Şiirler - K
Ö
0
Altın Yaprak
Korkarım
Hissiyat ne ister, hep zârlanırız,
Ölümü andıkça toparlanırız.
Şu kaş göz el ayak kime emanet,
Korkarım pek şedit azarlanırız!
03.10.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kabadayı
Say ki bir delinin gündelikleri
Atma mısraları sakla bir yana
Hazzetmem şiirsel kahpelikleri
Yiğitlik taslayıp kaş çatma bana
İhânet zinciri aynalara bak
Her halin eşkıya her işin ihrak
Nefsin kemendinden kendini bırak
Sokaklar tapınak tapan tapana
Pek düşünür akla sahip gelenler
Çok şeye perdeli her şey bilenler
Hüsran ehli olur terkedilenler
Varlık ne yokluk ne git sor babana
İfadem balyozdur sözlerim rende
Çifteni çok atma yuların bende
Haydutlar at sanar seni görende
Hizaya getirir kısar kapana
Deyince namussuz çekti ok yayı
İstemem nasihat diyor ki dayı
Yiğit ya bağırır pek kabadayı
Ve zoru görünce kuvvet tabana
Pusula belirsiz akıldan yaya
Aklın ötesinde tahrişte hâyâ
Sessizce yönelip baktım sahraya
Sahrada değişmiş dönmüş yabana
20.02.13 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kabil'den Beri
Menfez gibi her bucak
Soğuk savaş ben ise
Temaşa et zili tak
Milli oldu Hadis'e
Ümre aldı Derya'yı
Kaldı Asena çıplak
Dansözledim hayâyı
İzânı sal kına yak
Gülben söyle Hülya tut
Gam sararım teşime
Arsız namussuz haydut
Tükürüyor peşime
Deniz sekerek esti
Mahpus tınlamaz pek de
Artık kırıldı testi
Gör yakın gelecekte
Zara ortamdan uzak
Tilbe Yıldız'a tezat
Nilüfer'e ne yazsak
Reha var haraç mezat
Sanat zillet doğurmuş
Yazacak çok şey var da
Dediler taş yağarmış
Köle yağdı her barda
Kısaca mihenk kaymış
Öyle ki et pazarı
Göğüs yerlere yaymış
Zillete yat pazarı
Taş fırından tanırdım
İzan sağır idrâk sığ
Lâkin insan sanırdım
Başka mahlûkmuş Altuğ
Yarış Kabil'den beri
Epey derince yâni
Düşündüm de kaderi
Küfrün azgın devranı
Rest çekiyor her satır
İnsancıklar ve arzu
Pusatsız hatıradır
Benim ki kalem gürzü
28.05.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kaç Kıtayı
Şahlandık her devirde kıvrak yağız atlarla;
Hakikate uçardık perdesiz kanatlarla!
Adalet tek ziynetti, mertebe teslimiyet,
Bir sorun kaç kıtayı dirilttik cihatlarla…
11.08.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kadın
Leyla değil sen devlet,
Sen Yüceden emanet…
Sarıl ruhuma şad et,
Çocuk, afacan kadın…
Sen sultandan sultansın,
Mecnun kimmiş koy yansın,
Vur sevdamız uyansın,
Baba, babacan kadın…
Hem gönüllü kılavuz,
Sen cennetsin sen sonsuz,
Can şefkati bol havuz,
Canan, cana can kadın…
22.07.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kadın Aşk Şarap
Ses verir melekem sessizken şehir
Sokağın feryadı senin feryadın
Neşveli geceler nereye kadar
Bu nasıl iltifat "şarap aşk kadın"
O kutlu manayı anlat gel bana
Ürperten sineler duyana kadar
Apayrı her kuytu sus anlasana
Her yanda ayrı bir tufan sesi var
Gözüm hep şafakta renk renk masmavi
Beklerim bir rüya hüzünlü mana
Büyülü musiki mahmur semavi
Bambaşka melodi aşk gül-i rânâ
18.03.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kadınlar Günüymüş
Kadınlar günü bugün,
Gün bugün kadın bugün,
Utanmaza bak hele,
Hatırlar yalnız bu gün.
Kadın bizim bacımız,
Eşimiz yoldaşımız,
Susun rahat bırakın,
Anamız baş tacımız.
Onlar huri melektir,
Onlar nurlu emektir,
Ayrı gayrı yoktur yok,
Onlar güldür çiçektir.
Nerden çıktı bak hele,
Bu gün diğer hergele,
Üç yüz altmış kimindir,
Bu sinsice kin hile…
Yeter artık! Yettiniz,
Reklâm meta ettiniz,
Lime lime iffeti,
Sırtlanlara sattınız!
08.02.2006 Bursa
Kadınlar gününü icat edende kadınları yok edende aynı KİRLİ EL...Bizede fügüranlık kalıyor...
Ömer Ekinci Micingirt
Kadınlar Ve Erkekler
Ne eskidir ne yeni
Yer yer duygu şöleni
Kadın ana bacı eş.
Erkek koca can yoldaş
Kadın cennete denktir
Ve nazlı kepenektir
Erkeğin yitiği var
Kadın hep onu arar
Kadın eşsiz râyiha
Şükredelim Allah'a
Düşündüm ince ince
Emânettir deyince
Kâlû-belâ'dan beri
Cennet kadının yeri
Erkek kadından farkı
Kadın ölümsüz şarkı
Duygulandım bak şimdi
Hayali hayalimdi
Kadın her mevsim bahar
Bitimsiz şefkati var
Kadın belki tek kârım
Izdırabım efkârım
Erkek aşkın siperi
Ondan belki serseri
Velhasıl kadın hayat
Anlatılmaz hissiyat
12.05.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kadir Gecesi
Birkaç damla feryat, gece içinde,
kuşatıp aksın.
Semaya el açıp Filistin Çin'de,
ağlayacaksın.
Hiçliğin fark edip; ağla hiçim de,
çağlayacaksın.
Geceyi sonsuzla muhkem biçimde,
bağlayacaksın.
15.09.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kafiyeler
Kafiyeler çilesiz,kalemlerde kir,
Vicdanın sedasıysa, şiirdir şiir...
10.02.Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kâinatın Efendisine
Senden uzak kaldı Veysin çölleri
Sahra çoban oldu gittikten sonra
Vâiz! Tez anlat tez, gayri hâlleri
Bize bir hâl oldu gittikten sonra
Huşû duyulmuyor, aşk sana muhtaç
Tekrar gel ne olur, kucağını aç
Secdeden secdeye ağlaşır mirac
Dağ taş Bilâl oldu, gittikten sonra
Her şeyde başkalık, gül dalında kan,
Sensizlik içinde mâna ve zaman
O günü özlüyor işte şu meydan
Zaman ihlâl oldu, gittikten sonra
Seni hissedenler sessiz gülizâr
Sana söyleyecek sanki yüzüm var
Ey ebedî güzel ikliminde yâr
Hâl kıyl-ü kâl oldu, gittikten sonra
Zihinler bulanık, ifade boğuk
Mısralar sancı ye's, heceler eğik
El açıp koşsam da soluklar soğuk
Duygu, aşk çöl oldu, gittikten sonra
Zevk sefa dâhilden göz kırpar heyhât!
Raks eder sokaklar iffete inat
Yangına müptela sensiz her hayat
Edep pâyimal oldu, gittikten sonra
Ümmet olabilmek âdemin şanı
Kölelik zapt etti bütün cihanı
Kulluğu kirlettti nefs-i zebânı
Kul kula kul oldu, gittikten sonra
Muâsır medenî hep diri diri
Tabuta devrettik, mihrab tekbiri
İhlâsta cüceyiz, isyanda iri
Sekerât bol oldu, gittikten sonra
Faran yamaçları sabâ bezenmiş
Yer göğe kasveti terk edip sinmiş
Dağın uğultusu vadiye inmiş
Dünya sefil oldu, gittikten sonra
Cehâlet düzine belâdan belâ
Çılgınlık taptaze her yer Kerbelâ
Paslanmış düşünce sürüyor hâlâ
Kaç ihtilâl oldu, gittikten sonra
Efendim gül yüzlüm hep hayâl kurdum
Bütün benliğimle coştum yalvardım
Yılları yıllara ekleyip durdum
Yok, meçhul oldu, gittikten sonra
Şu renksiz vakitler hep seni arar
Ürperten dehşetli sahneler kalkar
Gazze'de Keşmir'de kan gözyaşı var
İdamlık yol oldu, gittikten sonra
Göçmen kuşlar gibi sıralanırım
Aklıma düşünce paralanırım
Hüznünü duyunca yaralanırım
Gözyaşı zül oldu, gittikten sonra
Senli tepelerde aradığım kent
Sensizlik ötesi bir acı kement
Bir kerecik daha n'olur teşrif et
Yol izmihlâl oldu, gittikten sonra
Derin bir tahayyül meftunu yakar
Seni anlatamam acizim ben yâr
Hoş yürek sesleri belki de efkâr,
Ney hasbihal oldu gittikten sonra
Sen Nebîyyi Mürsel sen hep yaşarsın
Mekke'de Uhud'ta, Sîna'da varsın
Revâhanın hüznü beni de sarsın
Hissiyat lal oldu gittikten sonra
İki ayrı âlem ve ben çileli,
Fecri vuslât sardı seni bileli,
Dirilten bahar yok vâkit hileli,
Sükût bülbül oldu gittikten sonra
İdrâk kemâl bulur seni överek
Senli vâhalarda can can diyerek,
Bana gülüm gerek bana sen gerek.
Aşk arzuhâl oldu, gittikten sonra...
Ömer Ekinci Micingirt
Kal De
Biliniz ben hem zorluk hem kolayım
Sabra yoldaş yorgunlukta molayım
Yorgunluklar olgunluğa gebedir
Teslim oldum sana kurban olayım
Ben aslında gereğince çileyim
Bazen cahil bazen arif, hileyim
Yergilerim yergilere ebedir
İhânet sır ifşâyı ne bileyim
Hemen gel de gölgen olup geleyim
Çokluğumu azlığında bileyim
Aldanışım su götürmez kabadır
Kal de artık huzurunda kalayım
19.10.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kalbim Temiz
Sadâkat sahibi eyler mi mihnet
"Kalbim temiz "dersin sen öyle zannet
Ne büyük ihânet bu kalbimize
Dünya ve kâinat boşa mı Cennet
28.08.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kalem
Gözyaşımdan gayri kadim dost kalem
Kalem sadık yoldaş Allahuâlem.
15.01.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kalem
Gözyaşımdan gayri gizli dost kalem,
Kalem sadik yoldaş Allahüâlem.
Ömer Ekinci Micingirt
Kalem Amca
Kalem amca kalem amca
Ben hep barış yazacağım
Dağa taşa kurda kuşa
Karış karış yazacağım...
15.09.2007 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kalem Kılıç
Şiir benzer yağız ata, şahlandır ki ruhlar tüte,
İfadeler realite, izahata hazırım ben.
Mevsim bozuk, rüzgâr asi, mısralarım vicdan sesi,
Yağmur bulut aşk ihlâsı, hece hece dizerim ben.
İftira, zân, şöhret paye, ahvâl neydi, neydi gâye,
Nifak ektik kin bahçeye, düşündükçe kızarım ben.
Ölümsüzlük demek suçtu, ya radikâl veya uçtu(!)
Hesap başka ve korkunçtu, zor oyunu bozarım ben.
Hava duman ortalık sis, izân ithâl ruhlar hapis,
İsmen bizden zihnen deyyus, affediniz, bizârım ben.
Kürdü Türk'ü solu sağı, kime kurmuş şeytan ağı,
Görünüz hâin tuzağı, bağışlamaz ezerim ben
Izdırap yok mâya haram, zalim değil zulme yaram,
Dimağından bir tek gram yutanlara mezarım ben.
Genç ihtiyâr hilebazın, din taciri ham yobazın…
Söylüyorum bunu yazın, softa demem üzerim ben.
Esen rüzgâr mor hisleri, bağ bozduran bahisleri,
Baş döndüren yeisleri, müşkülleri çözerim ben.
Türkistan'lı, Irak'lıyım, Çeçenya'da sarıklıyım,
Şeyh Şâmil'e meraklıyım, mârifetli gezerim ben.
Gökte kartal yerde hürüm, ben beynimden düşünürüm,
Yıpranırım, aşınırım, hain kimdir sezerim ben.
İbrahim'i soyum aslen, gâh birinci Kılıçaslan,
Malazgirt ben, ben Alparslan, gâh cengâver vezirim ben.
Gâh Kosova Niğbolu'yum, paramparça dopdoluyum.
Kayı boyu, Köroğlu'yum, zor günlere hazırım ben.
Ak mâziyi hâykır hiddet, ben "devlet-i ebed müddet",
Ah şahâdet, ah şahâdet, Preveze Hazar'ım ben.
Al bayrağım, nurdan çelenk, gökyüzüne sâl rengârenk,
Korku sâlar mâhşere denk, mazlumlara Hızır'ım ben.
Bursa, Mekke, Açe Hatay, mihrap, kemer, kubbeyim say,
Kalp ve dudak, Hây Allâh Hây! Sâmimiyet huzurum ben.
Her yanışı kül zannetme, tekâmül bu fâl zannetme,
Konuşan hâl, dil zannetme, muhâbbetle bezerim ben.
İniş-çıkış, sesleniş var, hikmet nerde, neye yarar,
Yapayalnız birer birer, pes etmeden yazarım ben.
Emânetim yüce dinim, Mevlâna ben Yunus benim,
Ben Barbaros Hayrettin'im, Akdeniz'de yüzerim ben.
Evliyâya, erenlere, vuslât eli verenlere,
Feth-i Mübin"görenlere, sükût-u hâl, nazarım ben.
"Edep yâ Hû! " de hiçim de, "biz"e vardım "ben" içimde
Ve edebi bir biçimde, beyinlere kazarım ben.
Hâl, ifâde, sükût, kelâm, anlatıver beni kalem,
Milli ruhum ben vesselâm, kem gözleri çizerim ben
Yapayalnız Hüdâ ile ve ürperten nidâ ile
Firdevs yüzlü geda ile gece gündüz gezerim ben.
"Kalem kılıç" hû hûlarda, ruhum milli duygularda,
Berrâk, duru, pâk sularda; şâir, edip, yazarım ben.
11.04.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kalemin Gücü
İnanç ülfet ebed şiir aşk hece,
Peşinden diz boyu arsız gülüşler.
Mana yok kıstas yok, belli netice,
Zannımca hep böyle başlar ölüşler.
Bir ruh ki insan mı yoksa canavar,
Düştükçe çukura baş tutar caka.
Doğrusu korkarım fecre taş yağar
Bir kuytu çöplükte kalır fiyaka...
Nereye koyayım bilmem ki bunu,
Hırlıyor sözcükler ağzında köpük…
Bu günler pek ürkmüş belli ki sonu,
Sözler sis yumağı ifade hödük.
Ki mavi ızdırap kalemin gücü,
Hep O'nu yazmalı sonsuza kadar.
İdrak ister idrak, bağnaz görgücü
Suyu yakan ateş senide yakar.
17.09.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kalemler Fırıldak
Renk renk hecelerim zayi eyledim
Siyaset karıştı zifte büründü
Bir kirli kavga ki neyi peyledim
Beyitler savruldu kelam süründü
Bak yine boy attı kartel havası
Saçıldı iftira bühtan yuvası
Sarsık bir muamma kıpkızıl sesi
Kalemler fırıldak kültür sorundu
Girdaplar bekliyor edipler hissiz
Ve şükür hasm olduk sen ben o biz siz
Arsızlar taht kurmuş nesil sahipsiz
Açıldı yelkenler Bizans göründü
29.05.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kalk Yiğidim
Karıncalar pür nizam, bölük bölük beraber...
Arı şifa işçisi, peki senden ne haber?
Niye böyle arsızsın, bu ne menem çıngırak,
Bak saçına kar yağmış,yok mu sana son durak?
Ümit, korku bir düşün! Vicdanına bakarak,
Yükseltmez gurur seni, bulutlara çıkarak.
Yiyip içip tepişmek... Hayâları yırtarak,
Uygarlık bu mu sence fütursuz sırıtarak...
Edipler oldu cepçi, ne cep kaldı ne cepken,
Âlem çağı atladı, sen leçeği açarken.
Avrupa'dan devşirdik, dizi film ne varsa,
Bak mektepler kan gölü, Edirne'den ta Karsa.
Gittiğin yol doğruysa, neden gelmiyor bahar?
Ne yol doğru ne gidiş, kahır üstüne kahır.
Gamsız olma yiğidim, kıtalar seni bekler,
Sahipsiz kalmış sürü, sahip olmuş köpekler.
Hak Teâlâ lütfeder, inayetle galebe.
Akşemseddin dizinde... Fatih gibi talebe...
Kalk yiğidim kalk hele, yardım gelir felekten,
Devran bizim gün bizim, müjde var gelecekten.
16.06.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kan Alevleri
Ölüme beş kala, baruttan yüzü,
Yağmur yer bulamaz kan tütsüsünden.
Misket tarlası sen, cellât gökyüzü,
Gül açmaz ölümün gürültüsünden.
Sokak ortasında çarpar şer şere,
Kireç kokuları ve uyuz itler.
Dikenli tellerin kalır mahşere,
Kâbusun olacak yüce şehitler.
Firavun'dan beter, ahın almışsın,
Engerek ağzında zulmün devleri...
Zevâlin dibimde pek alçalmışsın,
Ve seni yakacak kan alevleri!
29.08.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kan Misket
Firavun kadar yakın az ilerin,
Dağlıyor taş kalbimi dizilerin.
Ateş barut kan misket, kahrolası;
Ölüme üflemekte, Nazilerin!
04.10.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kan Pıhtısı
Bir damla kan pıhtısı,üç beş nefes bir cenin.
Kibir gurur gösteriş,canı çıktı hecenin,
Afaki hülyalarla koca ömür geçerken,
Ne faydası var idi kaygısız didişmenin?
07.03.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kandil
Her sözü zift gibi, bu kimin dili!
Gözyaşı derç eder korkak kodeste.
Teröre yol oldu, itin kandili,
Görmez zevalini, başka heveste,
Eşek vâdisinde katır yüklüdür,
Meclise uzatır kırışığını.
İdrak ar namusu ipoteklidir,
Ondan pek sevemez, ay ışığını.
22.08.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kandiller
İçimde derin acı ve ardından heyecan
Başlıyor yalnızlıklar ara ara taşkınlık
Gecenin hıçkırığı geceye selam çakan
Hendeseler görmeler her an ayrı şaşkınlık
Gündüzleri çağırıp kürü geceyi kürü
Eskileri çağırın yenilerde uyansın
Karardı hayallerim gecelerden ötürü
Gecelerim bitmiyor çakın kandiller yansın
14.10.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kanma
Gel mâziye yaslan güç verir bize,
Ötelere zemin deme nemize.
Bilinen macera hüsran var çetin;
O'na yolculuğun kanma Cengiz'e!
10.02.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kara Bulut Esiyor
Vatanımı can evinden vurdular,
Güpegündüz başkentimden girerek...
Bu vahşiyi hangi eller kurdular?
Sarhoş katil tekbir diyor gülerek!
Aynı plan, aynı oyun, aynı ses,
İzan sağır, basiret kör, lal herkes,
Suçlu diyor başörtüsü hain ses,
Bulanık su hezeyanla gelerek...
Memleketim kara bulut esiyor,
Pervazsızlar coşmuş ahkâm kesiyor,
Ve katiller boğazımı kısıyor,
Vatanımı sevdiğimi bilerek...
İslammış kelp(!) Bu islam'a iftira,
Vahşilik bu! İzahı zor ne çare,
Yüklenmeyin mütedeyyin naçara,
Hür basını yanınıza alarak...
18.05.2006
Danıştaya saldıran satılmış katili lanetliyorum...Bizim dinimiz barış ve hoşgörü diniKim, bir
cana kıymayan veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan bir nefsi öldürürse, bütün insanları
öldürmüş gibi olur Buyuruyor Yüce Mevla.
Ömer Ekinci Micingirt
Kara Kız
Bakışların pakize efsunluydu dillerin,
Gül bahçemde hazan var çıkıp gittin kara kız.
Yanakların rengârenk morarırdı alların,
Aklım aldı gülüşün yıkıp gittin kara kız.
Gamzelerin tüllenir ter kokardı ellerin,
Bir buselik sevgiyi ekip gittin kara kız.
Sekişlerin can yakar kıskanırdı güllerin,
Mahmur mahmur bakışıp çekip gittin kara kız.
Ay parçası mor çiçek atlastan eteklerin,
Alev alev sevdamız yakıp gittin kara kız.
Visalın yalan mıydı ne oldu cilvelerin?
Sevdamızı ateşe döküp gittin kara kız.
Huri miydin melek mi mest etti gelgellerin,
Yudum yudum içmeden akıp gittin kara kız.
Senin olsun peteğin çiçeklerin balların,
Kovanıma çomağı sokup gittin kara kız
Muammaydı Ömer'e mektupların pulların,
Ciğerimi kökünden söküp gittin kara kız
02.03 2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kara Sevda
Sessizlik rengârenk sardı bendimi,
Her kime sorarsam der kara sevda.
Ararım kendimde kendi kendimi,
Günbegün ömrümü yer kara sevda.
Bazen nefsanîdir bazen insani,
Bazen mecnun gibi bazen Sümmani,
Bazen Yunus olur bazen Reyhanî,
Sen nasıl âşıksın der karasevda.
Geceler yanıyor ben yanıyorum,
Hummalı bakışıp utanıyorum,
Tebessüm edince uyanıyorum,
Kararmış kalp gözüm kör karasevda.
Seherde sevdalar hakka bürünür,
Nağmeler tüllenir eşya görünür,
Âşıklar buluşur ruhlar arınır,
Cemale hayransa nur karasevda…
Alev alev hüznüm sihirli serap,
Bazen buğu buğu bazen ıstırap,
Sevdamı vuslatla buluştur Ya Rab!
Beni ak kefene sar kara sevda.
Benimki gördüğüm bir tatlı düştü,
Huriler gılmanlar cinler üşüştü,
Ömere sevdalı bir peri düştü,
Bulmuşum leylamı ver karasevda.
05.06.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Karartılar
İnsan karartırları, tavanı yok tasalar,
Maskeleri düşürmüş koca koca masalar!
Mehtapta ney havası, gerçekte pek çürümüş,
Yamyamlığı bırakıp vicdana uğrasalar…
29.04.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kardeşcik
Bestekâra zümrütten nur kelime,
Tebessümle buyururdu kardeşcik,
Gül yüzlüden teberrüktür dilime,
Gülüşüyle doyururdu kardeşcik.
Teker teker yârenleri toplanır,
Bakışınca semaya aşk kaplanır,
Üfül üfül koku yayar koklanır,
Yetimleri kayırırdı kardeşçik.
Dosttan bize samimiyet kardeşcik,
Dupdurudur hüsnüniyet kardeşcik,
Gösterişsiz hakkaniyet kardeşcik,
Köle biner o yürürdü kardeşcik.
Düşmanları mecnun oldu tutuştu,
Çöl yanarken kevser olup yetişti,
Kardeşliği anlatılmaz müthişti,
Haz duyarak buyururdu kardeşcik.
Kardeşciğin sahibini arz ettim,
İnsanlanlığı kardeşlerim farz ettim,
Micingirt ben kardeşçiği tarz ettim,
Kâinata duyururdu kardeşcik.
09.06.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kargalar
Vampir gibi yediler,sinsice perde perde,
Bülbül olmuş kargalar,öterler bahçelerde.
31.01.2007 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Karıncalar
İplik iplik gene ruhumun demi,
Dingin bedenlerle oynaşmaktadır.
Güneşi getirin, vursun gölgemi,
Her şey hâkikatle kaynaşmaktadır.
Izdırabım yüzü, kalbimden arı,
Fiil ve mertebe, sükûn nedendir?
Çekilin beynimin karıncaları;
Gözyaşı idrakim nispetindendir.
28.08.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Karlı Dağ
Hani var ya şu yamaca yaslanan,
Karlı dağın gamzelisi benimdir
Toprak kokan musikide ıslanan
Eliflerin hemzelisi benimdir
Bu dağların çehresine dön bir bak
Ses veriyor anlayana bu toprak
Gül- i ranâm ses vermeyi sen bırak
Güzellerin huzmelisi benimdir
Her perdeden nur koklatan gülüşler
Cilve cilve yaprak yaprak teşvişler
Sevgi, saygı edeb iffet bu işler
Leylaların yazmalısı benimdir
Hele yaklaş bakışları hummalı
Sanki ürkek yavaş yavaş sunmalı
Beni yârim gözyaşında yummalı
Mecnunların çizmelisi benimdir
30.12.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Karmakarışık
nasıl yudumluyorum nasıl
beş vakit yirmi dördü
hangi tayfadanım hem
mahcuplar pişmanlardan mı
inayet ola haşa
kırk beşi soluyorum
ümit-korku sis duman
sevinç matem karışık
bütünmü yaşıyorum
yoksa kemire kemire
ayrı mı yaşıyorum
fiyakalı oyunda
izan karmakarışık
kol gezdiği cahiliyyenin
tağutun cirit attığı
vampir suratlı sokaklar da
gül açıp bülbül ötecek mi tekrar
ya ben acaba ben ömrün şakaklarında
sessizce yavaş yavaş
rengarenk perde perde…
tez yetişin çileler tez
şevkim karmakarışık
ruh paslı irade muzdarip
sanki kement vurulmuş
tiryakiler elinde
gevşedimmi ben üzüldüm mü hem
yok yok haşa inanıyorum
ümitsizlik yok
ümitsizlik yok haşa
Lokman gelse çözülmez
derdim karmakarışık
işte horoz ötüyor çınlattı dağı taşı
göktekiler dağıldı yerdekiler üstüste
birazdan gezer herkes
hortlaklar diyarında
karabasan dört yanım
dört yanım canlı mezar
kime ne anlatsam ben
susun bir şey sormayın kafam karmakarışık
13.05.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kartel
Habille kabil hep menkıbe gerçek
Mevsimler çıldırdı zaman perişan.
Bilmemki bu şafak nasıl sökecek
Hasat sele gitti harman perişan.
Batı hayranlığ nasıl hıyanet,
Maziye düşmanlık asıl hıyanet,
Flört moda oldu usul hıyanet,
Yosmalar kol gezer durmam perişan…
Suç oldu tefekkür gittik geriye,
Cehalet başköşe, kibir ve riya,
Meryemler gerici çağdaş Maria,
İffet nere gitti? Sorman perişan.
Dinleyin gardaşlar hemen her kesim,
Sağı, solu, Kürdü, Türkü nerdesin!
Bu defa oynanan senin piyesin,
Hakkın divanına varman perişan.
Üç ayrı enkırmen (!) tehdit savurdu,
Kartelli hortumlu kriz doğurdu,
Sırtlanlara kalmış aslanlar yurdu,
Gaflette zihnini yorman perişan…
Muhteşem maziyi düşündüm durdum,
Oyun zorlu oyun ve oynuyordum,
Kurbanın olayım ah canım yurdum
Ekinci perişan derman perişan…
Ömer Ekinci Micingirt
Kasırga
Ne kütüğüm ne örümcek ne hırka,
Yaktı beni çöl kokmayan kasırga.
01.07.2007 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kasvetli
Şu ömür kasvetli kısa bir hayat,
Zikir, tesbih, feyz yâr etmeye bak.
Onun rıhtımında sonsuz semerât,
Ümit, fiil, ziyâ var etmeye bak.
Unutma, tepende varlığın eli,
Gayeyi fark edip şükür demeli.
Nefis terbiyesi belki bir veli,
Nefs-i Emmâreyi kör etmeye bak.
Ukbaya çivili bütün temeller,
Bitimsiz bir rüya istek emeller.
Uzat kanatlansın çileli eller,
Saâdet ötede kâr etmeye bak.
Büyüklük, ululuk, yok Karun gibi,
Unutmak zulmettir gerçek sahibi.
Hırs, şehvet, kıskançlık neyin terkibi,
Evvel ahir sorgu, ar etmeye bak.
İkrime, Hind, Vahşî, Süfyan'ı düşün,
Ben'i de yoruyor bu yürüyüşün.
Hüzün nur çağından nedir görüşün,
Ümmetin gönlünde yer etmeye bak.
Dört yanım gösteriş içimde korku,
İncir çekirdeği yaşımın kırkı….
Seyreyle Micingirt noksansız çarkı,
Yakın nihayeti nur etmeye bak.
25.08.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kazan
Bu günler bir başka derin hesap var
Revaçta dahası yazsam mı bunu
Acep kime hizmet sahi ne arar
Bulanık edayla salmış ruhunu
Mecnunca dolaşır kim bilir nerde
Belki de telkin var kayıp gün boyu
Şükür ki faş olup ifşa ederde
Gırtlağı şerh düşer saran tutkuyu
Saçı ve gözleri ateş karası
Reformu tasmalı ismi Rabia
Örtüyü tepmekte cümle arası
Hep bildik dümenin resmi Rabia
Geceye dökülmüş kurgulu usu
Bir şeyler saçıyor savruk haliyle
Cam fanus delinir yoktur uykusu
Ruhunu tırmalar kendi eliyle
Mihraptan kayıyor kızıllık vurmuş
Sözleri formalı girdaba döndü
Gayyayı unutup dipsiz oturmuş
Romayı fethetmiş kral göründü
Kartel arkasına her bir tarafta
Sözleri fırıldak yok saymış mizan
Belli ki irtica biricik yafta
Gördüm ki keyifle kaynıyor kazan
Bu yerli kazanlar cehennem gibi
İbrahim'e inat sanki şiarı
İnşallah uyanır yurdun sahibi
Kadını erkeği genç ihtiyarı
20.10.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kazan mı
Okuyan yazan mı ben,
Söz sazsız ozan mı ben.
Alev alev her yanım;
Kaynayan kazan mı ben.
15.08.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kendine Gel
Yıkılma ey be adam!
Atalet var sesinde.
Kalk ayağı kalk yürü!
İmanın gölgesinde…
Mevlana'ya Yunus'a,
Kulak kesil O sese,
İsa Davut ve Musa,
Kuranın bestesinde...
Ki O Kuran Bestesi,
Her dinin bildirgesi,
Kurtuluştur güftesi,
Sonsuzluk ensesinde…
16 01 2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kepazelik
Pimini çek diyor elinde silah;
Peygamber ocağı, elbet he vallah
Tespit pek müthişti; tam kepazelik!
İtiraf eyledi, eşhedü billâh,
25.08.11
Ömer Ekinci Micingirt
Kerbela'nın Güzeli
Ne güzelmiş Kerbela'nın güzeli,
Bitmeyen bir soluk matemli yoldaş.
Hep onla düşündüm şiir gazeli,
İçimde gam keder gözlerimde yaş.
İyi kötü güzel çirkin mihenktir,
Lanet ile kutsal ve endişesi.
'Kerbela Olayı' kaç asra denktir,
Sonsuza yayılır öğreti sesi.
Bu kadar zamandır söz sözü yaktı,
Yakıyor arada sessizce yer yer.
Gözyaşı canlara muştu bıraktı,
Hüzün çiçekleri yeşermiş meğer.
21.04.10 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kerte
Ölüm saklı elbette, zamanın kertesinde,
Ölmez denen ölümler, ölümün ertesinde.
06.10.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Keskin Bıçak
Velinin sükûtu avama yular
İdrâke çalışın horlamayınız
Hele ki efsuni yeşil duygular
Akli iradeyi zorlamayınız
Gelgitler her daim ihânet eder
Dön bak bir meçhule koşuyor herkes
Aynaya bakınız yer gök gam keder
Zamanı titretir şuur üstü ses
Öte gerçek diyâr geçmiş bir hâyal
Varlıkla yokluğu bilen algılar
Yüzeyi terk eyle derinlere dal
Benle keskin bıçak kozmik dalgalar
28.11.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Keşke
Bir sabah açılsa sihirli perde,
Yeniden yeşertsek çölleri keşke…
Bulutlar tüllense hemen her yerde,
Sonsuza çevirsek yolları keşke…
Kıtalar dolaşır katil gözyaşı,
Her taraf uçurum her yer yar başı,
Kan kokar elleri vampir sırdaşı,
Dostluğa kaldırsak elleri keşke…
Mahvettik dünyayı göz göre göre,
Hep vahşet dercettik hemen her yere,
İftira eyledik yıktık kadere,
Tövbeyle yıkasak dilleri keşke…
Hoşgörü yağdırsak hep hevenk hevenk,
Her ırka her cinse ulaşsa renk renk,
Mevlana bakışı dünyalara denk
Pür razı eylesek kulları keşke…
Bir gece uyansam dünya bayramı,
Bülbüller raks eder kesmiş figanı,
Rengârenk nağmeler sarmış her yanı,
Ömer de koklasa gülleri keşke…
12.06.2006
Ömer Ekinci Micingirt
Keşke Hiç
Bak bu gece yine üşüyorum ben,
Buz kesildi gece haykır kaldırım...
Titriyor ellerim bacak baldırım,
Kıvrandı yorgansız Hasan ne desem,
Bak bu gece yine üşüyorum ben.
Bu bir feci rüya hem anlatsam mı?
Yığınlar toplanmış zorlu mizanda,
Asiller bir yanda Hasan bir yanda.
Dediler bu bizim çulsuz Hasan mı?
Bu bir feci rüya hem anlatsam mı?
Süzerler arada gelir güzeller,
Ne ellerim titrer ne yorgansızım.
Melekler pür edep geldi ansızın,
Nağme-i ezkârla çaldı gazeller,
Süzerler arada gelir güzeller,
Keşke hiç rüyadan ayılmasaydım,
Ekinci unutma O tek büyüktür,
Sanma ki Hasanlar hep sana yüktür.
Karakış toplanıp sayılmasaydım,
Keşke hiç rüyadan ayılmasaydım.
06.04.2006 Bursa
Hasan kim? Kaldırımlarda isli bakışlarıyla sabahlayan benim memleketimin gün görmemiş
yavrucukları...Sadece hayvan gibi toplayıp sayıp sayılarının eksik olduğunu karakışta
hatırladığımız...
Asil Kim Peki? Karnı tok sırtı pek duygusuz,kaygısız,hissiz sonu meçul zevki sefa içindeki
nefsim ve yandaşları...
Ömer Ekinci Micingirt
Keşke Matarası
Soyulurken anbean, aklımın verâsından,
Kuşatıcı ses duydum, bir kapı arasından.
Kalbi bir münasebet, cezbe üstüne cezbe,
Ölene dek yıkansam "keşke" matarasından.
28.04.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Keşke'yi
Vuslat tutkusuyla iktifa edip;
Kalbi arı-duru verdi Yaradan.
Hâl itibarıyla edeptir edip,
Hissedip çıkarır, akı karadan.
Ruhunu aklınıı, adabını bil,
Aşkı,şevki dili mukayyete gel!
"Keşke"yi dert etmiş saadetli el,
Ne güzel halk etmiş, varı Var eden!
16.08.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Keşkeler
Günahlarım arttıkça keder bürür gam bürür
Teslim olup seyredin kim gizlenir kim görür
Hüsrana uğramadan keşkelerim ıslansın
Izdırabım artıkça gözyaşlarım güldürür
14.10.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kılavuz
Ses renk hüzün ahenk, yol boyunca işaret,
İşarete ne hacet, kılavuzu sen yâr et.
Kuşatır nazarıyla seni mavi duygular,
Büyü sarar mest eder, cezbe tüter esâret.
08.06.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kıraç Sözler
Sabretmektedirler, hoşgörü varsa;
Himmet ne râhmet ne fevkine varsa…
Ülkü, aşk, dâva ne celâlin nedir,
Şakağı terletip vicdanı yorsa,
Sabretmektedirler, hoşgörü varsa.
Kaç nesli taşırlar sefer tasında,
Hızlı varışlar var, gün ortasında.
Fırdönüyor nifâk bu hâlin nedir,
Hami ol yer beğen yol haritasında.
Kaç nesli taşırlar sefer tasında.
Susup koş kucakla gözlerini aç,
Ve kendine gel sen sana muhtaç.
Bilinmez o sinsi ihlâlin nedir!
Zihnin pek karışık sözlerin kıraç;
Susup koş kucakla gözlerini aç.
29.03 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kırık Sandalye
Koca koca koltuklar,
Adalet yok, hukuk var.
Seslen kırık sandalye
Gıcırda sen el-Hakk var
13.06.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kırık Testiler
Bak siyah komşuda sütbeyaz ölü;
Deyince nedense hepten sustular!
Dünyanın vicdanı kumla örtülü.
Sömüren vampirler pek deyyustular!
Kefensiz kemiğe sarılmış ana,
Nereye koyayım hangi vicdana,
Dişleri bembeyaz bakar tavana,
Yüreği körpecik kafatastılar.
Hislenin azıcık düşünün bir an!
İster kör ol, ister görme, ister yan,
Ceset gördünüz mü hiç çırpınamadan.
İnsanlık öldü be, gece astılar!
Bilirim sözlerim, ağır sitemkâr,
Sitemkâr olsa da hakkın izi var,
Ya insan olalım ya da canavar,
Kimler madenler de ölüm kustular.
Haydi, tülleniver ah alın teri,
Sen hey kutlu yolcu, inancın eri.
Ve asrın idrakli çelebileri,
Sizleri bekliyor, kırık testiler!
23.08.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kıvılcım
Ah hislerim duyulsa, derdimi açabilsem,
O solgun yüreğine kıvılcım saçabilsem.
Çılgın kumrular gibi mevsimleri delerek.
Tekrar tutsa elimden,zamandan kaçabilsem...
06.05.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kıyamet
"Ne zaman kopacak? " dedi kıyamet,
Senin kıyametin, son nefesindir.
Sana ne kardeşim kopar kıyamet!
Ölüm yakın sana ve de kesindir.
Günah tarlasında isyan yıllarca,
Harca bakalım sen fütursuz harca,
"Deccal gelir" deyip bekle aylarca,
Azrail gelince, son nefesindir.
Bırak kıyameti yaslan imana,
Bu ne perişanlık gadretme cana,
Sarıl vatanına, sarıl Kurana,
Ümit soluğundur vuslat sesindir.
03.02.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kızlar
Meğer üç harfliymiş, raks eden kızlar,
Şimdi kaybolurlar, karanlık sönsün.
Tıpkı kızlar gibi gece yıldızlar,
Tekrar gelecekler,hele gün dönsün.
30.06.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Ki
Tasvirledim seni, hüzne sakladım,
Yer yer gülümsedin, darılmadın ki.
Yokun dudağında "ki" kucakladım,
Siretin görüldü, görülmedin ki.
Söküklerim arttı seni görünce,
Zamanı unuttum,zamandan önce,
Mısralar döktürdüm sessiz derince,
Sükûta ram olup durulmadın ki.
Üşüyorum yaklaş, hele tut beni,
Kuşat güneşinle, sar ıslat beni,
Bahtiyâr eyler ki bu vuslât beni,
Kim bilir nerdesin, sarılmadın ki.
17.05.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kibir
Tersiz nursuz gülüşür,
Riya kokar nefesi,
Atar tutar bölüşür,
Tevazuya dalaşır.
Mevt yürekli be adam!
Köle görür herkesi,
Kırar döker durmadan,
Büyük küçük sormadan…
Beyni nefse kiralık,
Efelerin efesi(!)
Mantık gitmiş ruh alık,
Kendinden kalabalık.
Hep isyanda ben derken,
Firavun yok maskesi,
Kaçma daha çok erken,
Zift bürünmüş giderken.
20.07.2006
Not:Şiirin muhatabı kibirdir. Kibirliler değil kibre düşman,zalime değil zulme
düşmanız...Günahkara değil günaha düşman...
Ömer Ekinci Micingirt
Kim
Gölgeler bahçesinde, hiçe gömülmüş çiçek;
Hapsolan aydınlıkta, mehtâbı kim seçecek!
Ömer Ekinci Micingirt
Kim Bilir
İlham çiçeklerim yer yer semavi,
Maveraya doğru akar kendince.
Sahilsiz hislerle tüter masmavi,
Ötenin hazzıyla dolu derince…
Kim bilir zevâlim, sonum kim bilir,
Bugünüm yarınım dünüm kim bilir,
Kim bilir tutsağım, sonum kim bilir,
Zincirler koparır ruhum gerince.
Eylülüm ekimim kasımlarım var,
Beşinci mevsimden hısımlarım var,
Bakmayın korktuğum resimlerim var,
Azrail ruhumu yere serince.
05.10.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kime Yalvardım
Gün hüzün yağıyor bense pek yorgun,
Yazıp duruyorum o günden beri.
Dantelâ bakışlım gelirse bir gün;
Geceyi arala ekle şiiri.
Tasa fasıl fasıl, acı peş peşe,
Salmışım gönlümü alev ateşe,
Hislerim ağulu dışım pürneşe,
O mahzun gözlerle bekle şiiri.
Gömüldüm geceye ben sana vardım,
Senli tepelerde rikkatle durdum,
Nâzen hecelerle kime yalvardım,
Aşkın füsunuyla kokla şiiri
10.03.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kimi
Öbek öbek mahlûk var kimi kurt kimi tilki,
Kimi hoşt hırıltıda kimi en yüce bil ki.
Kimi mecnun divâne kimi miskin avâre;
Kimi çağdaş Firavun kimi sonsuzun ilki!
17.10.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kimin
Şehidin şavkında gördüm hilali
Kızıla kaplanmış soysuzun eli
İğreti mi desem kelp mi demeli
Her köşeme sızmış zift hevenkleri
Ülkemin hurcunda değişken zalim
Bilmez misin ben kim Hasan Bilal'im
Gelin hep beraber şehit olalım
Söyleyin siz kimin pezevenkleri!
25.03.2005
Ömer Ekinci Micingirt
Kimse Yok Mu
Esinti ses verir yer gök dirilmiş,
Gece matkap gibi sonsuzu deler.
Kudret kelâmından aşk indirilmiş,
Hiçlik pınarından vuslatı yalar.
Ve peşimden koşar simsiyah ölü,
Ruhuma yapışır sessizce benzi.
Kefeni kendinden kumla örtülü,
Alnıma çarpıyor utancın izi!
İnsanlık aradım insandan yana,
Şükür ki koştular hazır mı hazır!
Kimse yok mu yazdım bütün cihana.
Zümrütten sineler, her biri Hızır.
13.08.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kimsesiz
Her gece ayrı sokak, karanlığın peşinden
Ne kederli bir bakış, fark ettim gidişinden
Ürkekçe bir tebessüm, ruhsuz gözlerim doldu
Dünya sırtıma bindi insanlığım boğuldu
Gizlice uzaklaştım sarılmışken duaya
Var oluşu fark ettim, o atlıydı ben yaya
Derken sarstı titretti, vebalımın sesleri
Utanç ruhuma sindi, sanki o günden beri
Keskin geceye inat, yaklaştıkça yaklaştı
Açlığını gösterip aniden uzaklaştı
İnsanlığın semtini ancak erenler bilir
Veren elin hazzını gizli verenler bilir
01.10.07 2007 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kin Yuvası
Terör İmralı'ya asmalı konak
Durmadan zift yayar, bu kirli çanak.
Bu kimin maşası, kimin Zerdüşti
Kandil kin yuvası meclis sığınak
21.10.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kisra
Olmadı böylesi, hele yazları;
Malum düzen çarptı, bizim kızları!
Moda reklam para ve gösterişler
Kisra'yla düşündüm düzenbazları.
19.08.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Koçyiğit'ti
Temiz gelip temiz gitti
Polat sesli koç yiğitti
Kan ter akar yüreğimden
Uyan Ömer uyku bitti
Ateş dondu zaman doldu
Bu kez Maraş şehit oldu
Ah u efkan dindi derken
Beyaz atlı yiğit öldü
Göksun dağı duman duman
Buz kesilmiş bir kahraman
Üstüde nur altıda nur
İşte reis işte meydan
Karlar indi birer birer
Melekler de hep beraber
Sonsuzluğun çehresinde
Binbir müjde binbir haber
Ab-ı hayat belki son tur
Biz de acı onda huzur
Arkasında bütün cihan
Ve hoş sada terk-i diyar
27.03.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kodes
Acı rüya ardın da
Ne söylesem işitmez
Marifet mi vardın da!
Postallarla iş bitmez
Bak hele bak köksüze
Sürer gider yok gitmez
Şehadetsiz öküze
Çapraz söz bu eskitmez
Ve kodesin ardında
Savruluyor kül yutmaz
İplikler baş masonda
Yatar kalkar unutmaz
Ulus falan eser yok
Geçmiş cüda belirtmez
Her şey ayan cürmün çok
İthal feraset yetmez
27.06.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kolbastı
Kolbastı da ayaklar,sinelerde çıngırak!
Çılgınlık öğütüyor,kim zanatkar kim çırak?
İnsanlık dünden firar,yaşa sen Nesl-i Cedid (!)
Çukura düşen adam,tepinip keyfine bak.
06.08.09. Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Korku
Allah'ta lütuf çok gazapta çoktur,
O'nun ikliminde tövbe af haktir.
Ömer Ekinci Micingirt
Korku Ve Ümit
Bir katre gözyaşı bir dua yâda
Mai bulut gibi gözlerimi tut
Hangi nehir akmaz akan dünyada
İnilmez merdiven nerede mevcut
Yorgun günlerimi aldım elime
Tekrarı yok ömrün baktım hâlime
Cürümde muttasıl yazık dilime
Acı içindeyim gel beni uyut
Şiirler hüznümdür mevsim çok serin
Sonun telaşesi mevzu pek derin
Su gibi içtiğim yazı kaderin
Emriyle kuşatmış korku ve ümit
12.12.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Korkum
Mahçuba yaslanan tuhaf bir insan;
Neden hep böyleyim yer yer de asi.
Ejderha gibiyim nefs ile bazen,
Zifiri gecede ateş mavisi…
Kendim yargılarım hele bir görsen,
Geceden sabaha öldüresiye…
Gayyanın dibine duvar örürsem,
Sen beni düşünme söyle mersiye.
Kavgada ruhumun jandarmaları,
Kim beni engeller O'nu anmaktan!
Şan, şöhret şairlik fors armaları,
Korkum hep kendimi anlamamaktan…
25.01.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Korkuyorum Arkadaş!
Korkuyorum Arkadaş!
Her halim başka demde,
Şuur his bin bir türlü.
Her şey sisli kellemde;
Sanki idrâk mühürlü!
Simam zifiri deri,
Kalbim çürük velhasıl.
Kumar oynar serseri,
Ölüm ile muttasıl.
Korkuyorum arkadaş!
Dört biryanım karbelâ.
Mertebem gayyaya eş,
Tevbe bilmem ben hâlâ.
07.07.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Koşturmaca
Çok şey var avucumda, yoklukta var varlıkta,
İdrâkim çöl ortası, koşuyorum karlıkta.
Koşturanlar da ölür, peşinden koşanlar da;
Anladım ki mârifet, ölmez sanatkârlıkta!
18.02.13 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Koşturuyorum
Şu Bursa, şu Bursa hüzün günlerde
Dağın gölgesinde koşturuyorum
Ah hüzün, ah hüzün, hüzün çok yerde
Koştum ensesinde koşturuyorum
04.03.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Koşun
Zaman elleşiyor ecelde sende
Ses verir her nefes hemen ensende
Koşun koşun koşun, hesap bekliyor
Secde ve gözyaşı var mı kâsende!
23.07.10 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Koşuyor
O titrek bir ceylan bekliyor hâlâ
Sükûtu duyulur her an gün boyu…
Hep benle beraber hep benim ile
Dertleri boşaltır derin uykuya
Ürperten yalnızlık ve yokuş diyar
Yürüyor geceye boyun bükerek
Bazen bir ilkbahar, zemheri yer yer
Boşluğa koşuyor beni çekerek
13.06.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Köpek
İhtirasım ayyaş aklım yitirdim
Çok yuva kararttım arsız köpeğim
Ve köksüz belayım şerri getirdim
Yüzüm namlu gibi nursuz köpeğim
Hayduttum dağlarda Doğu yanımda
İnsanlıktan yana yok izanımda
Vatana ihanet kaynar kanımda
Avrupa'dan geldim arsız köpeğim
Ben kimim sormayın Maocu emi
Irkım düşmanımdır sevmem dedemi
Bazen Türk olurum bazen Ermeni
Tıktılar kodese yarsız köpeğim
Yalçın dostum olur ruhsuz belayım
Rahat yerim namussuzca kalayım
Aslında ben fosseptiğim helâyım
Yutarım emeksiz tersiz köpeğim
Kan kesmiş maşayım yandaşlar duyun
Karnımı kaşırım kurusun huyum
Vatana ihanet işte ben buyum
Erkeklikte gitti barsız köpeğim
Irkımı sattım ben, Zerdüştür dinim
Kürt Türk Laz Çerkes bir hepsine kinim
Akıldan zincirli alçak hainim
İzansız ezansız yersiz köpeğim
2004 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Köpekler
Çobana sürünüp sürüyü bekler,
Köpeksiz dağlara çakallar yağar.
Çakaldan habersiz bizim köpekler,
Sürüyü terk etmiş çobanı boğar'
28.06.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Köylüler
Nerdeyiz köylüler ne oldu bize
Ayrılık vurgunu vurdu köylüler
Derdimden bir buket vereyim size
Yavrular köyümü sordu köylüler
Hacı Celal vardı tuğrası hayır
Çeşmeler akıttı cennetten nehir
Hacı Gazi köyde keserdi mehir
Düğünde baş barı kurdu köylüler
Hacı Ahmet yapmış kışlalarda ün
Altınları sebil döküldü güğüm
Dedem Hüsamettin gülmüştü o gün
Hacı Behsattada vardı köylüler
Serdar Efendi var köyün üstünde
Dedem Zeki Sifil baytar aslında
İbo dayı vardı eli bastonda
Şeremetti onun yurdu köylüler
Hırlak Celal nerde gönlü pehlivan
Yediği ekmekle bir kuru soğan
Yokluk kaderiydi ekmeği yağan
Liste yaptım ölüm derdi köyüler
Hakkı dayı bekçi gördüm sadakat
Biçerdi çayırı kalmazdı takat
Kanlıda çobana atmıştı tokat
Çoban onu yere serdi köylüler
Mucip Hacı Hedis icattı işi
Doluydu ambarı kaynardı aşı
Birde vardı Hacı Ömer onbaşı
Ölünce mezarı nurdu köylüler
Semih civan Semih göçtü bırakıp
Anası kör oldu ağlayıp bakıp
Köye figan düştü sineler yakıp
Bize de gurbetlik zordu köylüler
Kula Memmet hasta bakışı hüzün
Cinolardan Habib yatalak hazin
Köylüler çok dertli bir gidin gezin
Gönlüme gam keder girdi köylüler
Ölmüş Hasbi Amcam izi silinmez
Şeremette Mevlüt dayı görünmez
Ölüm zor gurbette mertçe ölünmez
Rüyamda mezarım dardı köylüler
Zevki sefa yoktur ahır zamanda
Hacı Fikret Ömer aynı mekânda
Yetimleri ağlar yaşlar sahanda
İki köye acı verdi köylüler
Dedem Hacı Sadi ninem Hatice
Öldüler birçoğu ağlar Netice
Ne buğdayda tat var ne bakar tece
Son durak mezarda durdu köylüler
Cinolar Nadolar Leventler selam
Baharlar Işıklar hepsi vesselam
Düğünde ölümde hep birlik olam
Şeytan nifak sokar gördü köylüler
Hacı Coşkun muhtar bıraktı izler
Toplandı ahali yaşlandı gözler
Köylü helallaştı duaydı sözler
Peşimizden bakıp durdu köylüler
İsmail Ekinci taşa yaslandı
Nazim dayı bakıp yaman hislendi
Anam helalleşti teyzem seslendi
Dönüp son kez selam verdi köylüler
Bu şiir değildir hasret ızdırap
Görürüm inşallah köyüme varıp
Mahşerde buluştur günahsız ya Rab
Gönlüme bir sevinç sardı köylüler
Köylülerime saygı ve hürmetlerimi sunar ölenlere rahmet kalanlara sıhhat
ve afiyet dilerim...
Ömer Ekinci Micingirt
Köz Bıraktı
Serzenişler buğulu tül tül içimi yaktı,
Ben geceye koşarken o bana köz bıraktı.
08.04.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kraliçe
Cehlin kendince kullan, zaaflarını azdır;
Bedenine tâbi ol, taçla taçlandır seti!
Çıplaklığa yürürken, aşkı kaybettim yazdır,
Kahrolası yarışma,ortaçağ esareti!
27.08.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kubbeler
Nedense sebepsiz aradım seni
Önce koşma yazdım sonra mersiye
Hem kimler vurdular yürek buseni
En derin sığındım ben ebediye
Salmışım kendimi her halim girift
Seninle baş başa senden habersiz
Ve kardan kubbeler üst üste çift çift
Kan beyaz sensizlik gelin var ersiz
Onurlu velvele şahadet her yer
Ağardı dudaklar o sada ile
Beni de mor sükûn sararsa eğer
Söyleyin o artık şüheda ile
27.10.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kudreti Sonsuz
Yeryüzü milyonlar uğurlamakta,
Tanzim ve ibreti alıverelim.
Dağ denen direkler tek tek ayakta,
Fıtri vazifede kalıverelim.
Bütün kâinatı seyredip dinle,
Kurânla temsili hâli verelim.
Toprak neşet eder yaprak seninle,
Kudreti Sonsuz'u biliverelim.
İçimde cefası, ta ellilerin,
O kara günleri siliverelim.
Belki de hikmeti tecellilerin,
Bizler hizmet eri oluverelim.
Manevi kirleri yakabiliriz,
Tevbe namazını kılıverelim.
Ölüme tepeden bakabiliriz,
Yeter ki ölmeden ölüverelim.
16.08.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kuğu
Sessiz fısıldaşır sahilde kuğu,
Eğilip kalkışı endamı tuğu…
Zarafet aşk güven asil ve sakin,
Narin ve gizemli hep buğu buğu…
05.05.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kul Allah De
Zevki sefa bir yana,
Gel Allah de Allah de.
Kalbin bağla Yezdan'a,
Dal Allah de Allah de.
Dil Allah de Ya Allah!
Şereflensin nefesin,
Arşa çıksın nur sesin,
Dilsiz misin sen nesin?
Lal! Allah de Allah de.
Kul Allah de Ya Allah!
Kuşlar hu hu ötüşür,
Güller yanar tutuşur,
Sesin arşa yetişir,
Bil Allah de Allah de.
Kul Allah de Ya Allah!
Yer gök zikirle inler,
Allah derler tüm dinler
Kör şeytanı kim dinler?
Gül Allah de Allah de.
Kul Allah de Ya Allah!
Zaman gelip geçmeden,
İmam boyun ölçmeden,
Bu diyardan göçmeden,
Öl Allah de Allah de.
Kul Allah de Ya Allah!
Hayat oyun bilmece,
Belki de son bu gece,
Kulluk müthiş derece,
Kal Allah de Allah de.
Kul Allah de Ya Allah!
Dalma Ömer uykuya,
Dağa, semaya, suya,
Gelmeden sonsuz rüya,
Gel Allah de Allah de.
Kul Allah de Ya Allah!
11.05.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kul Hakkı
İster milyon defa tavaf eyle sen
İsterse yaş döküp sevap eyle sen
Kul hakkı seninle paslı pranga
Gerçeği fark edip af, af eyle sen
13.10.10 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kulluk
Şu kehkeşan içinde
Marifettir hür olmak
Büyüktür semeresi
İki cihan var olmak
Kulluk sonu Velilik,
Yaradan`a yâr olmak,
İblis isyan itiraz
O gün var ya, nar olmak
Ömer Ekinci Micingirt
Kurban
Kurban kurban bir daha,
Kurbanım nefesine.
Çıkabilsem sabaha,
Meftun oldum sesine.
Ruhlar sende dirilir,
Sende kirler durulur,
Ve bakışlar nur olur,
Ökçe olsam mesine.
Ömer durak can durak,
Semerkand'dan son durak,
Geldim nefsi yırtarak
Kulluk derecesine…
03.01.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kurban
Sen büyülü bir sevda, sen renklerin alısın,
Ben de ben'i fark eden, ruhumun abdalısın.
Gönlüme düşen meltem,kurbanlar sana meftun,
Sen kutlu bir macera, sen balların balısın.
04.06.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kurban Bayramı
Şuur gelir insana
Bu günler yılın tacı
Huşu verir cihana
Kardeşliğin ilacı
Hâl katışır hâline
Demin bahçeleri var
Bal bandırır diline
Barış lehçeleri var
Vecde gelip kulak ver
Koş ilâhi ilana
Hakk'a sefer bu sefer
Sırt sırta ve yan yana
Semâvi düğün gibi
Dört mevsim yedi kıta
Kim düğünün sahibi
Koş vuslata vasıta
Yoksulun tattıkları
Bu günler ayrı lezzet
Râbbin yarattıkları
Zeyd bin Hā rise benzet
Bayram yoksula düzlük
Torun gözünde nine
Erende ölümsüzlük
Berekettir zengine
Bakış kurbanlara bak
Aşkın kokusu sarar
Üç al ikiyi bırak
Ver de mükemmellik var
04.11.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kuru Ağaç
İki ayrı âlemde yaşayana münhasır,
Var edenin indinde ve tedbirin yanında;
Ahmak ile aptalın zaman farkı kaç asır,
Gördünüz mü gerçeği, ihânet divanında!
Zihnini değerlendir, var edenin elisin
Sen seni idrak için, değer yargıların seç.
Şiir şuur iç içe, sahi sen nerelisin!
Zâtı bilmez her sine, gerçekte kuru ağaç.
27.06.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kuşandım
Sen devrin gözyaşı sen ulvi vaaz,
O'nun ikliminde titrettin arşı.
Sen hep sinelerde duâ aşk niyaz,
Ruhum bulutlanır Kâbe'ye karşı.
Hakk'ın hür sedası gönlün gözlüğü,
İnancın pâk yüzü zebercet çarşı…
Tekrar hatırlattın ölümsüzlüğü,
Kuşandım ben seni İstiklal Marşı!
14.05.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kuşatılmış
Kaç asır öncesi insan hakları
Veda hutbesini dinleyin beyler
O ulu emir ve yasakları
O fikri o hissi kim kime söyler
Sokak aldatıcı ben hayli deli
"Şeriat geliyor" menşet atılmış
Hay Allah diyorum hem de şeddeli
Edep erkân töre dil kuşatılmış
Fetva ver fırıldak etme be âlet,
Gel kudsi rehberle insanlığa gir
Bilip yaşamamak asıl sefâlet,
Cürmünü sorarlar Münker ve Nekir
Hep aynı bu koro heykelden taşlar
Galiba zor günler bu günler derim
Ve ulvi şafaklar geceyle başlar
"Ümmetim ümmetim" der peygamberim
06.11.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Küflü Mezar
Cürmüm bende gizli taştı bir ara
Ayyuka ulaştı aktı Hazara...
Vefa yok tövbem de en çok korktuğum
Bedava satarlar küflü mezara.
18.07.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kürtaj
Can yavrular lime lime,
Açtığımız çığır bizim!
Lanet olsun bu bilime…
Hesabımız ağır bizim!
Zina serbest! Feci gardaş,
Belli değil bacı gardaş,
Gerçek ama acı gardaş,
At sokağa doğur bizim!
Ölüyoruz ağır ağır…
Vurdumduymaz olduk sağır.
Bağır Ömer yandım bağır!
Yönetenler Sağır bizim.
1.12.2005 Bursa
Bir Ceninin Yarım kalan Günlüğü
5 Ekim: Bugün var edildim. Buradayım. Varım. Müthiş bir duygu bu. Var olduğumu henüz
annem ve babam bilmiyor. Bir elma çekirdeğinden bile küçüğüm. Ama ne de olsa, ben benim.
Varım ya! Bu bana yetiyor. Henüz bedenim belli belirsiz, yüzüm yok ama, varlığımı ve
benliğimi hissedebiliyorum. Bir kız olacağım ve baharda çiçekleri seveceğim.
19 Ekim: Biraz büyüdüm. Kımıldamam mümkün değil. Annem henüz farkında değil ama onun
kanıyla besleniyorum. Kalbini dolaşıp gelen sımsıcak kan bana geliyor. Beni sevecek bir kalbin
kıpırtılarını şimdiden hissediyorum. Annem beni çok sevecek. Annem için güzel bir sürpriz
olacağım.
23 Ekim: Hiç göremediğim bir el ağzımı biçimlendirmeye başladı. Dudaklarımda onun
dokunuşunu hissediyorum. Bu? el? in dokunduğu yerler dudağım damağım oluyor. Düşünün
bir yıl sonra bu elin dokunduğu yerde tebessümler açacak, güleceğim. Dudağımdan ve
dilimden sözler dökülecek. Herhalde önce? Anne! ? diyeceğim. Anne duyuyor musun beni?
Seninle konuşacağım. Sana güleceğim. Kimilerine göre hâlâ daha var değilmişim? Nasıl olur?
Varım ve gülücükler sunacak dudaklarım da olmak üzere ya? Hem sonra bir ekmek kırıntısı ne
kadar küçük olursa olsun yine ekmektir. Öyle değil mi anneciğim? Ah bir konuşabilsem!
27 Ekim: Bugün pek mutluyum. İçimde tatlı bir kıpırtı başladı. Artık bir kalbim var. Kalbim
atmaya başladı. Hayatım boyunca böyle atıp duracak. Sevgilerle dolduracağım kalbimi. Tıpkı
anneminki gibi? Annem bedeninde iki kalbin birden atmaya başladığını bilseydi ne kadar
sevinirdi! Duyuyor musun anne?
2 Kasım: Her gün biraz daha büyüyorum. Kollarım ve bacaklarım da biçimlenmeye başladı.
Hele bir büyüsün kollarım bak nasıl kucaklayacağım seni anneciğim. Şu ayaklarım da
tamamlansın da, beraber çiçekli bahçemizde yürürüz. Belki birlikte okula gideriz.
12 Kasım: Ah evet? Bunlar, bunlar ne kadar sevimli ve küçük şeyler. Aman Allah? ım
parmaklarım da çıkmaya başladı. Bunlarla çiçek toplayacağım, annemin elini tutacağım, kalem
tutacağım. Belki de güzel bir şiir yazacağım. Anneciğim, orada mısın? Ellerimi ellerinin arasına
koymak için sabırsızlanıyorum.
20 Kasım: Oh, nihayet.. Annem doktora gitti. Burada olduğumu öğrendi.. Yaşasın! Doktor
teyze özel bir cihazla gördü beni. Ultrason diyorlarmış. Resmimi bile çekti. Sevinmiyor musun
anneciğim? Seneye kalmaz kollarının arasında olacağım?
25 Kasım: Artık babam da burada olduğumu biliyor. Fakat henüz kız olduğumun farkında
değiller. Onlara sürpriz yapacağım..
10 Aralık: Bugün yüzüm tamamlandı. Artık iki güzel gözüm, bir küçük burnum, dudaklarım ve
yanağım var? Anneme benziyorum galiba?
13 Aralık: Artık çevreme bakabiliyorum. Etrafım çok karanlık ama olsun. Yine de mutluyum.
Yaşıyorum ve varım. Kısa bir süre sonra gün ışığını görebileceğim, renkleri ve çiçekleri
tanıyacağım. Rüyamda gördüm. Dünyada gökkuşağı diye bir şey varmış.. Onu çok merak
ediyorum.. Anneciğim, babacığım sizin yüzünüzü de göreceğim. Tanışacağız? . Mutlu
olacağız. Gülüşeceğiz..
24 Aralık: Kulaklarım daha iyi duyuyor artık. Anneciğim, senin kalbinin seslerini duyuyorum.
Benim kalbimin atışlarını da sen duyabiliyor musun? Hatta sesini bile tanıyabiliyorum. Sesin ne
kadar tatlı? Hiç duymadığım bir şey bu? Güzel ve sağlıklı bir kız olacağım. Kollarında
uyuyacağım, yüzüne bakacağım, o tatlı sesini dinleyeceğim. Benim için ninni de söyleyecek
misin anneciğim? Sen de beni özlüyorsundur mutlaka? Beni koklayacaksın.. Çok seveceksin,
değil mi?
28 Aralık: Anne burada bir şeyler oluyor. Doktor abla neden mutsuz bakıyor böyle? Sen acı
çekiyor gibisin. Kalp seslerin değişti? Sustun. Benimle niye konuşmuyorsun anne? Anne? Anne?
Anneciğim? Yüzümde soğuk bir şey hissediyorum. Anne, yüzümü parçalıyorlar? Anne bir
şeyler yap? Anne? Kolumu çekiyorlar anne? Canım yanıyor anne? Anne? Ayaklarımı parçalıyor
bu şey anne? Beni sana bağlayan damarı kopardılar anne? Anne kalbimi parçalıyorlar?
Anneciğim? Anne? Anne? An?
Ah! Kürtajınız ta-mamlandı hanımefendi. Geçmiş olsun! ..
Ömer Ekinci Micingirt
Kürtaj...
Rahmeti yuvanın mahzun bebekler
Tohumsuz toprağı düşünen var mı
Yavrusunu yiyer soysuz köpekler
Lime lime canlar insan davar mı
İfade pervazsız kuşkusuz hazin
Felsefe yapmayın rağmen yok halka
Karnında yatan kim değil ki sizin
Kim kimin sahibi zihnini çalka
Annenin karnından bıçağı alın
Vahşetin şefkati kestiği anı
Söner mi ahları büyük vebâlin
Ne acı histir bu çığlık zamanı
01.06.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Kütahya
Mecnundur toprağı yandı gelişti,
Aşk-ı Leyla sanki tenim Kütahya,
Şairler ozanlar, sende buluştu,
Ebruli güzellik canım Kütahya.
Şahin Ertürk beyden davetti bana,
Davete icabet saygıdır cana,
Şair Mehmet Uygun renk kattı güne,
Dalga dalga esti tenim Kütahya.
Göller bölgesinden geldiler gülle,
Sundular başkana edepli dille,
Sayın Zeki Çelik bize de yolla,
Mihrabım minberim fenim Kütahya.
Şair Şeyhi yazar şehre girişte,
Erenler burada şeyhlik bu işte,
Biraz hüzünlendim gece dönüşte,
Vatanım bayrağım kanım Kütahya.
Dinle Hayme ana öğüdün aldım,
Suskun Dumlupınar fatiha saldım,
Şahadet yağıyor hüzünle geldim,
Soyumun bestesi benim Kütahya.
Tarih Kütahya da Hititler burda,
Emek burcu burcu gözdeki nurda,
Porselen ebruli dağılmış yurda,
Nakış nakış sanki kilim Kütahya.
Suskun Macar Sokak evim ve han'ım
Burdadır Osmanlı Selçuklu canım,
Kütahya şerefim şöhretim şanım,
Mevlana diyarı hilim Kütahya.
Simav, Gediz, Emet şifa ocağı,
Burda Başkomutan dikmiş sancağı,
Dostluğu muhteşem ana kucağı,
Seni anlatamaz dilim Kütahya.
Antik Roma Kenti durur ayakta,
Sütunlu caddede yürür ayakta,
Şanlı uygarlığı görür ayakta,
Sevdalım yavuklum gülüm Kütahya.
Haykırdım Micingirt amfide şiir,
Şölen muhteşemdi bambaşka sihir,
Kütahya dualı efsunlu şehir,
Şeyhi Şöleni'nde yolum Kütahya.
Kütahya''2.Cİ ŞAİR ŞEYHİ ŞİİR ŞÖLENİ '' 24 Ağustos 2005
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş