Hüzünlü Heybe

C Canan Dinç
0 Altın Yaprak
Saatler hiçe vurdu Yüreğin perçeminden tuttu keder Yetim bir sessizliğe astı sokak lambalarını Bu siyâhî geceler Kapımda ayak seslerin var Gel hâneme cân köşeme otur Yakış bana , öylece dur Ses etme Tenhâyım Uyandırma, uzasın gece Sözlerim var sana adanmış Zemheride solmuş güller var yüzün gibi Ne çok yakıştın bana Ağaç beşiğim, beyaz kundağımdan sonra Ah, kehribâr yüzlüm Yıllar var ki sanadır şiirim sözüm Kahkahaların yırtmadığı bir yüzün Suskun dudaklarında konakla Aldırma , Fırtına dolmuş bu kadeh de Kırılır bir gün Ey ezeli burkuntu Gurbet türkülerinden ömrümüze dökülen Ayrılıkları emziren doğurgan sancı Her sabah yüzümüzü yıkayan bulut Sabrın gözlerinde ağlayan kırağı Ah,yakıtı hüzünle tazelenen bir kandilim Aslıma erdir beni Saz benizlim, sessiz dildâşım Ne zaman ırmaklarımı denizlerine bağlayacağım Daha kaç gece eğireceğim Titrek mum ışığında çaresiz Ah,bağbanı gülşene küstüren Ah, lâl olmuş dillerin hançeresindeki düğüm Alnımızdaki çizgilerin mahir ustası Şenlik dağıtan vakitsiz rüzgar Kervan kıran harami … Ey nice hünkarın fermanına başkaldıran asi küheylan Çöz artık çilenin yürek yıpratan düğümünü Çöle rağmen saltanatlı bir çadırdır kalbim Susuzluk dudakta ırmaklar içimizdedir Zulmet gibi bastırsın gece Ne gam..! Karanlık dışımızda nur içimizdedir Dağarcığı işgale uğratılmış Tozlu bir lugatın ahu zarıdır bu Muamma bir kelimenin uçurumundan neyi atsan Fail-i meçhuldür

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.