben geceye…
Akçakoca doğumluyum. Trabzon’da yaşıyorum. Şiirle tanışması ortaokul yıllarına dayanıyor. O günden bu yana şiir yolculuğunu aralıksız sürdürüyor. Şiiri; kendini, insanları kısaca hayatı tanıma ve tanımlamada en büyük kırılma noktası olarak görüyor. Akçakoca doğumluyum. Trabzon’da yaşıyorum. Daha önce şiir, yazı ve öykülerim: Hayal, Ada/ Trabzon, Mühür, Yolcu, Maviada/ Bursa, Mor Taka, Andız, Esinti, BH Sanat, Simge Edebiyat Seçkisi, Kül- Öykü Gazetesi, eşik cini, Varlık Kitap Eki, yeniyazı, Onaltıkırkbeş Edebiyat Şarki Edebiyat, Trabzon Life dergilerinde yayımlandı. Trabzon'da çıkan ve yayımına ara verilen Mor Taka ve Ada Kültür Edebiyat Sanat dergileri mutfağında çalıştım. Bazı çalışmalarım ortak projelerde yer aldı. Bir Şiirdir Trabzon/ Osmanlı'dan Günümüze Trabzon Şiir Antolojisi) Yüzyıllık Perde/ (53 şair ve yazarın seçtikleri film ve kişisel öyküleri) Kedi Öyküleri/ (44 yazardan kedi öyküleri)
- Kayıp Dağ/ şiir kitabı /Kül Sanat Yayıncılık 2009,
- Şubat'ın Islak Elleri/ Serander Yayınları 2011
- Uzun Yıllar Sessiz/ (Öykü dosyası Sonbaharda okuyucularıyla buluşacak) Yitik Ülke Yayınları
Ayşe Keskin şiirleri
Kapıdan gelen gürültüler,gümbür gümbür çarpan düşüncelerini bölerken,serseri sersemletici yumrukların sesi duyuluyor. Ne zamandan beri çalınıyor kapı? Saniyeler içinde düşününce,dü…
Ne yapsın? bıraksın mı öylece...…
kenetlenmiş dişlerim-den dökülür kovuğuna ağım çok sevdim ölümü bu sin(e) de……
Her şey olduğu gibi! Kaç gündür yağan yağmur kesildi.Güneş perdenin açık kısmından içeri süzülüyor. Yukarıdan aşağı inen düz satıhtan görülebilen tek açı; yeni yapılmış kaldırım,…
Ruhum eriyor kaybolurken gözlerim gözlerinde Titriyor bedenim sensizliğin ateşi içinde Gözyaşların çarpıyor dalga dalga yüreğime Kaybolup gidiyor gülüşün buğulu gözlerimde…
Eylül fırtınası gelip geçse de Bu ıssız caddeden sessizce Derin yaralar açar yüreğimde Soğuk sokaklardan geçerken öylece…
Su, şimdi aydınlık ve hafiftir, Yüzeyi çok karanlıkla solmuş olsa da. ....Nilgün Marmara…
Yaşlar her geçen gün üstümüze yıkılıyor, erken gelen bahara kanan dal gibi, soğuktan kırılıyoruz. Şuramızdan… çıt! ..…
sesleri buzdandı aklın ayakları kadar düştüğünde lavla sıkışmış başlıklar… baştan içe onar beşer dağlandı Filistinli çocuklar…
• akış-kan mavi deldi geçti içi dokuzun mahşerî siren…
Yapraklar düşüyor saçının tellerine Rüzgar nefesini bırakıyor nefesime Damla damla düşüyorsun gözlerime Kanayan yaralar açıyorsun tenimde…
Dedi: düş içime sır olsun müsveddeler. Uçsun bir dem! uçsun buzdan kalbimde. Hangi yitik güzden kalmış bu yaprak…
nasıl özlemli gözler! öksüz yüzüyle kıyıdan deryayı kayıklar…
Öyle bir harita çizdin ki yüreğime Sen varsın gittiğim tüm şehirlerde Sen kokuyor bu şehirlerin havası Ve ben seni soluyor seni yaşıyor…