Yargâh - I

E Emre Gökçe
0 Altın Yaprak
Yokluğundaki nefes almalara teşebbüs ettiğim tereddüt dolu can sancısı yığınlarındayım… Üç vakte kadar, kaldım… Telaffuzum lal, Kılavuzum kargaşalarla karılmış, Farzım misal, örneklendirilebilirim… Arzım masal, öykülerde anlatılabilirim… Canımı yaktın… Isıtıp tenini, Aydınlatabildin mi kara gecelerini? Aşk âminlerindeki ayrılık ayinlerine kâhin bırakan bir hain dirilteli beri yüreğin, Gözlerim apseli, Hep sensizliği aktı gördüklerime… Hapse girmişçe duruyorum içimdeki sen'de… Kastım var gidişine, Kasten düşmüşüm süsü verilmiş acı dergâhı içindeki yargâh kulübesinde; Yüküm sensizlik… Hüküm giymişliğimi soyunuyorum kiracı gibi gelip gittiğin kir ağacının dibindeki gölgesiz çürümelerde… Şimdi Zor döndürüyor sesim dilimi dediklerime Sesimi utanıyorum sana, Seni tanımıyorum alfabedeki harfler arasındaki yabancılıkta Yutamıyorum içtiğim suları olmayışlarındaki Arbededeki darplarında… Güne gün ekleyerek, eksiliyorum…

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.