Hasret
B
0
Altın Yaprak
Yeni farkettim;
ne güzel duruyormuş kahverengi üzerinde sarı tonlar
ama ustam,
neden hüzün getiriyor sonbahar?
Eylül geliyor,
yapraklar terk ediyor dalları
sonbahar neden gidişlere gebe kalıyor
ve sarı neden engellenemez hasretin rengi oluyor?
benzim sapsarı ustam,
içimde bir irin seli,
sınırlarını zorluyor kalbimin...
Odamın hiç penceresi yok ustam
yazdan kalma bir güneş var diyorlar dışarda
sıcak mıdır,
Karagül'ün saçları ısınmış mıdır,
yine atıyor mu hızlı hızlı yürekler be ustam?
Düşündüm de;
iyi gelmiyor soğuk havalar kalbe
yoksa denk gelir miydi bu kadar
bütün gidişler sonbahara?
Ustam,
bir insan neye ağlar,
ne için can verir canından
aşk nelere kadirdir söyle bana?
Ustam,
gel yağlıboya bir resim yapalım seninle
ben sana yeşil vereyim bakmaya doyamadığım gözlerden
sen bana sarılar ver içini kıyan gidişlerden
gel ustam, gel
bir bardak çaya katalım hasretimizi şeker yerine
bilmezdim önceden hasretin rengini...
Tavşan kanı kırmızıymış, kalp ağrısıymış meğer
sapsarı bir yüzmüş, çare bulunmaz dertmiş
karaymış meğer hasretin rengi ustam
ne çizersen çiz üstüne,
tende bir dikenli tel çiziği gibi acıymış...
Ben unutulmayan bir şey yok sanıyordum da
bana bu kadar yabancı olduğunu görünce çocukluğumun kentini
anladım,
kalbimi bağladığımda başka bir kalbe
hasretin ne demek olduğunu.
ve ustam,
hasret ilacı yar sinesi olan yürek derdiymiş meğer...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş