Gidişin
E Elaman
0
Altın Yaprak
Seni göremediğim kalabalıklar dardır bana.
Gözlerinle buluşmadığın mekanlar tenha…
Dokundukça içime dökülen acımsın… Doyumsuz ağrıyan yaramsın sürmelim…
Bıraktığın günden bu yana, ısınmadı ellerim hala…
Gözlerim gülmekte zorluk çekiyor…
Gidişin ölüm, görüşüm ölüm oluyor…
Dermanını bulamıyorum, bu dayanılmaz ağrının…
Hüzün karası gözlerinde arıyorum kendimi,
Ak saçlarında gördüğüm rüyada,
Mutluluğun gözyaşlarında buluyorum, kaybolmuş beni…
Yıldızları gökyüzümle tanıştırıyorum Ağlıyorlar…
Birer birer gözlerime düşüyorlar…
Sonra bulutlar toplanıyor çehreme, Ağlıyorum,
Suya susamış toprak gibi ıslanıyorum…
Yıldızlar gibi düşüyor, bulutlar gibi yağıyorum…
Bu yitmiş gözlerimle, bu çaresiz bakışlarım,
Dayanamıyorum artık…
Dayanamıyorum…
Ben böylesine derin ıstırap görmedim.
Ve böylesine keskin bir ah… Perdeleri delip geçen bir feryat.
İşte bu hükmediliş bu bir devletin yıkılışıdır…
Bu tüm yanlarımın çıldırışıdır…
Bir halkın isyanı gibi uyanmış içerimdeki hüzün…
İpekli yollardan geçirdiğin gün gibi atılıyorum kan kokulu yerlere.
Sokakların rengi değişiyor ben adımımı atınca yollara.
Can ağrısı bu… Ahh..! Bu kara talih, bu kanı çekilmiş ellerim…
Ve bu bedenimin verdiği taşıması zor zahmet…
Bu bela gözler derinime sığınırken,
Bu kaçış isabetsiz bir kurşun gibi,
Sonuç vermeyen iki bilinmeyen…
Biri sensin diğeri ben…
Kuytularda yalnızlık işlerim yakalarıma…
İki kol düğmesindeki gibi…
Ayrı yolda ayrı yerde ayrı kolda,
Hasretle yağmuru bekler gibi bekliyorum gelmeni…
Gel de şu hastalıklı cümlelerime can ver…
Gel de bu gidişin sonunu belirle…
Gel de bu düğmeleri buluştur aynı kutuda, aynı yerde
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş