Eş anlamlı susku..!
C Cengizhan Konuş
0
Altın Yaprak
"sustuklarınız...
öyle gri ki...
renksizliğin dibi tutmuş bu şehirde,
saygı duymamak imkansız...
renk körü olabilmeyi diliyor insan...’’
konuştuklarımı anlatmıyorum biliyorsunuz...
oysa siyah-beyaz'dım... şimdi dibi gri bir kuyuyum...
ve sizin yazdıklarınız bir şehirde durakları beklemeye benziyor.. gelen yok... giden çok...
direnmeli cümlelerle...
‘’dilsiz direniş mütercimi gülümsese de mi alaylı bakışlarıyla aynada?
duraklar...
inanmayin sakın...
eskisi kadar yolcu değil onlar...
beş parasızlar...
dahası...
kusacak mideleri bile kalmamış...
ahh o yaşlı kadın...
bir kez doğruyu söyleseydi
bu kadar derin almazdik nefeslerimizi...’’
direnişe, başkaldırıya bu kadar mı nefessizsin yüreğim...
bilboardlarda...afişlerde...yüzünde...
nefes alacak bir gülümsemelik zaman...
getirmiyor duraklar bekleyeni...
koş... dünde kalanda kalma yüreğim...
bu intihar avuçlarımda güzel...
"direniş...
bu kadar yıpranmasaydı avuçları zamanın...
belki inanırdım...
belki ağlardım yeşil gözlü intiharlarına o zavallı kuklanın...
ama geç...
çok geç...’’
geç, içime dokunmadan geç...
"ne varsa...
nefesimizi gülümsetecek...
ellerimizi üsütecek...
her ne varsa...
kıyamıyor hüznün içimizdeki bebeksi tenini incitmeye...
geçip gidiyor...
hiç dokunmadan...
usulca...
geçip gidiyor...’’
geçip gidiyor...
zaman... beni ve kendini eskiterek..
ellerim üşüyor...
ve ellerimi ısıtacak ne varsa...
geçip gitmeden...
bitme...
"ellerini ısıtacak her ne varsa...
dilini titretir sonunda...
inanma sakin...
buz tutar kirpikleri zamanın,
yıpranır her kelimede adın...
üsüsede tırnak dipleri acının...
sen yinede inanma sakın...
ellerini ısıtacak her ne varsa...
gelip dokunmadan kirpiklerinin kalanlığına
çek git... usulca...
sakın inanma...
aşk gibi dursada karşında...’’
üşüyor kirpiklerim...
tren istasyonlarında unutuyorum bakışlarımı...
bak ve gözlerini gör gözlerimde...
unutma...
bu şehir...
bu aşk...
ve biz...
seniniz...
git!
"trenler...
küflenmiş bakışların unutulmuşluğunu taşırlar...
hele birde...
unutulmuş bir kirpik düşerse rayların ölümcül yalnızlığına...
unutulmuş bir kirpik...
tek bir kirpik...
intihara terk edilirse demir kokusunun anlatılmaz kusursuzluğunda...
gitmeli miyim?
istasyonların gurur duyduğu kalabalığa sayısal bir veri olarak üstelik? ki başka neye yarar ki gidişlerim?’’
yalnız bakışların kalsın bu istasyonda...
trenlerde unut yan yana gözyaşlarımızı...
adın geçsin adımda, bu-ırak...
ya o şehirde olmalısın...
yahut yanıma sığmalısın...
yalnızlığımın tek kişiliğine sığmalısın...
git/me/sen..
olmaz mı...
"ya bir kirpik düşerse raylara son anda?’’
son an'a son bir ölüm çok gelmez...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş