Mecnuna bir aşk ver şimdi sevda kokan saçlarından Ellerini ayırdın ya bari selamını ayırma ondan Reyhan kokulu gözlerinle vurma onu canından Ve bak güneşlerini alma onun yaban koka…
Önce ateşler yaktım sonra külleri başında ağıtlar oysa nafileydi artık ateşi sancısına saklı…
buğulu camların ardında durma öyle ellerini uzat sesini ver olmazsa yüreğini…
Neydin sen? Gökten avuçlarıma düşen bir damla su muydun ki; ben sensiz geçen her günde içinde eriyip yok oldum! Bir rüzgar mıydın da, bir defa esip geçtin, yapraklarını döküp gülle…
Bir matem kokusu var gecede elimden çekme yarım kalır düşlerim eylül hüzne boğulur yoksa ruhumu al; ama bırak bende kalsın kalbim…
Ben her gece sana azad ediliyorum Duman duman oluyor gözlerim Islanıyorum... Ben sana azad ediliyorum…
kar taneli bir güne dolanıp gittiğinde kırıldı karanlığın aynaları bu ayrılık, yıldızsız gecelerden sıyrılan güz yağmurları getirdi…
Çığlıklar yolcusuyum bu şehirde Yakamozlar üşür, sığınır ceplerime Otogar köşelerinde unuttum adımı Kaç yıldız kaydı…
Çıkıp gelsen diyorum susacak tüm masallar ağıtları dinecek bağrı yanık annelerin toprağa su düşecek…
Sesime sesin savrulur Ve gözlerine savaşsız teslim ettiğim yüreğim yetim kalır Dokunsan, adresim olur ellerin…
kemani sesler ki miadı deniz mavi yol veriyor bize buğulu bir cam ve ardında saklı bir yüz…
Yüreğimden yüreğine doğru akar artık bu nehir Ellerimden ellerine Gözlerimden gözlerine Sırf senin için bir rüzgar oluyorum…
uzatsam ellerimi mevsimlerin ucundan kıyam olur, mehtabı kara bulutlar örter gökyüzü mat olur…
gelsen usulca dökülüyor yaprakları sonbaharın, bırakıyor kendini doğanın ellerine…
gelseydin kulak kesilecektim hep uzak kaldığım sesine ve her kelimeni…
15 / 38 gösteriliyor