C

Cem Güneş

22 şiir

0 Altın Yaprak

1966 yılının ağustos ayında İzmir’de doğdu. Çocukluğunda Anadolu’nun çeşitli yörelerinde bulundu. Orta okul ve lise yılları ise ‘‘dünyanın en güzel bozkır kenti’’ dediği Ankara’da geçti. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde eğitim gören Cem Güneş, 1987 yılında Norveç’e yerleşti. O zamandan beri vatandaşı da olduğu Norveç’te yaşamını sürdürmektedir. Norveç dilini Trondheim’de kiliseye bağlı bir okulda öğrendi (1988). Yeminli çevirmen oldu. Norveç Radyo Televizyon Kurumu’nda (NRK) radyoculuk eğitimi gördü (1993). Aynı kurumda 1993 yılından itibaren yedi yıl boyunca program yapımcılığı yaptı. Programları NRK dış yayınlarda da yayınlandı. Pencere, Gerçek Edebiyat, bachibouzouck, şiir.gen, Tidssignalet, İmece ve daha bir çok dergide şiirleri yayınlandı. 1995’ten itibaren yedi yıl TRT Norveç fahri temsilciliği ve muhabirliği görevini yürüttü. Doğduğu vatanı ve ait olduğu ulus onun sonsuz sevgisidir. Türk dilinin yanı sıra, Norveç dilinde de şiir ve öyküler yazan Cem Güneş’in şiirleri lirik bir duyarlılığı yansıtan yoğunluklu içeriğiyle dikkat çekiyor. Yaşadığı tarihsel dönemi ve coğrafyayı zengin ve ironik bir dille ve temiz bir ustalıkla işlemeyi başarıyor.

Kutup Geceleri, şiir

  • Oslo'da Olay var, Öykü
  • Glassöyne (Norveç dilinde), şiir
  • Fosna'da Lacivert Sular, Öykü
  • On Bin Yıllık Aşk Deneyimi, şiir

Cem Güneş şiirleri

Arama yardımı

Biz insanız!. kaldırırız sabana vurulduk ya hayvandan farksız terimiz suladı toprağı, sürdük, ektik, biçtik. kaldırdık denizlere çıktık, ocağımızdan ayrı…

Polar köpeklerinin çektiği kızaktan indiğinde kararlı adımlarının nereye gidecegini biliyordu…

Düşünceler üstü boyutlarda güzelliklerin anlamı yok oluyor derinliklerden gelen boğuk nefesler hayat kadınlarının günlük konuşmalarına…

Bir acımasız ses..... cam kırılır gecenin sesi..... karanliklarda cam parçaları göğe yıldız…

Kıştı; gögün şavkında sert ve haşin birini arıyordu gözler tepeden tırnağa, havadan yaprağa…

Duygusallar her şeyi büyük anlarken acıları da görüyor Sense!... Dünya`ya gülüp geçiyor musun? sevdiğin, en derin uykuları bile uyandırabilen o kaba müzik...…

İki buzul çağı arasında yüksekten esen rüzgar yaşlı kadın açtı geçmişin sandığını tarihlerin toplanabildiği kağıtlar…

Yazın bahçe çiminde güzün camın dibinde kışın keşler ininde uzanırdı berduşlar…

Onlardan korkuyorum artık Onların güçten korktuğu gibi gücü gören gözlerin kamaşıp kaçtığı gibi…

Zamanı yakaladın hayatını yaşamaktasın yaklaşmak ya da yaklaşabilmek gibi bir yerde düşleri kovalıyorsun…

Sen dur buza güvenme gölde önce ben yürüyeceğim…

15 / 22 gösteriliyor

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.