Kendin için, bir mahkeme kursan da; Nefsinden, ne kadar uzak dursan da; Her celseyi, vicdanına sorsan da; Hükmünü vermeden, bir daha düşün……
1941 yılında Antalya'nın Serik ilçesinde doğdu. İlk ve ortaokulu Akseki, liseyi Bursa Işıklar Askeri Lisesi'nde tamamladı. 1962 yılında Kara Harp Okulu'nu bitirerek ordu saflarına katıldı. 1982 yılında, kendi isteğiyle Kıdemli Binbaşı rütbesinden emekliye ayrıldı. 1988-1993 yılları arasında TRT1 de her hafta yayınlanan “İnanç Dünyası” programında kendi şiirlerini seslendirdi.İlköğretim ve lise din kültürü kitaplarında birçok şiirinden alıntılar yapılmıştır. Cengiz Numanoğlu, müzikle yakından ilgilendi, harp okulu yıllarından itibaren, uzun seneler sahnelerde trompet çalarak, caz ve dans müziği icra etti. Bu arada Türk Sanat Müziğinde güfte ve besteler yaptı, bazı besteleri, bazı ünlü sanatçılar tarafından kaset ve plak yapıldı. O yıllara ait kendi okuduğu bir 45'lik plağı da bulunmaktadır. 1988 yılında Kur’ân-ı Kerîm’le gerçek anlamda tanıştı ve hayatı değişti. 1993 yılında hac farizasını yerine getirdi, kendini tamamen şiir kitaplarına verdi ve kalemini insanlardaki mânevi şuuru uyandırmaya adadı. Şairin en bilinen eserlerinden bazıları: Beytullah’ta ben, Daha Kur’ân Ne Desin, Esmâ-ül Hüsnâ, Naat-ı Şerif(O Gece Sendin Gelen) , Farkında Mısın? , Sana Yöneldim, Ya Kur’ân Ya Hüsrân, Secdeden Gayrı, Ey Azrâil…
1- Ölüden Mektuplar
- 2- Sana Yöneldim
- 3- Farkında Mısın?
- 4- En Güzel İsimler O’nundur. (Esmâ-ül Hüsnâ)
- 5- Hazreti Muhammed (s.a.v.)
- 6- Sabır Sınavıdır Ömür Dediğin
- 7- İnsan Doğduk Ama… Olabildik Mi?
- 8- Kur’ân’ı Kerim’e Sor Da Söylesin
- 9- Kur’ân’ı Anladıkça…
- 10- Beytullah’ta Ben
- 12- Nesine Güvenir Şu İnsanoğlu?
- 13- Cehâlet Yangını Kur’ân’la Söner
- 14- Ne Kadar Da Sabırlısın Yâ Rabbî
- 15- Bir Daha Düşün
- 15- O Büyük Mahkeme’de
- 16- Daha Kur’ân Ne Desin?
- 17- İnsan Olmak Bu Kadar mı Zorlaştı?
- 18- Kur'ân Olmasaydı Ne Yapardım Ben?
- 19- Kur’ân’da Şeytan
- 20- Yorumsuz (beyitler)
- 21- Kur’ân Şiirleri
- 22- “ ŞUUR “ (BÜTÜN ŞİİRLERİ)
Cengiz Numanoğlu şiirleri
Eğer, bilsen ki bugün, Son günüdür ömrünün... Neler yapardın acep, Nasıl geçerdi günün?..…
Ey Azrail !. Bilirim, bu sözlerim çok yersiz, Neden böyle ansızın, geliverdin habersiz ?. Ne olurdu üç beş yıl, önce haber verseydin, Hiç değilse rüyama, bir kerecik girseydin...…
Ey! Beytullah yolcusu, Ey! Fazilet zengini; Meleklere vermedi, Rabb'im senin dengini. Ah! Bir görsen yüzünün, o nûrâni rengini; Ne mutlu ki, en kârlı ticaret şimdi senin;…
Vefâsız dost için, yanma bu kadar; Nankörlük, beşerin hamurunda var.. Gördüğün yarayı, sen yine de sar; Kullar bilmese de, Mevlâ bilir ya...…
Arş'ın kubbelerine, adı nûrla yazılan, İsmi; semâda ''Ahmed'', yerde ''Muhammed'' olan, Yedi katlı göklerde, Hâk Cemâli'ni bulan, Evvel-Âhir yolcusu, Yâ Hazreti Muhammed.…
Minâreden bir salâ yükselince kuşlukta; Hazırlandı teneşir, camideki taşlıkta. Neler söylendi neler, gıyâbında bir bilsen; İkindiye kadar ki, bir kaç saat boşlukta...…
Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî; Aklansın.. Ölümün kara düşleri, Korkuları, umutlara döndürsün. Rahmetinle, her damlası…
İlim kapısında verdim yılları, Dinledim, ''Hâkk'' diyen âlim kulları, Sordum, Dost'a giden bütün yolları; Yakın yok dediler.. Secdeden gayrı...…