Anla

D Deniz Yılmaz Alp
0 Altın Yaprak
Önce ateşler yaktım sonra külleri başında ağıtlar oysa nafileydi artık ateşi sancısına saklı yarasına armağandı yanmaktan korktum en çok bile bile çaresizce yanmaktan ki hala kaçıyorum kendimden nefes nefese kalıyorum …………….bu kentin ara sokaklarında yorgunca düşüyor yağmurlar ben hep ıslak geziyorum hep kendimize değil mi nankörlüğümüz sadece yorgunuz, kalkanlarımızın güç gösterisi, yanıltmasın her sokakta attığımız sevda nutuklarıdır …………….bizi yoran hiç beceremeyeceğimiz tutuştuğumuz ateşin kötü niyeti kadar ütopya yaşadığımız sevdalar bizi kıran oysa ay ışığında büyüttüm ben sevdalarımı günahlarımı da gece kirine buladım alnım 'ay'dan ak başım gökten asi sorayım dedim içime daha ne kadar kaçacağım diye düşersin dedi öyle düşersin ki dizleri kanar yüreğinin yardan çok sızlamaz yaraların o susar sen acırsın küller başında yakılan ağıt ateş için çok geçsin artık anla! ! ! ne yazık ki bir tek bu kente düşüyor gözyaşların geceleri kafana çektiğin yorganda kalır sırların sancın ettiğin dua kadardır anla kolay değil ateşin küle dönüşü kıvranışı en içten sen sadece uğurladığını sanırken ardından şehirler yanar aslında mendilini hala o …………….kızıl şafaklı göğe sallarsın

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.