Mutluluk Fotoğrafı

C Cafer Turaç Cafer Turaç
0 Altın Yaprak
Meğer dostluklar da anayollara atılan bir çiçek demeti gibi hüzünle ezilirmiş Meğer sevgili kardeşim bu resimde oldukça mutlu görünmeliymişim ben Yanağımı bir kaynağa yaslarcasına tutmalıymışım karımın omuzuna Elim sana ait bir çaya şeker atar gibi tereddütsüz ve işlek olmalıymış Gözlerimde birşeyler infilak etmeliymiş; bir yıldız kayarcasına, bir suna Uçup gitmeliymiş ben gülünce(dudaklarımın genişliğince olmalıymış gülümsemem) Saçlarım itinayla öne düşecekmiş; yarlardan dökülen akarsuyun hızınca Karıma kırmızı güller sunacakken durup kalbimi dinlemeliymişim Avcısı bol bir ceylana yol gösterir gibi onurla durmalıymışım mesela. Bu fotoğrafta alnım kırşık olmayacak, ceketimin astarı çekmeyecekmiş kolumu Kişiliğimden, geçmişimden birşeyler yansıyacak, tıpkı kanımla suladığım Bir somun ekmeği gibi olgunlaşacakmış bu fotoğraf; bileğimde ödünç aldığım saat Yaban durmayacak ve elim bir kuğu boynu gibi zarifce inecekmiş aşağı doğru Oysa sen bilirsin sevgili kardeşim sen bilirsin kolumun birinin kesik olduğunu Saçlarım ne çok acılarla tarandılar kederden başka bir şeyler sığmıyor, sıkıntılar Hangi gözle çıkışsa yüzüm sonyaz gülleri gibi sararıp dökülüyor Ve yüzüm çocukları ölüme koşturacak kadar dokunaklı coşkulu değil. Karımın gözlerinden güvercinler havalanıyor, sırtımı dönüyorum duvara Tanrım! benim gözlerime ilişen karanlıklar! karanlıklar! karanlıklar! Karımın gül takacağı tutmuş karanfil diyorum ilk ağızda. Ve bu fotoğrafta süt satan bir adamın ilenci, kilim dokuyan bir kızın aşk pusulası Yer alacakmış bir öğretmenin yıkadığı çocuğun kızıl saçlarına taktığı kurdela. Sen düşte bir insanın aşkla sevildiği sahilleri anlatıp Dururdun, bayram yerlerini, peri kızını Toz torbasının altında iki büklüm bir hamalın kangal bıyıklarını Onlar da yer alacakmış sıtmadan ölen sevgili kızkardeşimin çığlıkları da. Karımın saçlarını örebilirmişim özgürlüğe kavuşmuş bir ülke gibi sakin. Ve konuşkan görünmeliymişim kıpır kıpır durmalıymış dudaklarım, omzum Ama yandaki masaya bir öfke koyuyorum görmelisin mutlaka. Sırılsıklam bir sevinci damıtarak yüreğimde damıtarak sevdiklerimi bir bir Ayağımın altında kayıp gidiyor hayat, değişiyor yeryüzü farkındayım Soluduğum hava göğsüme çarpan kötümserlik ve dünya, korkunç değişiyor biliyorum Değişiyorum değişiyorum konuk olduğumu herşey hatırlatsa da. Sevgili kardeşim bir ateş yalımı bir utanç yalımı sarıyor damarlarımı Sen bu hallerimi çok gördün yeleğine sarındım, ellerini tuttum, evinde yattım Sanki bu fotoğraf için konuşmaya çağırıyorum seni, mutlu olmanı ister gibiyim Bir mahkemede durur gibi durma, hüzünle bakarak alnıma, göz yaşlarıma ve dinle Şimdi beni hatırlayarak ilk kaçak tütün sardığımız o savruk ve güzel günleri Bugün hangi çiçeği ayartacağız bu kahpe hayata karşı” diyerek geçtiğimiz yollardan geçip Bugün hangi kuşa özgürlük verelim” şarkısıyla yürüyüp yanyana. Ve herşeyi hatırlayarak daha dinç durmalıyım bu fotoğrafta değil mi?

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.