Nikotin renkli gecelerini başkentin Bol izmaritli kül tablasına hapseyledim Az önce yüzümden bir köylü gülüşü uçtu geceye Ya da bir köylü ağıtı…
Sevgi sen Umut sen Özlem sen isen eğer Bekletme Aze…
hatırlıyormusun Aze ne çok istiyordun beni ağlarken görmeyi hüzünlensem şiir okusam…
sigara yakmak farz senin yokluğunda ben böyle değildim adamakıllı değişmişim bilmeden..…
bütün silahlarımı teslim ediyorum sana al işte…
Esmeyince esmiyor işte rüzgar Sesim sesine değecek diye... Şehrinde ağlıyorum işte gülüm…
yaralı yanlarımın isyanı adına yazıyorum bunları sana yarı ölgün bedenimin yaşama sebebisin oysa sen ırgat alınterinde şan, şeref, namus olan sen benim için ölümsün aynı zamanda…
yüreğim kanaya dursun sen bildirilerimizi dağıt kalabalıklara kalabalıklar umudumuz olsun…
rüyalarımızda kurşunlanmaktan yana söyleyeceklerim vardı sana dün gece yine geldin söyleyeceklerini söyleyip çekip gittin…
İç savaş sebebidir gözlerin Sen bilmezsin Göz göze gelince Bulut bulut çekilince içimden bir şeyler…
saçlarını tarıyorum İstanbulun, gözlerinden öpüyorum. bir tuhaf utanış bir garip güz şarkısı talanı…
Sırtındaki yaralardan mahkum edilen bir sendin bildiğim ve yine sensin 'ben mangal taşıyorum' diye sevinirken…
kelepçelerine takıldı özgürlüğüm gülüm ve ben bugün zalimim yani burjuvaziyim olabildiğimce inanırsan…
Rasathanelerin ölçemediği Depremler olur bedenimde Günaşırı bilmeceler cevapsız kalır Titrer her yanım…
beynim paramparça tanınmıyor yüzüm beni son gördüğünden daha çirkinim bugün yıldız kayar avuçlarımdan…
15 / 20 gösteriliyor