Biliyorum Gidiyorsun

D Duran Güler
0 Altın Yaprak
Biliyorum gidiyorsun... Bu bakışlar, bu duruş yabancı değil bana. Ayrılık kokusu var bu odada. Ocakta unuttuğun sevdamızın kokusu var. Biliyorum gidiyorsun sevgili… Saçlarında ellerim gidiyor. Hatırlar mısın? Gözlerinin içine dalıp giden gözlerim gidiyor gözlerinde. Alnında dudaklarım… Biliyorum gidiyorsun sevgili… Yüreğim gidiyor yüreğinde; yıllar önce unuttuğum. Bu veda faslında, önceden kurulmuş birkaç cümle var gibi dudaklarında. Söylenmek için vakit kolluyorlar. N'olur sus! Konuşursan sanki bir parça daha kopacak bir yerimden. Yıldırımlar düşecek üzerime. Kapkara kesilecek bütün bedenim. Sus, n'olur sus! Konuşursan henüz sönmemiş bir volkanı harekete geçirecek sözlerin. Başımdan aşağı sımsıcak lavlar akacak yoksa. Biliyorum gidiyorsun… Sen giderken bile mâsumsun. Ve ben terk edilirken bile suçlu. Oysa bu aşk trafiğinde hiçbir kırmızı ışıkta duramadın sevgili. Hiçbir yaya geçidi bağlamadı seni. Bense her geçitte beni umursamayacağını bile bile, ardında bırakacağın ezik yüreğimi görmezden geleceğini bile bile, evet her geçitte bir kez daha "çarpıldım" sana. Acizlik mi dersin? Gerçekten öyle mi dersin? Değil sevgili. Bir anlamı olmalıydı binlerce çiçeğin bulunduğu bu gül bahçesinde bir tek gülde takılıp kalmamın. Bilmiyorum ama bir anlamı olmalıydı bence binlerce gülün kokusunu bir tek gülde aramamın. Oysa şimdi gidiyorsun… Ve kış geliyor… Dışarıda karla karışık hüzünlü bir hava beni bekliyor. Botlarım bekliyor metrelerce kalınlıktaki acılara gömülmemem için. Güzelliğini daha iyi görebilmek için evimin bütün lambalarını söküp yerlerine güneşi takasım gelirdi. Oysa şimdi yokluğunu görmemek için lambaları sökülmüş karanlık odalar bekliyor beni. Senin kokunun sindiği bu oda haftalarca havalandırılmayacak belki. Ben gözlerimi tavana çakıp içimden hep aynı cümleyi geçireceğim. Sen hep "Ben çayı demleyip de geleyim. " dediğin anla kalacaksın aklımda. Yüzünü tırmaladığım gecelerin acısı avuçlarıma dökülecek birer birer. Duvarımdaki yelkovan akrebe küsecek belki; göz göze gelmemeleri için bitmek bilmeyecek geceler. Bu aşkın sararmış dişlerindeki tortulara bakıp bakıp, yiyip bitirdiğimiz sevgimiz için iç çekeceğiz aylarca. Bir platonik aşığın sevdiğine yazdığı şiirleri her sabah isimsiz bir zarfta onun kapısının altından atıp kaçmasıydı senin sevdan. Onlarca mektubunu aldım, tonlarca sevgi yüklü. Ama hiçbirinin arkasında duramadın sevgili. Çünkü senin için birilerini sevmek âcizlikti sanki. Birileri için ağlamak âcizlik… Oysa kaç gece ıslak yastığında yumdun gözlerini. Biliyorum şimdi gidiyorsun sevgili… Eğer kirişlerini yıkmaya gücün yetecekse bu sevdanın; ardında dümdüz bir boşluk bırakabileceksen eğer, "git! Gerçekten başarabileceksen bunları, yanında götüreceğin umutlarımın, mutluluklarımın yanına acılarımı da al, kederlerimi de… Buralarda kapatsın vanaları belediye. Hüzün akmasın artık musluklardan. Gün olur da ihtiyacım olursa hüzne, durma gittiğin o yerlerde. Varsa oralarda, bir küçük kaba; varsa bir şişeye doldur, hüzün yolla buralara. Buralarda kapatsın vanaları belediye. Gidebileceksen eğer, istemiyorum; hüzün akmasın artık musluklardan

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.