Adı ayrılık bu gidişin Bıraktığın yalnızlık Tutsağı oldu bir bekleyişin Yaptığın haksızlık…
Kendimi bile bile mutsuzluğa ittiğimi, gülerek söyleyebilirim. Zekice, deli olduğum izlenimini verebilirim. Huzurlu geçen bir günün gecesinde bile yalnızlığımla baş başa en hüzünlü dizeleri yazabilirim... Yalnızlığın hayal gücünü genişleten bir şey olduğu kesin ve belki de tek yararı bu. Akıl almaz şeyler düşündürebiliyor insana. Aşkta eşini bulamamışsan, bulamıyorsan, bulup da kaybetmişsen ve yerine kimseyi koyamıyorsan yalnızsın demektir. Yalnızlığını anlayacağın zamana kadar tuhaf şeyler yapabilirsin. Artık anlayacak kadar uzun ve sessiz zamanların olacaktır nasılsa ama bunu da başaramazsan delirebilirsin. Ki ben ilk kez duvarlarla konuşmaya başladığımda anladım yalnız olduğumu... Bu delilik bana yalnızlığın hediyesi... Bu hikaye, sevgiliye ve onun sevdasızlığına adanmış bir hayat hikayesi... Yaşadıklarımı yazarak başladığım bu yolculuğu, yazdıklarımı yaşayarak noktalamak olacak benimkisi... Emre AKTÜRK
Sevdasız Zamanlara Mahkumum
- Siyah Beyaz Yayınları - Eylül 2008
- "Aşk vazgeçmek için değil, sabretmek için yaratılmış."
Süslenmiş Ayrılık Kelimeleri
- Siyah Beyaz Yayınları - Mayıs 2011
- "Bana bir geliş borcun olsun. Sen gelmeden ölürsem, canın sağ olsun."
Emre Aktürk şiirleri
Unutmayı unuttuğum bu günlerde Aşkın unutturmuştu bana her şeyi Gözüm görmüyordu hiç bir şeyi Sayar olmuştum artık…
Uykularımı uyutup uykusuz kaldığım Kendimi unutup hayaline daldığım sevgilim Kalbimin gürültüsünden duramıyorum inan İlk defa sevilmenin korkusu içindeyim…
Artık ne duam ne bedduamsın Sadece adı kalmış yağmurlu bir baharsın Bütün gerçeklerimi alıp götürdün Bırak ta seni gördüğüm düşlerim bende kalsın…
Yıldızlara güneşin yasak olduğu Küçücük bir dünyasın güneşin her gün doğduğu Gözlerimin içinde gördüğüm sensin…
Hayatımdan son kez çıktığın o gün Bütün güzellikleri bir bir kuruttun Her şeyi bırakıp gittiğini sanma Beni benden ayırıp yolda unuttun…
Elleri her zamankinden daha soğuktu Bakışları eskisi gibi değildi, ürkekti O gururu o dik başı öne eğikti Yüzüme baktı deli gibi sevdiğim;…
Uyku tutmaz beni bu gece Sabaha kadar durur duvarda yüzün Sensiz bu koskoca şehrin Her yeri karanlık her yanı hüzün…
Karlı bir İstanbul akşamında Bir sokak lambasına sırtımı dayayıp Buz tutmuş ellerimde ellerini arıyorum Lapa lapa yağarken üzerime yokluğun…
Mısralarla anlatan ben değilim kendimi Kelimelerin anlamsızlığıyla yaşayan ben değilim Çoğu zaman hüzünleri Az da olsa sevinçleri…
Bir gün okul bitecek Ve o liseli çocuk bu okuldan gidecek Yıllar geçecek aradan…
Sevgisiz yaşanmış senelerimin Umudu sen oldun gidersen yıkılırım Yıldızı kaybolmuş gecelerimin Işığı sen oldun gidersen yıkılırım…
Hiç düşündün mü bu nasıl bir şey diye? Duyguları var mı aşık olur mu? Sahibinin sevmediği birini severmi? Peşinden koşup durduğun insandan nefret eder mi?…
Önce gözlerin söyledi gideceğini O an, bakmak istemedim gözlerine İnanmak istemedim sözlerinin habercisine Hüzünler vurmuştu o masum gülüşüne…
Hayat bir denizmiş demir attığım İyi gün dostuymuş dert anlattığım Susamış gönlümü yaşamla kanattığım İzleri kuytuda bıraktı beni…
15 / 31 gösteriliyor