Biz hep açık konuştuk. Gökyüzünden maviydi sözlerimiz. Sığ bataklarda değildik, kuşlar gibiydik, Uçarıydık. Gözlerimizde…
1917 yılında Tokat’ta doğdu, 20 Haziran 1997 tarihinde Ankara’da öldü. İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Liselerde ve konservatuarda edebiyat öğretmenliği yaptı. Milli Eğitim müfettişliği, İsviçre’de kültür ataşeliği ve öğrenci müfettişliği yaptı. 1976-1983 yılları arasında Türk Dil Kurumu Genel Yazmanı’ydı. 1940 sonrasındaki şiirimizin yenileşmesi hareketinde kendine özgü bir yeri vardır. Rahat anlatımı, içtenlik ve duyarlılığıyla ilgi çeken titiz bir şiir işçisidir.
Şiir
- Adamın Biri (1946)
- Rüzgâr (1949)
- Atatürk Kurtuluş Savaşında (1952)
- Yeşeren Otlar (1954)
- Süt (1965)
- Şiirler (1969)
- Türk Mavisi (1973)
- Sıkıntı ve Umut (1977)
- Yangın (1980)
- Bütün Şiirleri (1982)
- Güz Türküleri (1991)
- Bütün Şiirleri (1997)
Anı
- İçi Sevda Dolu Yolculuk 1986
Düz Yazı
- Şiir Her Zaman 1985
Ödülleri
- 1955 Türk Dil Kurumu Edebiyat Ödülü, Yeşeren Otlar
- 1981 Yeditepe Şiir Armağanı, Yangın
شعرهای Cahit Külebi
I. Çifte koştuğun öküzler, Senin kadar yorgun değil kardaş! Sen ki kış ve yaz düşünceli…
Kim esir değildir Kendi içerisinde? Akşamlar hey akşamlar!…
Akşam karanlıklarla sarmaş dolaş Sen de sarılmışsın yalnızlığına, Taksiler kurşun gibi gelir geçer Troleybüsler salına salına.…
Bir gece habersiz bize gel Merdivenler gıcırdamasın Öyle yorgunum ki hiç sorma Sen halimden anlarsın…
Edirneden Ardahana kadar Bir toprak uzanır, Boz kanatlı üveyikler üstünden uçar Ardahandan Edirneye…
Bir gemi yanaştı Samsun'a sabaha karşı Selam durdu kayığı, çaparası, takası, Selam durdu tayfası Bir duman tüterdi bu geminin bacasından bir duman…
O ki bardağa dökülen seraptır (Bal yoğunluğundadır, sıcaktır, ışıktır) O ki sabah erken bir bahçedir…
Bir damla deniz, işte görüp göreceğin Ey yoksunluklardan yola çıkan kişi! Altmış yıl yaşadın, altı günlük ne kaldı? Ne kaldı anılardan, acılardan başka?…
Bir halin var seviyorum Küçük ellerinden daha çok Bir halin var özlüyorum Sıcak dudaklarında yok…
Bir halin var seviyorum Küçük ellerinden daha çok Bir halin var özlüyorum Sıcak dudaklarında yok…
Yorgunsun, uzaklardan gelmişsin, Yitirmişsin ne varsa birer birer. Bir sağlık, bir sevinç, bir umut Onlar da nerdeyse gitti, gider.…
Ararat dağı anamın pişirdiği Çocukluğumda yediğim nişastadır. Yıldız dağı bir ekilmiş tarladır Mevsim mevsim yıldızların bittiği.…
işkence, işkence, işkence fakat boşuna, fakat beyhude işkencenin acısı değil bizi inleten bizi inleten devletimizin bu işe alet edilmesidir.
Cebeci köprüsünün üstü Karınca yuvasına benziyor.…
نمایش 15 از 84