Tanbur Dinlerken

C Celaleddin Çelik
0 Altın Yaprak
Ruhum baharda inan, sabah oldu, bunu bil, Seni işittim şu an, gönül coştu be Cemil! Tanbur telinde mi ses, ağaç bedeninde mi? Yoksa vâkur kaplumbağanın sînesinde mi? Gökler inliyor mızrabınla, gözlerde hep yaş, Gökkuşağı yay olmuş, onu çeken nakkaş, Yağmur yağmur dökülürken nağmelerin bize, Dikilmek ne mümkün, hemen geldim ben de dize. El açıp arşın arşın, deniz deniz ıslanan, Koşup gelen akın akın, tertemiz yıkanan, Taşıp ilâhî nağmende kaybolan benim, ben! Ferahnâk da ben, tanburunun perdesi de ben! Bu sesler hangi âlemden geliyor, muammâ... Bir güzel âhû sesleniyor, işittim ammâ, Gölgesi Kaf Dağı'na vurmuş, hayâli bende, Tanbûrî'nin ey İstanbul, hatırası nerde? Parmakları mıdır, gözleri midir Cemil'in Ey Koca Sinan, minarelerin, kubbelerin? Süleymâniye semâyı işaret etmekte, Mesnevî'de Rûmî kötülüğü tüketmekte Cemil ile gelmiş ya bu âhenk, bu musikî, Galiba onu değil, kalbimi eritmekte!

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.