Şiirler - K

Ö Ömer Ekinci Micingirt Ömer Ekinci Micingirt
0 Altın Yaprak
Korkarım Hissiyat ne ister, hep zârlanırız, Ölümü andıkça toparlanırız. Şu kaş göz el ayak kime emanet, Korkarım pek şedit azarlanırız! 03.10.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kabadayı Say ki bir delinin gündelikleri Atma mısraları sakla bir yana Hazzetmem şiirsel kahpelikleri Yiğitlik taslayıp kaş çatma bana İhânet zinciri aynalara bak Her halin eşkıya her işin ihrak Nefsin kemendinden kendini bırak Sokaklar tapınak tapan tapana Pek düşünür akla sahip gelenler Çok şeye perdeli her şey bilenler Hüsran ehli olur terkedilenler Varlık ne yokluk ne git sor babana İfadem balyozdur sözlerim rende Çifteni çok atma yuların bende Haydutlar at sanar seni görende Hizaya getirir kısar kapana Deyince namussuz çekti ok yayı İstemem nasihat diyor ki dayı Yiğit ya bağırır pek kabadayı Ve zoru görünce kuvvet tabana Pusula belirsiz akıldan yaya Aklın ötesinde tahrişte hâyâ Sessizce yönelip baktım sahraya Sahrada değişmiş dönmüş yabana 20.02.13 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kabil'den Beri Menfez gibi her bucak Soğuk savaş ben ise Temaşa et zili tak Milli oldu Hadis'e Ümre aldı Derya'yı Kaldı Asena çıplak Dansözledim hayâyı İzânı sal kına yak Gülben söyle Hülya tut Gam sararım teşime Arsız namussuz haydut Tükürüyor peşime Deniz sekerek esti Mahpus tınlamaz pek de Artık kırıldı testi Gör yakın gelecekte Zara ortamdan uzak Tilbe Yıldız'a tezat Nilüfer'e ne yazsak Reha var haraç mezat Sanat zillet doğurmuş Yazacak çok şey var da Dediler taş yağarmış Köle yağdı her barda Kısaca mihenk kaymış Öyle ki et pazarı Göğüs yerlere yaymış Zillete yat pazarı Taş fırından tanırdım İzan sağır idrâk sığ Lâkin insan sanırdım Başka mahlûkmuş Altuğ Yarış Kabil'den beri Epey derince yâni Düşündüm de kaderi Küfrün azgın devranı Rest çekiyor her satır İnsancıklar ve arzu Pusatsız hatıradır Benim ki kalem gürzü 28.05.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kaç Kıtayı Şahlandık her devirde kıvrak yağız atlarla; Hakikate uçardık perdesiz kanatlarla! Adalet tek ziynetti, mertebe teslimiyet, Bir sorun kaç kıtayı dirilttik cihatlarla… 11.08.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kadın Leyla değil sen devlet, Sen Yüceden emanet… Sarıl ruhuma şad et, Çocuk, afacan kadın… Sen sultandan sultansın, Mecnun kimmiş koy yansın, Vur sevdamız uyansın, Baba, babacan kadın… Hem gönüllü kılavuz, Sen cennetsin sen sonsuz, Can şefkati bol havuz, Canan, cana can kadın… 22.07.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kadın Aşk Şarap Ses verir melekem sessizken şehir Sokağın feryadı senin feryadın Neşveli geceler nereye kadar Bu nasıl iltifat "şarap aşk kadın" O kutlu manayı anlat gel bana Ürperten sineler duyana kadar Apayrı her kuytu sus anlasana Her yanda ayrı bir tufan sesi var Gözüm hep şafakta renk renk masmavi Beklerim bir rüya hüzünlü mana Büyülü musiki mahmur semavi Bambaşka melodi aşk gül-i rânâ 18.03.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kadınlar Günüymüş Kadınlar günü bugün, Gün bugün kadın bugün, Utanmaza bak hele, Hatırlar yalnız bu gün. Kadın bizim bacımız, Eşimiz yoldaşımız, Susun rahat bırakın, Anamız baş tacımız. Onlar huri melektir, Onlar nurlu emektir, Ayrı gayrı yoktur yok, Onlar güldür çiçektir. Nerden çıktı bak hele, Bu gün diğer hergele, Üç yüz altmış kimindir, Bu sinsice kin hile… Yeter artık! Yettiniz, Reklâm meta ettiniz, Lime lime iffeti, Sırtlanlara sattınız! 08.02.2006 Bursa Kadınlar gününü icat edende kadınları yok edende aynı KİRLİ EL...Bizede fügüranlık kalıyor... Ömer Ekinci Micingirt Kadınlar Ve Erkekler Ne eskidir ne yeni Yer yer duygu şöleni Kadın ana bacı eş. Erkek koca can yoldaş Kadın cennete denktir Ve nazlı kepenektir Erkeğin yitiği var Kadın hep onu arar Kadın eşsiz râyiha Şükredelim Allah'a Düşündüm ince ince Emânettir deyince Kâlû-belâ'dan beri Cennet kadının yeri Erkek kadından farkı Kadın ölümsüz şarkı Duygulandım bak şimdi Hayali hayalimdi Kadın her mevsim bahar Bitimsiz şefkati var Kadın belki tek kârım Izdırabım efkârım Erkek aşkın siperi Ondan belki serseri Velhasıl kadın hayat Anlatılmaz hissiyat 12.05.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kadir Gecesi Birkaç damla feryat, gece içinde, kuşatıp aksın. Semaya el açıp Filistin Çin'de, ağlayacaksın. Hiçliğin fark edip; ağla hiçim de, çağlayacaksın. Geceyi sonsuzla muhkem biçimde, bağlayacaksın. 15.09.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kafiyeler Kafiyeler çilesiz,kalemlerde kir, Vicdanın sedasıysa, şiirdir şiir... 10.02.Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kâinatın Efendisine Senden uzak kaldı Veysin çölleri Sahra çoban oldu gittikten sonra Vâiz! Tez anlat tez, gayri hâlleri Bize bir hâl oldu gittikten sonra Huşû duyulmuyor, aşk sana muhtaç Tekrar gel ne olur, kucağını aç Secdeden secdeye ağlaşır mirac Dağ taş Bilâl oldu, gittikten sonra Her şeyde başkalık, gül dalında kan, Sensizlik içinde mâna ve zaman O günü özlüyor işte şu meydan Zaman ihlâl oldu, gittikten sonra Seni hissedenler sessiz gülizâr Sana söyleyecek sanki yüzüm var Ey ebedî güzel ikliminde yâr Hâl kıyl-ü kâl oldu, gittikten sonra Zihinler bulanık, ifade boğuk Mısralar sancı ye's, heceler eğik El açıp koşsam da soluklar soğuk Duygu, aşk çöl oldu, gittikten sonra Zevk sefa dâhilden göz kırpar heyhât! Raks eder sokaklar iffete inat Yangına müptela sensiz her hayat Edep pâyimal oldu, gittikten sonra Ümmet olabilmek âdemin şanı Kölelik zapt etti bütün cihanı Kulluğu kirlettti nefs-i zebânı Kul kula kul oldu, gittikten sonra Muâsır medenî hep diri diri Tabuta devrettik, mihrab tekbiri İhlâsta cüceyiz, isyanda iri Sekerât bol oldu, gittikten sonra Faran yamaçları sabâ bezenmiş Yer göğe kasveti terk edip sinmiş Dağın uğultusu vadiye inmiş Dünya sefil oldu, gittikten sonra Cehâlet düzine belâdan belâ Çılgınlık taptaze her yer Kerbelâ Paslanmış düşünce sürüyor hâlâ Kaç ihtilâl oldu, gittikten sonra Efendim gül yüzlüm hep hayâl kurdum Bütün benliğimle coştum yalvardım Yılları yıllara ekleyip durdum Yok, meçhul oldu, gittikten sonra Şu renksiz vakitler hep seni arar Ürperten dehşetli sahneler kalkar Gazze'de Keşmir'de kan gözyaşı var İdamlık yol oldu, gittikten sonra Göçmen kuşlar gibi sıralanırım Aklıma düşünce paralanırım Hüznünü duyunca yaralanırım Gözyaşı zül oldu, gittikten sonra Senli tepelerde aradığım kent Sensizlik ötesi bir acı kement Bir kerecik daha n'olur teşrif et Yol izmihlâl oldu, gittikten sonra Derin bir tahayyül meftunu yakar Seni anlatamam acizim ben yâr Hoş yürek sesleri belki de efkâr, Ney hasbihal oldu gittikten sonra Sen Nebîyyi Mürsel sen hep yaşarsın Mekke'de Uhud'ta, Sîna'da varsın Revâhanın hüznü beni de sarsın Hissiyat lal oldu gittikten sonra İki ayrı âlem ve ben çileli, Fecri vuslât sardı seni bileli, Dirilten bahar yok vâkit hileli, Sükût bülbül oldu gittikten sonra İdrâk kemâl bulur seni överek Senli vâhalarda can can diyerek, Bana gülüm gerek bana sen gerek. Aşk arzuhâl oldu, gittikten sonra... Ömer Ekinci Micingirt Kal De Biliniz ben hem zorluk hem kolayım Sabra yoldaş yorgunlukta molayım Yorgunluklar olgunluğa gebedir Teslim oldum sana kurban olayım Ben aslında gereğince çileyim Bazen cahil bazen arif, hileyim Yergilerim yergilere ebedir İhânet sır ifşâyı ne bileyim Hemen gel de gölgen olup geleyim Çokluğumu azlığında bileyim Aldanışım su götürmez kabadır Kal de artık huzurunda kalayım 19.10.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kalbim Temiz Sadâkat sahibi eyler mi mihnet "Kalbim temiz "dersin sen öyle zannet Ne büyük ihânet bu kalbimize Dünya ve kâinat boşa mı Cennet 28.08.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kalem Gözyaşımdan gayri kadim dost kalem Kalem sadık yoldaş Allahuâlem. 15.01.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kalem Gözyaşımdan gayri gizli dost kalem, Kalem sadik yoldaş Allahüâlem. Ömer Ekinci Micingirt Kalem Amca Kalem amca kalem amca Ben hep barış yazacağım Dağa taşa kurda kuşa Karış karış yazacağım... 15.09.2007 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kalem Kılıç Şiir benzer yağız ata, şahlandır ki ruhlar tüte, İfadeler realite, izahata hazırım ben. Mevsim bozuk, rüzgâr asi, mısralarım vicdan sesi, Yağmur bulut aşk ihlâsı, hece hece dizerim ben. İftira, zân, şöhret paye, ahvâl neydi, neydi gâye, Nifak ektik kin bahçeye, düşündükçe kızarım ben. Ölümsüzlük demek suçtu, ya radikâl veya uçtu(!) Hesap başka ve korkunçtu, zor oyunu bozarım ben. Hava duman ortalık sis, izân ithâl ruhlar hapis, İsmen bizden zihnen deyyus, affediniz, bizârım ben. Kürdü Türk'ü solu sağı, kime kurmuş şeytan ağı, Görünüz hâin tuzağı, bağışlamaz ezerim ben Izdırap yok mâya haram, zalim değil zulme yaram, Dimağından bir tek gram yutanlara mezarım ben. Genç ihtiyâr hilebazın, din taciri ham yobazın… Söylüyorum bunu yazın, softa demem üzerim ben. Esen rüzgâr mor hisleri, bağ bozduran bahisleri, Baş döndüren yeisleri, müşkülleri çözerim ben. Türkistan'lı, Irak'lıyım, Çeçenya'da sarıklıyım, Şeyh Şâmil'e meraklıyım, mârifetli gezerim ben. Gökte kartal yerde hürüm, ben beynimden düşünürüm, Yıpranırım, aşınırım, hain kimdir sezerim ben. İbrahim'i soyum aslen, gâh birinci Kılıçaslan, Malazgirt ben, ben Alparslan, gâh cengâver vezirim ben. Gâh Kosova Niğbolu'yum, paramparça dopdoluyum. Kayı boyu, Köroğlu'yum, zor günlere hazırım ben. Ak mâziyi hâykır hiddet, ben "devlet-i ebed müddet", Ah şahâdet, ah şahâdet, Preveze Hazar'ım ben. Al bayrağım, nurdan çelenk, gökyüzüne sâl rengârenk, Korku sâlar mâhşere denk, mazlumlara Hızır'ım ben. Bursa, Mekke, Açe Hatay, mihrap, kemer, kubbeyim say, Kalp ve dudak, Hây Allâh Hây! Sâmimiyet huzurum ben. Her yanışı kül zannetme, tekâmül bu fâl zannetme, Konuşan hâl, dil zannetme, muhâbbetle bezerim ben. İniş-çıkış, sesleniş var, hikmet nerde, neye yarar, Yapayalnız birer birer, pes etmeden yazarım ben. Emânetim yüce dinim, Mevlâna ben Yunus benim, Ben Barbaros Hayrettin'im, Akdeniz'de yüzerim ben. Evliyâya, erenlere, vuslât eli verenlere, Feth-i Mübin"görenlere, sükût-u hâl, nazarım ben. "Edep yâ Hû! " de hiçim de, "biz"e vardım "ben" içimde Ve edebi bir biçimde, beyinlere kazarım ben. Hâl, ifâde, sükût, kelâm, anlatıver beni kalem, Milli ruhum ben vesselâm, kem gözleri çizerim ben Yapayalnız Hüdâ ile ve ürperten nidâ ile Firdevs yüzlü geda ile gece gündüz gezerim ben. "Kalem kılıç" hû hûlarda, ruhum milli duygularda, Berrâk, duru, pâk sularda; şâir, edip, yazarım ben. 11.04.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kalemin Gücü İnanç ülfet ebed şiir aşk hece, Peşinden diz boyu arsız gülüşler. Mana yok kıstas yok, belli netice, Zannımca hep böyle başlar ölüşler. Bir ruh ki insan mı yoksa canavar, Düştükçe çukura baş tutar caka. Doğrusu korkarım fecre taş yağar Bir kuytu çöplükte kalır fiyaka... Nereye koyayım bilmem ki bunu, Hırlıyor sözcükler ağzında köpük… Bu günler pek ürkmüş belli ki sonu, Sözler sis yumağı ifade hödük. Ki mavi ızdırap kalemin gücü, Hep O'nu yazmalı sonsuza kadar. İdrak ister idrak, bağnaz görgücü Suyu yakan ateş senide yakar. 17.09.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kalemler Fırıldak Renk renk hecelerim zayi eyledim Siyaset karıştı zifte büründü Bir kirli kavga ki neyi peyledim Beyitler savruldu kelam süründü Bak yine boy attı kartel havası Saçıldı iftira bühtan yuvası Sarsık bir muamma kıpkızıl sesi Kalemler fırıldak kültür sorundu Girdaplar bekliyor edipler hissiz Ve şükür hasm olduk sen ben o biz siz Arsızlar taht kurmuş nesil sahipsiz Açıldı yelkenler Bizans göründü 29.05.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kalk Yiğidim Karıncalar pür nizam, bölük bölük beraber... Arı şifa işçisi, peki senden ne haber? Niye böyle arsızsın, bu ne menem çıngırak, Bak saçına kar yağmış,yok mu sana son durak? Ümit, korku bir düşün! Vicdanına bakarak, Yükseltmez gurur seni, bulutlara çıkarak. Yiyip içip tepişmek... Hayâları yırtarak, Uygarlık bu mu sence fütursuz sırıtarak... Edipler oldu cepçi, ne cep kaldı ne cepken, Âlem çağı atladı, sen leçeği açarken. Avrupa'dan devşirdik, dizi film ne varsa, Bak mektepler kan gölü, Edirne'den ta Karsa. Gittiğin yol doğruysa, neden gelmiyor bahar? Ne yol doğru ne gidiş, kahır üstüne kahır. Gamsız olma yiğidim, kıtalar seni bekler, Sahipsiz kalmış sürü, sahip olmuş köpekler. Hak Teâlâ lütfeder, inayetle galebe. Akşemseddin dizinde... Fatih gibi talebe... Kalk yiğidim kalk hele, yardım gelir felekten, Devran bizim gün bizim, müjde var gelecekten. 16.06.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kan Alevleri Ölüme beş kala, baruttan yüzü, Yağmur yer bulamaz kan tütsüsünden. Misket tarlası sen, cellât gökyüzü, Gül açmaz ölümün gürültüsünden. Sokak ortasında çarpar şer şere, Kireç kokuları ve uyuz itler. Dikenli tellerin kalır mahşere, Kâbusun olacak yüce şehitler. Firavun'dan beter, ahın almışsın, Engerek ağzında zulmün devleri... Zevâlin dibimde pek alçalmışsın, Ve seni yakacak kan alevleri! 29.08.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kan Misket Firavun kadar yakın az ilerin, Dağlıyor taş kalbimi dizilerin. Ateş barut kan misket, kahrolası; Ölüme üflemekte, Nazilerin! 04.10.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kan Pıhtısı Bir damla kan pıhtısı,üç beş nefes bir cenin. Kibir gurur gösteriş,canı çıktı hecenin, Afaki hülyalarla koca ömür geçerken, Ne faydası var idi kaygısız didişmenin? 07.03.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kandil Her sözü zift gibi, bu kimin dili! Gözyaşı derç eder korkak kodeste. Teröre yol oldu, itin kandili, Görmez zevalini, başka heveste, Eşek vâdisinde katır yüklüdür, Meclise uzatır kırışığını. İdrak ar namusu ipoteklidir, Ondan pek sevemez, ay ışığını. 22.08.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kandiller İçimde derin acı ve ardından heyecan Başlıyor yalnızlıklar ara ara taşkınlık Gecenin hıçkırığı geceye selam çakan Hendeseler görmeler her an ayrı şaşkınlık Gündüzleri çağırıp kürü geceyi kürü Eskileri çağırın yenilerde uyansın Karardı hayallerim gecelerden ötürü Gecelerim bitmiyor çakın kandiller yansın 14.10.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kanma Gel mâziye yaslan güç verir bize, Ötelere zemin deme nemize. Bilinen macera hüsran var çetin; O'na yolculuğun kanma Cengiz'e! 10.02.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kara Bulut Esiyor Vatanımı can evinden vurdular, Güpegündüz başkentimden girerek... Bu vahşiyi hangi eller kurdular? Sarhoş katil tekbir diyor gülerek! Aynı plan, aynı oyun, aynı ses, İzan sağır, basiret kör, lal herkes, Suçlu diyor başörtüsü hain ses, Bulanık su hezeyanla gelerek... Memleketim kara bulut esiyor, Pervazsızlar coşmuş ahkâm kesiyor, Ve katiller boğazımı kısıyor, Vatanımı sevdiğimi bilerek... İslammış kelp(!) Bu islam'a iftira, Vahşilik bu! İzahı zor ne çare, Yüklenmeyin mütedeyyin naçara, Hür basını yanınıza alarak... 18.05.2006 Danıştaya saldıran satılmış katili lanetliyorum...Bizim dinimiz barış ve hoşgörü diniKim, bir cana kıymayan veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan bir nefsi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur Buyuruyor Yüce Mevla. Ömer Ekinci Micingirt Kara Kız Bakışların pakize efsunluydu dillerin, Gül bahçemde hazan var çıkıp gittin kara kız. Yanakların rengârenk morarırdı alların, Aklım aldı gülüşün yıkıp gittin kara kız. Gamzelerin tüllenir ter kokardı ellerin, Bir buselik sevgiyi ekip gittin kara kız. Sekişlerin can yakar kıskanırdı güllerin, Mahmur mahmur bakışıp çekip gittin kara kız. Ay parçası mor çiçek atlastan eteklerin, Alev alev sevdamız yakıp gittin kara kız. Visalın yalan mıydı ne oldu cilvelerin? Sevdamızı ateşe döküp gittin kara kız. Huri miydin melek mi mest etti gelgellerin, Yudum yudum içmeden akıp gittin kara kız. Senin olsun peteğin çiçeklerin balların, Kovanıma çomağı sokup gittin kara kız Muammaydı Ömer'e mektupların pulların, Ciğerimi kökünden söküp gittin kara kız 02.03 2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kara Sevda Sessizlik rengârenk sardı bendimi, Her kime sorarsam der kara sevda. Ararım kendimde kendi kendimi, Günbegün ömrümü yer kara sevda. Bazen nefsanîdir bazen insani, Bazen mecnun gibi bazen Sümmani, Bazen Yunus olur bazen Reyhanî, Sen nasıl âşıksın der karasevda. Geceler yanıyor ben yanıyorum, Hummalı bakışıp utanıyorum, Tebessüm edince uyanıyorum, Kararmış kalp gözüm kör karasevda. Seherde sevdalar hakka bürünür, Nağmeler tüllenir eşya görünür, Âşıklar buluşur ruhlar arınır, Cemale hayransa nur karasevda… Alev alev hüznüm sihirli serap, Bazen buğu buğu bazen ıstırap, Sevdamı vuslatla buluştur Ya Rab! Beni ak kefene sar kara sevda. Benimki gördüğüm bir tatlı düştü, Huriler gılmanlar cinler üşüştü, Ömere sevdalı bir peri düştü, Bulmuşum leylamı ver karasevda. 05.06.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Karartılar İnsan karartırları, tavanı yok tasalar, Maskeleri düşürmüş koca koca masalar! Mehtapta ney havası, gerçekte pek çürümüş, Yamyamlığı bırakıp vicdana uğrasalar… 29.04.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kardeşcik Bestekâra zümrütten nur kelime, Tebessümle buyururdu kardeşcik, Gül yüzlüden teberrüktür dilime, Gülüşüyle doyururdu kardeşcik. Teker teker yârenleri toplanır, Bakışınca semaya aşk kaplanır, Üfül üfül koku yayar koklanır, Yetimleri kayırırdı kardeşçik. Dosttan bize samimiyet kardeşcik, Dupdurudur hüsnüniyet kardeşcik, Gösterişsiz hakkaniyet kardeşcik, Köle biner o yürürdü kardeşcik. Düşmanları mecnun oldu tutuştu, Çöl yanarken kevser olup yetişti, Kardeşliği anlatılmaz müthişti, Haz duyarak buyururdu kardeşcik. Kardeşciğin sahibini arz ettim, İnsanlanlığı kardeşlerim farz ettim, Micingirt ben kardeşçiği tarz ettim, Kâinata duyururdu kardeşcik. 09.06.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kargalar Vampir gibi yediler,sinsice perde perde, Bülbül olmuş kargalar,öterler bahçelerde. 31.01.2007 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Karıncalar İplik iplik gene ruhumun demi, Dingin bedenlerle oynaşmaktadır. Güneşi getirin, vursun gölgemi, Her şey hâkikatle kaynaşmaktadır. Izdırabım yüzü, kalbimden arı, Fiil ve mertebe, sükûn nedendir? Çekilin beynimin karıncaları; Gözyaşı idrakim nispetindendir. 28.08.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Karlı Dağ Hani var ya şu yamaca yaslanan, Karlı dağın gamzelisi benimdir Toprak kokan musikide ıslanan Eliflerin hemzelisi benimdir Bu dağların çehresine dön bir bak Ses veriyor anlayana bu toprak Gül- i ranâm ses vermeyi sen bırak Güzellerin huzmelisi benimdir Her perdeden nur koklatan gülüşler Cilve cilve yaprak yaprak teşvişler Sevgi, saygı edeb iffet bu işler Leylaların yazmalısı benimdir Hele yaklaş bakışları hummalı Sanki ürkek yavaş yavaş sunmalı Beni yârim gözyaşında yummalı Mecnunların çizmelisi benimdir 30.12.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Karmakarışık nasıl yudumluyorum nasıl beş vakit yirmi dördü hangi tayfadanım hem mahcuplar pişmanlardan mı inayet ola haşa kırk beşi soluyorum ümit-korku sis duman sevinç matem karışık bütünmü yaşıyorum yoksa kemire kemire ayrı mı yaşıyorum fiyakalı oyunda izan karmakarışık kol gezdiği cahiliyyenin tağutun cirit attığı vampir suratlı sokaklar da gül açıp bülbül ötecek mi tekrar ya ben acaba ben ömrün şakaklarında sessizce yavaş yavaş rengarenk perde perde… tez yetişin çileler tez şevkim karmakarışık ruh paslı irade muzdarip sanki kement vurulmuş tiryakiler elinde gevşedimmi ben üzüldüm mü hem yok yok haşa inanıyorum ümitsizlik yok ümitsizlik yok haşa Lokman gelse çözülmez derdim karmakarışık işte horoz ötüyor çınlattı dağı taşı göktekiler dağıldı yerdekiler üstüste birazdan gezer herkes hortlaklar diyarında karabasan dört yanım dört yanım canlı mezar kime ne anlatsam ben susun bir şey sormayın kafam karmakarışık 13.05.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kartel Habille kabil hep menkıbe gerçek Mevsimler çıldırdı zaman perişan. Bilmemki bu şafak nasıl sökecek Hasat sele gitti harman perişan. Batı hayranlığ nasıl hıyanet, Maziye düşmanlık asıl hıyanet, Flört moda oldu usul hıyanet, Yosmalar kol gezer durmam perişan… Suç oldu tefekkür gittik geriye, Cehalet başköşe, kibir ve riya, Meryemler gerici çağdaş Maria, İffet nere gitti? Sorman perişan. Dinleyin gardaşlar hemen her kesim, Sağı, solu, Kürdü, Türkü nerdesin! Bu defa oynanan senin piyesin, Hakkın divanına varman perişan. Üç ayrı enkırmen (!) tehdit savurdu, Kartelli hortumlu kriz doğurdu, Sırtlanlara kalmış aslanlar yurdu, Gaflette zihnini yorman perişan… Muhteşem maziyi düşündüm durdum, Oyun zorlu oyun ve oynuyordum, Kurbanın olayım ah canım yurdum Ekinci perişan derman perişan… Ömer Ekinci Micingirt Kasırga Ne kütüğüm ne örümcek ne hırka, Yaktı beni çöl kokmayan kasırga. 01.07.2007 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kasvetli Şu ömür kasvetli kısa bir hayat, Zikir, tesbih, feyz yâr etmeye bak. Onun rıhtımında sonsuz semerât, Ümit, fiil, ziyâ var etmeye bak. Unutma, tepende varlığın eli, Gayeyi fark edip şükür demeli. Nefis terbiyesi belki bir veli, Nefs-i Emmâreyi kör etmeye bak. Ukbaya çivili bütün temeller, Bitimsiz bir rüya istek emeller. Uzat kanatlansın çileli eller, Saâdet ötede kâr etmeye bak. Büyüklük, ululuk, yok Karun gibi, Unutmak zulmettir gerçek sahibi. Hırs, şehvet, kıskançlık neyin terkibi, Evvel ahir sorgu, ar etmeye bak. İkrime, Hind, Vahşî, Süfyan'ı düşün, Ben'i de yoruyor bu yürüyüşün. Hüzün nur çağından nedir görüşün, Ümmetin gönlünde yer etmeye bak. Dört yanım gösteriş içimde korku, İncir çekirdeği yaşımın kırkı…. Seyreyle Micingirt noksansız çarkı, Yakın nihayeti nur etmeye bak. 25.08.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kazan Bu günler bir başka derin hesap var Revaçta dahası yazsam mı bunu Acep kime hizmet sahi ne arar Bulanık edayla salmış ruhunu Mecnunca dolaşır kim bilir nerde Belki de telkin var kayıp gün boyu Şükür ki faş olup ifşa ederde Gırtlağı şerh düşer saran tutkuyu Saçı ve gözleri ateş karası Reformu tasmalı ismi Rabia Örtüyü tepmekte cümle arası Hep bildik dümenin resmi Rabia Geceye dökülmüş kurgulu usu Bir şeyler saçıyor savruk haliyle Cam fanus delinir yoktur uykusu Ruhunu tırmalar kendi eliyle Mihraptan kayıyor kızıllık vurmuş Sözleri formalı girdaba döndü Gayyayı unutup dipsiz oturmuş Romayı fethetmiş kral göründü Kartel arkasına her bir tarafta Sözleri fırıldak yok saymış mizan Belli ki irtica biricik yafta Gördüm ki keyifle kaynıyor kazan Bu yerli kazanlar cehennem gibi İbrahim'e inat sanki şiarı İnşallah uyanır yurdun sahibi Kadını erkeği genç ihtiyarı 20.10.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kazan mı Okuyan yazan mı ben, Söz sazsız ozan mı ben. Alev alev her yanım; Kaynayan kazan mı ben. 15.08.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kendine Gel Yıkılma ey be adam! Atalet var sesinde. Kalk ayağı kalk yürü! İmanın gölgesinde… Mevlana'ya Yunus'a, Kulak kesil O sese, İsa Davut ve Musa, Kuranın bestesinde... Ki O Kuran Bestesi, Her dinin bildirgesi, Kurtuluştur güftesi, Sonsuzluk ensesinde… 16 01 2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kepazelik Pimini çek diyor elinde silah; Peygamber ocağı, elbet he vallah Tespit pek müthişti; tam kepazelik! İtiraf eyledi, eşhedü billâh, 25.08.11 Ömer Ekinci Micingirt Kerbela'nın Güzeli Ne güzelmiş Kerbela'nın güzeli, Bitmeyen bir soluk matemli yoldaş. Hep onla düşündüm şiir gazeli, İçimde gam keder gözlerimde yaş. İyi kötü güzel çirkin mihenktir, Lanet ile kutsal ve endişesi. 'Kerbela Olayı' kaç asra denktir, Sonsuza yayılır öğreti sesi. Bu kadar zamandır söz sözü yaktı, Yakıyor arada sessizce yer yer. Gözyaşı canlara muştu bıraktı, Hüzün çiçekleri yeşermiş meğer. 21.04.10 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kerte Ölüm saklı elbette, zamanın kertesinde, Ölmez denen ölümler, ölümün ertesinde. 06.10.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Keskin Bıçak Velinin sükûtu avama yular İdrâke çalışın horlamayınız Hele ki efsuni yeşil duygular Akli iradeyi zorlamayınız Gelgitler her daim ihânet eder Dön bak bir meçhule koşuyor herkes Aynaya bakınız yer gök gam keder Zamanı titretir şuur üstü ses Öte gerçek diyâr geçmiş bir hâyal Varlıkla yokluğu bilen algılar Yüzeyi terk eyle derinlere dal Benle keskin bıçak kozmik dalgalar 28.11.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Keşke Bir sabah açılsa sihirli perde, Yeniden yeşertsek çölleri keşke… Bulutlar tüllense hemen her yerde, Sonsuza çevirsek yolları keşke… Kıtalar dolaşır katil gözyaşı, Her taraf uçurum her yer yar başı, Kan kokar elleri vampir sırdaşı, Dostluğa kaldırsak elleri keşke… Mahvettik dünyayı göz göre göre, Hep vahşet dercettik hemen her yere, İftira eyledik yıktık kadere, Tövbeyle yıkasak dilleri keşke… Hoşgörü yağdırsak hep hevenk hevenk, Her ırka her cinse ulaşsa renk renk, Mevlana bakışı dünyalara denk Pür razı eylesek kulları keşke… Bir gece uyansam dünya bayramı, Bülbüller raks eder kesmiş figanı, Rengârenk nağmeler sarmış her yanı, Ömer de koklasa gülleri keşke… 12.06.2006 Ömer Ekinci Micingirt Keşke Hiç Bak bu gece yine üşüyorum ben, Buz kesildi gece haykır kaldırım... Titriyor ellerim bacak baldırım, Kıvrandı yorgansız Hasan ne desem, Bak bu gece yine üşüyorum ben. Bu bir feci rüya hem anlatsam mı? Yığınlar toplanmış zorlu mizanda, Asiller bir yanda Hasan bir yanda. Dediler bu bizim çulsuz Hasan mı? Bu bir feci rüya hem anlatsam mı? Süzerler arada gelir güzeller, Ne ellerim titrer ne yorgansızım. Melekler pür edep geldi ansızın, Nağme-i ezkârla çaldı gazeller, Süzerler arada gelir güzeller, Keşke hiç rüyadan ayılmasaydım, Ekinci unutma O tek büyüktür, Sanma ki Hasanlar hep sana yüktür. Karakış toplanıp sayılmasaydım, Keşke hiç rüyadan ayılmasaydım. 06.04.2006 Bursa Hasan kim? Kaldırımlarda isli bakışlarıyla sabahlayan benim memleketimin gün görmemiş yavrucukları...Sadece hayvan gibi toplayıp sayıp sayılarının eksik olduğunu karakışta hatırladığımız... Asil Kim Peki? Karnı tok sırtı pek duygusuz,kaygısız,hissiz sonu meçul zevki sefa içindeki nefsim ve yandaşları... Ömer Ekinci Micingirt Keşke Matarası Soyulurken anbean, aklımın verâsından, Kuşatıcı ses duydum, bir kapı arasından. Kalbi bir münasebet, cezbe üstüne cezbe, Ölene dek yıkansam "keşke" matarasından. 28.04.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Keşke'yi Vuslat tutkusuyla iktifa edip; Kalbi arı-duru verdi Yaradan. Hâl itibarıyla edeptir edip, Hissedip çıkarır, akı karadan. Ruhunu aklınıı, adabını bil, Aşkı,şevki dili mukayyete gel! "Keşke"yi dert etmiş saadetli el, Ne güzel halk etmiş, varı Var eden! 16.08.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Keşkeler Günahlarım arttıkça keder bürür gam bürür Teslim olup seyredin kim gizlenir kim görür Hüsrana uğramadan keşkelerim ıslansın Izdırabım artıkça gözyaşlarım güldürür 14.10.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kılavuz Ses renk hüzün ahenk, yol boyunca işaret, İşarete ne hacet, kılavuzu sen yâr et. Kuşatır nazarıyla seni mavi duygular, Büyü sarar mest eder, cezbe tüter esâret. 08.06.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kıraç Sözler Sabretmektedirler, hoşgörü varsa; Himmet ne râhmet ne fevkine varsa… Ülkü, aşk, dâva ne celâlin nedir, Şakağı terletip vicdanı yorsa, Sabretmektedirler, hoşgörü varsa. Kaç nesli taşırlar sefer tasında, Hızlı varışlar var, gün ortasında. Fırdönüyor nifâk bu hâlin nedir, Hami ol yer beğen yol haritasında. Kaç nesli taşırlar sefer tasında. Susup koş kucakla gözlerini aç, Ve kendine gel sen sana muhtaç. Bilinmez o sinsi ihlâlin nedir! Zihnin pek karışık sözlerin kıraç; Susup koş kucakla gözlerini aç. 29.03 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kırık Sandalye Koca koca koltuklar, Adalet yok, hukuk var. Seslen kırık sandalye Gıcırda sen el-Hakk var 13.06.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kırık Testiler Bak siyah komşuda sütbeyaz ölü; Deyince nedense hepten sustular! Dünyanın vicdanı kumla örtülü. Sömüren vampirler pek deyyustular! Kefensiz kemiğe sarılmış ana, Nereye koyayım hangi vicdana, Dişleri bembeyaz bakar tavana, Yüreği körpecik kafatastılar. Hislenin azıcık düşünün bir an! İster kör ol, ister görme, ister yan, Ceset gördünüz mü hiç çırpınamadan. İnsanlık öldü be, gece astılar! Bilirim sözlerim, ağır sitemkâr, Sitemkâr olsa da hakkın izi var, Ya insan olalım ya da canavar, Kimler madenler de ölüm kustular. Haydi, tülleniver ah alın teri, Sen hey kutlu yolcu, inancın eri. Ve asrın idrakli çelebileri, Sizleri bekliyor, kırık testiler! 23.08.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kıvılcım Ah hislerim duyulsa, derdimi açabilsem, O solgun yüreğine kıvılcım saçabilsem. Çılgın kumrular gibi mevsimleri delerek. Tekrar tutsa elimden,zamandan kaçabilsem... 06.05.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kıyamet "Ne zaman kopacak? " dedi kıyamet, Senin kıyametin, son nefesindir. Sana ne kardeşim kopar kıyamet! Ölüm yakın sana ve de kesindir. Günah tarlasında isyan yıllarca, Harca bakalım sen fütursuz harca, "Deccal gelir" deyip bekle aylarca, Azrail gelince, son nefesindir. Bırak kıyameti yaslan imana, Bu ne perişanlık gadretme cana, Sarıl vatanına, sarıl Kurana, Ümit soluğundur vuslat sesindir. 03.02.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kızlar Meğer üç harfliymiş, raks eden kızlar, Şimdi kaybolurlar, karanlık sönsün. Tıpkı kızlar gibi gece yıldızlar, Tekrar gelecekler,hele gün dönsün. 30.06.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Ki Tasvirledim seni, hüzne sakladım, Yer yer gülümsedin, darılmadın ki. Yokun dudağında "ki" kucakladım, Siretin görüldü, görülmedin ki. Söküklerim arttı seni görünce, Zamanı unuttum,zamandan önce, Mısralar döktürdüm sessiz derince, Sükûta ram olup durulmadın ki. Üşüyorum yaklaş, hele tut beni, Kuşat güneşinle, sar ıslat beni, Bahtiyâr eyler ki bu vuslât beni, Kim bilir nerdesin, sarılmadın ki. 17.05.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kibir Tersiz nursuz gülüşür, Riya kokar nefesi, Atar tutar bölüşür, Tevazuya dalaşır. Mevt yürekli be adam! Köle görür herkesi, Kırar döker durmadan, Büyük küçük sormadan… Beyni nefse kiralık, Efelerin efesi(!) Mantık gitmiş ruh alık, Kendinden kalabalık. Hep isyanda ben derken, Firavun yok maskesi, Kaçma daha çok erken, Zift bürünmüş giderken. 20.07.2006 Not:Şiirin muhatabı kibirdir. Kibirliler değil kibre düşman,zalime değil zulme düşmanız...Günahkara değil günaha düşman... Ömer Ekinci Micingirt Kim Gölgeler bahçesinde, hiçe gömülmüş çiçek; Hapsolan aydınlıkta, mehtâbı kim seçecek! Ömer Ekinci Micingirt Kim Bilir İlham çiçeklerim yer yer semavi, Maveraya doğru akar kendince. Sahilsiz hislerle tüter masmavi, Ötenin hazzıyla dolu derince… Kim bilir zevâlim, sonum kim bilir, Bugünüm yarınım dünüm kim bilir, Kim bilir tutsağım, sonum kim bilir, Zincirler koparır ruhum gerince. Eylülüm ekimim kasımlarım var, Beşinci mevsimden hısımlarım var, Bakmayın korktuğum resimlerim var, Azrail ruhumu yere serince. 05.10.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kime Yalvardım Gün hüzün yağıyor bense pek yorgun, Yazıp duruyorum o günden beri. Dantelâ bakışlım gelirse bir gün; Geceyi arala ekle şiiri. Tasa fasıl fasıl, acı peş peşe, Salmışım gönlümü alev ateşe, Hislerim ağulu dışım pürneşe, O mahzun gözlerle bekle şiiri. Gömüldüm geceye ben sana vardım, Senli tepelerde rikkatle durdum, Nâzen hecelerle kime yalvardım, Aşkın füsunuyla kokla şiiri 10.03.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kimi Öbek öbek mahlûk var kimi kurt kimi tilki, Kimi hoşt hırıltıda kimi en yüce bil ki. Kimi mecnun divâne kimi miskin avâre; Kimi çağdaş Firavun kimi sonsuzun ilki! 17.10.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kimin Şehidin şavkında gördüm hilali Kızıla kaplanmış soysuzun eli İğreti mi desem kelp mi demeli Her köşeme sızmış zift hevenkleri Ülkemin hurcunda değişken zalim Bilmez misin ben kim Hasan Bilal'im Gelin hep beraber şehit olalım Söyleyin siz kimin pezevenkleri! 25.03.2005 Ömer Ekinci Micingirt Kimse Yok Mu Esinti ses verir yer gök dirilmiş, Gece matkap gibi sonsuzu deler. Kudret kelâmından aşk indirilmiş, Hiçlik pınarından vuslatı yalar. Ve peşimden koşar simsiyah ölü, Ruhuma yapışır sessizce benzi. Kefeni kendinden kumla örtülü, Alnıma çarpıyor utancın izi! İnsanlık aradım insandan yana, Şükür ki koştular hazır mı hazır! Kimse yok mu yazdım bütün cihana. Zümrütten sineler, her biri Hızır. 13.08.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kimsesiz Her gece ayrı sokak, karanlığın peşinden Ne kederli bir bakış, fark ettim gidişinden Ürkekçe bir tebessüm, ruhsuz gözlerim doldu Dünya sırtıma bindi insanlığım boğuldu Gizlice uzaklaştım sarılmışken duaya Var oluşu fark ettim, o atlıydı ben yaya Derken sarstı titretti, vebalımın sesleri Utanç ruhuma sindi, sanki o günden beri Keskin geceye inat, yaklaştıkça yaklaştı Açlığını gösterip aniden uzaklaştı İnsanlığın semtini ancak erenler bilir Veren elin hazzını gizli verenler bilir 01.10.07 2007 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kin Yuvası Terör İmralı'ya asmalı konak Durmadan zift yayar, bu kirli çanak. Bu kimin maşası, kimin Zerdüşti Kandil kin yuvası meclis sığınak 21.10.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kisra Olmadı böylesi, hele yazları; Malum düzen çarptı, bizim kızları! Moda reklam para ve gösterişler Kisra'yla düşündüm düzenbazları. 19.08.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Koçyiğit'ti Temiz gelip temiz gitti Polat sesli koç yiğitti Kan ter akar yüreğimden Uyan Ömer uyku bitti Ateş dondu zaman doldu Bu kez Maraş şehit oldu Ah u efkan dindi derken Beyaz atlı yiğit öldü Göksun dağı duman duman Buz kesilmiş bir kahraman Üstüde nur altıda nur İşte reis işte meydan Karlar indi birer birer Melekler de hep beraber Sonsuzluğun çehresinde Binbir müjde binbir haber Ab-ı hayat belki son tur Biz de acı onda huzur Arkasında bütün cihan Ve hoş sada terk-i diyar 27.03.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kodes Acı rüya ardın da Ne söylesem işitmez Marifet mi vardın da! Postallarla iş bitmez Bak hele bak köksüze Sürer gider yok gitmez Şehadetsiz öküze Çapraz söz bu eskitmez Ve kodesin ardında Savruluyor kül yutmaz İplikler baş masonda Yatar kalkar unutmaz Ulus falan eser yok Geçmiş cüda belirtmez Her şey ayan cürmün çok İthal feraset yetmez 27.06.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kolbastı Kolbastı da ayaklar,sinelerde çıngırak! Çılgınlık öğütüyor,kim zanatkar kim çırak? İnsanlık dünden firar,yaşa sen Nesl-i Cedid (!) Çukura düşen adam,tepinip keyfine bak. 06.08.09. Bursa Ömer Ekinci Micingirt Korku Allah'ta lütuf çok gazapta çoktur, O'nun ikliminde tövbe af haktir. Ömer Ekinci Micingirt Korku Ve Ümit Bir katre gözyaşı bir dua yâda Mai bulut gibi gözlerimi tut Hangi nehir akmaz akan dünyada İnilmez merdiven nerede mevcut Yorgun günlerimi aldım elime Tekrarı yok ömrün baktım hâlime Cürümde muttasıl yazık dilime Acı içindeyim gel beni uyut Şiirler hüznümdür mevsim çok serin Sonun telaşesi mevzu pek derin Su gibi içtiğim yazı kaderin Emriyle kuşatmış korku ve ümit 12.12.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Korkum Mahçuba yaslanan tuhaf bir insan; Neden hep böyleyim yer yer de asi. Ejderha gibiyim nefs ile bazen, Zifiri gecede ateş mavisi… Kendim yargılarım hele bir görsen, Geceden sabaha öldüresiye… Gayyanın dibine duvar örürsem, Sen beni düşünme söyle mersiye. Kavgada ruhumun jandarmaları, Kim beni engeller O'nu anmaktan! Şan, şöhret şairlik fors armaları, Korkum hep kendimi anlamamaktan… 25.01.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Korkuyorum Arkadaş! Korkuyorum Arkadaş! Her halim başka demde, Şuur his bin bir türlü. Her şey sisli kellemde; Sanki idrâk mühürlü! Simam zifiri deri, Kalbim çürük velhasıl. Kumar oynar serseri, Ölüm ile muttasıl. Korkuyorum arkadaş! Dört biryanım karbelâ. Mertebem gayyaya eş, Tevbe bilmem ben hâlâ. 07.07.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Koşturmaca Çok şey var avucumda, yoklukta var varlıkta, İdrâkim çöl ortası, koşuyorum karlıkta. Koşturanlar da ölür, peşinden koşanlar da; Anladım ki mârifet, ölmez sanatkârlıkta! 18.02.13 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Koşturuyorum Şu Bursa, şu Bursa hüzün günlerde Dağın gölgesinde koşturuyorum Ah hüzün, ah hüzün, hüzün çok yerde Koştum ensesinde koşturuyorum 04.03.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Koşun Zaman elleşiyor ecelde sende Ses verir her nefes hemen ensende Koşun koşun koşun, hesap bekliyor Secde ve gözyaşı var mı kâsende! 23.07.10 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Koşuyor O titrek bir ceylan bekliyor hâlâ Sükûtu duyulur her an gün boyu… Hep benle beraber hep benim ile Dertleri boşaltır derin uykuya Ürperten yalnızlık ve yokuş diyar Yürüyor geceye boyun bükerek Bazen bir ilkbahar, zemheri yer yer Boşluğa koşuyor beni çekerek 13.06.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Köpek İhtirasım ayyaş aklım yitirdim Çok yuva kararttım arsız köpeğim Ve köksüz belayım şerri getirdim Yüzüm namlu gibi nursuz köpeğim Hayduttum dağlarda Doğu yanımda İnsanlıktan yana yok izanımda Vatana ihanet kaynar kanımda Avrupa'dan geldim arsız köpeğim Ben kimim sormayın Maocu emi Irkım düşmanımdır sevmem dedemi Bazen Türk olurum bazen Ermeni Tıktılar kodese yarsız köpeğim Yalçın dostum olur ruhsuz belayım Rahat yerim namussuzca kalayım Aslında ben fosseptiğim helâyım Yutarım emeksiz tersiz köpeğim Kan kesmiş maşayım yandaşlar duyun Karnımı kaşırım kurusun huyum Vatana ihanet işte ben buyum Erkeklikte gitti barsız köpeğim Irkımı sattım ben, Zerdüştür dinim Kürt Türk Laz Çerkes bir hepsine kinim Akıldan zincirli alçak hainim İzansız ezansız yersiz köpeğim 2004 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Köpekler Çobana sürünüp sürüyü bekler, Köpeksiz dağlara çakallar yağar. Çakaldan habersiz bizim köpekler, Sürüyü terk etmiş çobanı boğar' 28.06.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Köylüler Nerdeyiz köylüler ne oldu bize Ayrılık vurgunu vurdu köylüler Derdimden bir buket vereyim size Yavrular köyümü sordu köylüler Hacı Celal vardı tuğrası hayır Çeşmeler akıttı cennetten nehir Hacı Gazi köyde keserdi mehir Düğünde baş barı kurdu köylüler Hacı Ahmet yapmış kışlalarda ün Altınları sebil döküldü güğüm Dedem Hüsamettin gülmüştü o gün Hacı Behsattada vardı köylüler Serdar Efendi var köyün üstünde Dedem Zeki Sifil baytar aslında İbo dayı vardı eli bastonda Şeremetti onun yurdu köylüler Hırlak Celal nerde gönlü pehlivan Yediği ekmekle bir kuru soğan Yokluk kaderiydi ekmeği yağan Liste yaptım ölüm derdi köyüler Hakkı dayı bekçi gördüm sadakat Biçerdi çayırı kalmazdı takat Kanlıda çobana atmıştı tokat Çoban onu yere serdi köylüler Mucip Hacı Hedis icattı işi Doluydu ambarı kaynardı aşı Birde vardı Hacı Ömer onbaşı Ölünce mezarı nurdu köylüler Semih civan Semih göçtü bırakıp Anası kör oldu ağlayıp bakıp Köye figan düştü sineler yakıp Bize de gurbetlik zordu köylüler Kula Memmet hasta bakışı hüzün Cinolardan Habib yatalak hazin Köylüler çok dertli bir gidin gezin Gönlüme gam keder girdi köylüler Ölmüş Hasbi Amcam izi silinmez Şeremette Mevlüt dayı görünmez Ölüm zor gurbette mertçe ölünmez Rüyamda mezarım dardı köylüler Zevki sefa yoktur ahır zamanda Hacı Fikret Ömer aynı mekânda Yetimleri ağlar yaşlar sahanda İki köye acı verdi köylüler Dedem Hacı Sadi ninem Hatice Öldüler birçoğu ağlar Netice Ne buğdayda tat var ne bakar tece Son durak mezarda durdu köylüler Cinolar Nadolar Leventler selam Baharlar Işıklar hepsi vesselam Düğünde ölümde hep birlik olam Şeytan nifak sokar gördü köylüler Hacı Coşkun muhtar bıraktı izler Toplandı ahali yaşlandı gözler Köylü helallaştı duaydı sözler Peşimizden bakıp durdu köylüler İsmail Ekinci taşa yaslandı Nazim dayı bakıp yaman hislendi Anam helalleşti teyzem seslendi Dönüp son kez selam verdi köylüler Bu şiir değildir hasret ızdırap Görürüm inşallah köyüme varıp Mahşerde buluştur günahsız ya Rab Gönlüme bir sevinç sardı köylüler Köylülerime saygı ve hürmetlerimi sunar ölenlere rahmet kalanlara sıhhat ve afiyet dilerim... Ömer Ekinci Micingirt Köz Bıraktı Serzenişler buğulu tül tül içimi yaktı, Ben geceye koşarken o bana köz bıraktı. 08.04.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kraliçe Cehlin kendince kullan, zaaflarını azdır; Bedenine tâbi ol, taçla taçlandır seti! Çıplaklığa yürürken, aşkı kaybettim yazdır, Kahrolası yarışma,ortaçağ esareti! 27.08.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kubbeler Nedense sebepsiz aradım seni Önce koşma yazdım sonra mersiye Hem kimler vurdular yürek buseni En derin sığındım ben ebediye Salmışım kendimi her halim girift Seninle baş başa senden habersiz Ve kardan kubbeler üst üste çift çift Kan beyaz sensizlik gelin var ersiz Onurlu velvele şahadet her yer Ağardı dudaklar o sada ile Beni de mor sükûn sararsa eğer Söyleyin o artık şüheda ile 27.10.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kudreti Sonsuz Yeryüzü milyonlar uğurlamakta, Tanzim ve ibreti alıverelim. Dağ denen direkler tek tek ayakta, Fıtri vazifede kalıverelim. Bütün kâinatı seyredip dinle, Kurânla temsili hâli verelim. Toprak neşet eder yaprak seninle, Kudreti Sonsuz'u biliverelim. İçimde cefası, ta ellilerin, O kara günleri siliverelim. Belki de hikmeti tecellilerin, Bizler hizmet eri oluverelim. Manevi kirleri yakabiliriz, Tevbe namazını kılıverelim. Ölüme tepeden bakabiliriz, Yeter ki ölmeden ölüverelim. 16.08.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kuğu Sessiz fısıldaşır sahilde kuğu, Eğilip kalkışı endamı tuğu… Zarafet aşk güven asil ve sakin, Narin ve gizemli hep buğu buğu… 05.05.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kul Allah De Zevki sefa bir yana, Gel Allah de Allah de. Kalbin bağla Yezdan'a, Dal Allah de Allah de. Dil Allah de Ya Allah! Şereflensin nefesin, Arşa çıksın nur sesin, Dilsiz misin sen nesin? Lal! Allah de Allah de. Kul Allah de Ya Allah! Kuşlar hu hu ötüşür, Güller yanar tutuşur, Sesin arşa yetişir, Bil Allah de Allah de. Kul Allah de Ya Allah! Yer gök zikirle inler, Allah derler tüm dinler Kör şeytanı kim dinler? Gül Allah de Allah de. Kul Allah de Ya Allah! Zaman gelip geçmeden, İmam boyun ölçmeden, Bu diyardan göçmeden, Öl Allah de Allah de. Kul Allah de Ya Allah! Hayat oyun bilmece, Belki de son bu gece, Kulluk müthiş derece, Kal Allah de Allah de. Kul Allah de Ya Allah! Dalma Ömer uykuya, Dağa, semaya, suya, Gelmeden sonsuz rüya, Gel Allah de Allah de. Kul Allah de Ya Allah! 11.05.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kul Hakkı İster milyon defa tavaf eyle sen İsterse yaş döküp sevap eyle sen Kul hakkı seninle paslı pranga Gerçeği fark edip af, af eyle sen 13.10.10 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kulluk Şu kehkeşan içinde Marifettir hür olmak Büyüktür semeresi İki cihan var olmak Kulluk sonu Velilik, Yaradan`a yâr olmak, İblis isyan itiraz O gün var ya, nar olmak Ömer Ekinci Micingirt Kurban Kurban kurban bir daha, Kurbanım nefesine. Çıkabilsem sabaha, Meftun oldum sesine. Ruhlar sende dirilir, Sende kirler durulur, Ve bakışlar nur olur, Ökçe olsam mesine. Ömer durak can durak, Semerkand'dan son durak, Geldim nefsi yırtarak Kulluk derecesine… 03.01.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kurban Sen büyülü bir sevda, sen renklerin alısın, Ben de ben'i fark eden, ruhumun abdalısın. Gönlüme düşen meltem,kurbanlar sana meftun, Sen kutlu bir macera, sen balların balısın. 04.06.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kurban Bayramı Şuur gelir insana Bu günler yılın tacı Huşu verir cihana Kardeşliğin ilacı Hâl katışır hâline Demin bahçeleri var Bal bandırır diline Barış lehçeleri var Vecde gelip kulak ver Koş ilâhi ilana Hakk'a sefer bu sefer Sırt sırta ve yan yana Semâvi düğün gibi Dört mevsim yedi kıta Kim düğünün sahibi Koş vuslata vasıta Yoksulun tattıkları Bu günler ayrı lezzet Râbbin yarattıkları Zeyd bin Hā rise benzet Bayram yoksula düzlük Torun gözünde nine Erende ölümsüzlük Berekettir zengine Bakış kurbanlara bak Aşkın kokusu sarar Üç al ikiyi bırak Ver de mükemmellik var 04.11.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kuru Ağaç İki ayrı âlemde yaşayana münhasır, Var edenin indinde ve tedbirin yanında; Ahmak ile aptalın zaman farkı kaç asır, Gördünüz mü gerçeği, ihânet divanında! Zihnini değerlendir, var edenin elisin Sen seni idrak için, değer yargıların seç. Şiir şuur iç içe, sahi sen nerelisin! Zâtı bilmez her sine, gerçekte kuru ağaç. 27.06.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kuşandım Sen devrin gözyaşı sen ulvi vaaz, O'nun ikliminde titrettin arşı. Sen hep sinelerde duâ aşk niyaz, Ruhum bulutlanır Kâbe'ye karşı. Hakk'ın hür sedası gönlün gözlüğü, İnancın pâk yüzü zebercet çarşı… Tekrar hatırlattın ölümsüzlüğü, Kuşandım ben seni İstiklal Marşı! 14.05.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kuşatılmış Kaç asır öncesi insan hakları Veda hutbesini dinleyin beyler O ulu emir ve yasakları O fikri o hissi kim kime söyler Sokak aldatıcı ben hayli deli "Şeriat geliyor" menşet atılmış Hay Allah diyorum hem de şeddeli Edep erkân töre dil kuşatılmış Fetva ver fırıldak etme be âlet, Gel kudsi rehberle insanlığa gir Bilip yaşamamak asıl sefâlet, Cürmünü sorarlar Münker ve Nekir Hep aynı bu koro heykelden taşlar Galiba zor günler bu günler derim Ve ulvi şafaklar geceyle başlar "Ümmetim ümmetim" der peygamberim 06.11.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Küflü Mezar Cürmüm bende gizli taştı bir ara Ayyuka ulaştı aktı Hazara... Vefa yok tövbem de en çok korktuğum Bedava satarlar küflü mezara. 18.07.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kürtaj Can yavrular lime lime, Açtığımız çığır bizim! Lanet olsun bu bilime… Hesabımız ağır bizim! Zina serbest! Feci gardaş, Belli değil bacı gardaş, Gerçek ama acı gardaş, At sokağa doğur bizim! Ölüyoruz ağır ağır… Vurdumduymaz olduk sağır. Bağır Ömer yandım bağır! Yönetenler Sağır bizim. 1.12.2005 Bursa Bir Ceninin Yarım kalan Günlüğü 5 Ekim: Bugün var edildim. Buradayım. Varım. Müthiş bir duygu bu. Var olduğumu henüz annem ve babam bilmiyor. Bir elma çekirdeğinden bile küçüğüm. Ama ne de olsa, ben benim. Varım ya! Bu bana yetiyor. Henüz bedenim belli belirsiz, yüzüm yok ama, varlığımı ve benliğimi hissedebiliyorum. Bir kız olacağım ve baharda çiçekleri seveceğim. 19 Ekim: Biraz büyüdüm. Kımıldamam mümkün değil. Annem henüz farkında değil ama onun kanıyla besleniyorum. Kalbini dolaşıp gelen sımsıcak kan bana geliyor. Beni sevecek bir kalbin kıpırtılarını şimdiden hissediyorum. Annem beni çok sevecek. Annem için güzel bir sürpriz olacağım. 23 Ekim: Hiç göremediğim bir el ağzımı biçimlendirmeye başladı. Dudaklarımda onun dokunuşunu hissediyorum. Bu? el? in dokunduğu yerler dudağım damağım oluyor. Düşünün bir yıl sonra bu elin dokunduğu yerde tebessümler açacak, güleceğim. Dudağımdan ve dilimden sözler dökülecek. Herhalde önce? Anne! ? diyeceğim. Anne duyuyor musun beni? Seninle konuşacağım. Sana güleceğim. Kimilerine göre hâlâ daha var değilmişim? Nasıl olur? Varım ve gülücükler sunacak dudaklarım da olmak üzere ya? Hem sonra bir ekmek kırıntısı ne kadar küçük olursa olsun yine ekmektir. Öyle değil mi anneciğim? Ah bir konuşabilsem! 27 Ekim: Bugün pek mutluyum. İçimde tatlı bir kıpırtı başladı. Artık bir kalbim var. Kalbim atmaya başladı. Hayatım boyunca böyle atıp duracak. Sevgilerle dolduracağım kalbimi. Tıpkı anneminki gibi? Annem bedeninde iki kalbin birden atmaya başladığını bilseydi ne kadar sevinirdi! Duyuyor musun anne? 2 Kasım: Her gün biraz daha büyüyorum. Kollarım ve bacaklarım da biçimlenmeye başladı. Hele bir büyüsün kollarım bak nasıl kucaklayacağım seni anneciğim. Şu ayaklarım da tamamlansın da, beraber çiçekli bahçemizde yürürüz. Belki birlikte okula gideriz. 12 Kasım: Ah evet? Bunlar, bunlar ne kadar sevimli ve küçük şeyler. Aman Allah? ım parmaklarım da çıkmaya başladı. Bunlarla çiçek toplayacağım, annemin elini tutacağım, kalem tutacağım. Belki de güzel bir şiir yazacağım. Anneciğim, orada mısın? Ellerimi ellerinin arasına koymak için sabırsızlanıyorum. 20 Kasım: Oh, nihayet.. Annem doktora gitti. Burada olduğumu öğrendi.. Yaşasın! Doktor teyze özel bir cihazla gördü beni. Ultrason diyorlarmış. Resmimi bile çekti. Sevinmiyor musun anneciğim? Seneye kalmaz kollarının arasında olacağım? 25 Kasım: Artık babam da burada olduğumu biliyor. Fakat henüz kız olduğumun farkında değiller. Onlara sürpriz yapacağım.. 10 Aralık: Bugün yüzüm tamamlandı. Artık iki güzel gözüm, bir küçük burnum, dudaklarım ve yanağım var? Anneme benziyorum galiba? 13 Aralık: Artık çevreme bakabiliyorum. Etrafım çok karanlık ama olsun. Yine de mutluyum. Yaşıyorum ve varım. Kısa bir süre sonra gün ışığını görebileceğim, renkleri ve çiçekleri tanıyacağım. Rüyamda gördüm. Dünyada gökkuşağı diye bir şey varmış.. Onu çok merak ediyorum.. Anneciğim, babacığım sizin yüzünüzü de göreceğim. Tanışacağız? . Mutlu olacağız. Gülüşeceğiz.. 24 Aralık: Kulaklarım daha iyi duyuyor artık. Anneciğim, senin kalbinin seslerini duyuyorum. Benim kalbimin atışlarını da sen duyabiliyor musun? Hatta sesini bile tanıyabiliyorum. Sesin ne kadar tatlı? Hiç duymadığım bir şey bu? Güzel ve sağlıklı bir kız olacağım. Kollarında uyuyacağım, yüzüne bakacağım, o tatlı sesini dinleyeceğim. Benim için ninni de söyleyecek misin anneciğim? Sen de beni özlüyorsundur mutlaka? Beni koklayacaksın.. Çok seveceksin, değil mi? 28 Aralık: Anne burada bir şeyler oluyor. Doktor abla neden mutsuz bakıyor böyle? Sen acı çekiyor gibisin. Kalp seslerin değişti? Sustun. Benimle niye konuşmuyorsun anne? Anne? Anne? Anneciğim? Yüzümde soğuk bir şey hissediyorum. Anne, yüzümü parçalıyorlar? Anne bir şeyler yap? Anne? Kolumu çekiyorlar anne? Canım yanıyor anne? Anne? Ayaklarımı parçalıyor bu şey anne? Beni sana bağlayan damarı kopardılar anne? Anne kalbimi parçalıyorlar? Anneciğim? Anne? Anne? An? Ah! Kürtajınız ta-mamlandı hanımefendi. Geçmiş olsun! .. Ömer Ekinci Micingirt Kürtaj... Rahmeti yuvanın mahzun bebekler Tohumsuz toprağı düşünen var mı Yavrusunu yiyer soysuz köpekler Lime lime canlar insan davar mı İfade pervazsız kuşkusuz hazin Felsefe yapmayın rağmen yok halka Karnında yatan kim değil ki sizin Kim kimin sahibi zihnini çalka Annenin karnından bıçağı alın Vahşetin şefkati kestiği anı Söner mi ahları büyük vebâlin Ne acı histir bu çığlık zamanı 01.06.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Kütahya Mecnundur toprağı yandı gelişti, Aşk-ı Leyla sanki tenim Kütahya, Şairler ozanlar, sende buluştu, Ebruli güzellik canım Kütahya. Şahin Ertürk beyden davetti bana, Davete icabet saygıdır cana, Şair Mehmet Uygun renk kattı güne, Dalga dalga esti tenim Kütahya. Göller bölgesinden geldiler gülle, Sundular başkana edepli dille, Sayın Zeki Çelik bize de yolla, Mihrabım minberim fenim Kütahya. Şair Şeyhi yazar şehre girişte, Erenler burada şeyhlik bu işte, Biraz hüzünlendim gece dönüşte, Vatanım bayrağım kanım Kütahya. Dinle Hayme ana öğüdün aldım, Suskun Dumlupınar fatiha saldım, Şahadet yağıyor hüzünle geldim, Soyumun bestesi benim Kütahya. Tarih Kütahya da Hititler burda, Emek burcu burcu gözdeki nurda, Porselen ebruli dağılmış yurda, Nakış nakış sanki kilim Kütahya. Suskun Macar Sokak evim ve han'ım Burdadır Osmanlı Selçuklu canım, Kütahya şerefim şöhretim şanım, Mevlana diyarı hilim Kütahya. Simav, Gediz, Emet şifa ocağı, Burda Başkomutan dikmiş sancağı, Dostluğu muhteşem ana kucağı, Seni anlatamaz dilim Kütahya. Antik Roma Kenti durur ayakta, Sütunlu caddede yürür ayakta, Şanlı uygarlığı görür ayakta, Sevdalım yavuklum gülüm Kütahya. Haykırdım Micingirt amfide şiir, Şölen muhteşemdi bambaşka sihir, Kütahya dualı efsunlu şehir, Şeyhi Şöleni'nde yolum Kütahya. Kütahya''2.Cİ ŞAİR ŞEYHİ ŞİİR ŞÖLENİ '' 24 Ağustos 2005

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.