Secdeden Gayrı

C Cengiz Numanoğlu Cengiz Numanoğlu
0 Altın Yaprak
İlim kapısında verdim yılları, Dinledim, ''Hâkk'' diyen âlim kulları, Sordum, Dost'a giden bütün yolları; Yakın yok dediler.. Secdeden gayrı... Ne bağış yaptığın, vakıf listesi, Ne de alkışların esrarlı sesi. Günde seksen kere, berât müjdesi; Veren yok dediler.. Secdeden gayrı... Huşû tüllerinden, kanat açmaya, Bir lâhzada, yedi semâ geçmeye, Kevser şerbetini, elden içmeye, Ruhsat yok dediler.. Secdeden gayrı... Dedim: yıllar yılı gönlüm harapta, Devâ bulamadım, sazda şarapta, Bir yudum su verin, kaldım serapta; Pınar yok dediler.. Secdeden gayrı... Gördüm ki, insanın iki düşmanı, Biri kendi nefsi, biri şeytanı, Dedim: kuşansam mı kılıç kalkanı? Silah yok dediler.. Secdeden gayrı... Yaklaştım.. Süslü bir, mermer kabire, Belli ki zenginmiş.. Dönmüş fakire. Fidye var mı? dedim Münker Nekir'e; Meded yok dediler.. Secdeden gayrı.... Baktım.. Ay yıldızlar kalmaz zikirden, Var mı dedim sizde, şirk denen kirden? Dile geldi bütün, Kâinat birden; Biz de yok dediler.. Secdeden gayrı... Rahmet çöllerinde, rahlemi kurdum, Gözlerimde seller, vakfeye durdum, Safâ'ya, Merve'ye, Kâbe'ye sordum; Mîrâc yok dediler.. Secdeden gayrı...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.