İstemsiz Uyanışlar.. /3
E Engin Badem
0
Altın Yaprak
Lanet olsun dedi adam, lanet olsun.
Yüreğimin bu son durağından, böyle inmemeliydim.
Böyle bırakmamalıydım onu orada bir başına.
Öyle mahsun, öyle çaresiz, öyle perişan,
Bırakmamalıydım dedi adam...
Kaldırdı gözlerini, çatılmış kaşının altında,
Bir biletçiye baktı, bir o yaklaşan istasyona.
İçinde kabarırken mavi okyanusları,
Küçücük yalanlar söylemeliydi kendine.
Yutkundu,
Bugün de akşam olur mu be usta.
Geçer mi dedi zaman.
Lanet olsun dedi öyleyse, lanet olsun bu devran.
Ağır ve düşünceli adımlarla yürüdü biraz,
O gün unuttu saymasını merdivenleri.
Simitçiyle konuştu, selam verdi komşu dükkan çırağına
Sonra bir gazete aldı büfeden, bir de cigara.
Gitmem gerekiyor diye düşündü,
Yağlı tulum ona,o yağlı tuluma bakarak.
Bir lanet olsun daha koptu dilinden ağlayarak.
Aksayan bir yanı vardı sanki,
Sevmiyordu bu şehrin gündüzlerini.
İstasyonlarını, biletçilerini.
Toparlandı biraz, bir yalan uyduruverdi patrona.
-İzin almam gerekiyor usta,
-Kızım biraz hasta da.
Tabi dedi patron,
-Git bu gün izinlisin.
Yan dükkanda sırdaşı Veli ustaya koştu,
Usta dedi,
-Verir misin bu gün arabanı bana?
-Şey dedi izin aldım kızım hastada.
Tabi dedi Veli usta tabi,
-Al anahtarlar şu dolabın rafında.
Eve gitmeliydi, bir yalan da eşine söylemeliydi.
-Şey hanım hastayım bu gün biraz...
Nerden bilsin düşündeki güzelin,
İnip de gözkapağına ağır ağır gözlerini kapatacağını,
Nerden bilsin o yılların ustası,
Bir hemzemin geçitte uyuyakalacağını.
Nerden bilsin güneşin bu kadar tatlı, bir cama yansıyacağını.
Nerden bilsin uykunun dua kadar gözlerinde var olacağını.
Uyudu...
Görmüyordu üzerine gelen o koskoca treni.
Gördüğü bir güzelin düşünde ışıldayan teni.
O ara bir ses duydu, bir kıyamet koptu
Gözlerini açtığında yanında kırmızı şalıyla,
Hani o mahur bakışıyla,
Hani çıldırtan dokunuşuyla, bir kadın buldu.
Hoş geldin dedi kadın hoşgeldin...
Üzülme dedi artık hiç gitmeyeceksin.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş