Bütün gece seviştiler Kilere giren iki çocuk gibi Şarap içtiler ağızlarından…
17 Haziran 1952’de Ankara’da doğdu. İlkokula Eskişehir’de, Dumlupınar İlkokulu’nda başladı. Ankara Cumhuriyet Lisesi'ni bitirdi. ODTÜ Mühendislik Bölümü'nden ayrıldı. İstanbul'a yerleşti, yaşamını gazetecilik, redaktörlük, çevirmenlik ve editörlük yaparak sürdürdü. Politika gazetesinin sanat sayfasını yönetti. Bir süre çalışmalarını Gümüşlük Akademisinde sürdürdü, şiir atölyesi açtı. İlk şiiri “Issız Gül” adıyla Yeni Dergi’de yayımlandı. Aynı yıllarda Yeni Dergi, Militan, Sanat Emeği gibi dergilerde şiirleri ve çevirileri yayımlanmaya başladı. İlk şiir kitabı En Son Çikan Şarkılar'ı 1980’de yayımlandı. Bu kitabı, Giz Dökümü (1989) ve Bitik Kent (1995) izledi. Bitik Kent ile 1996 Cemal Süreya Şiir Ödülü’nü kazandı. Federico Garcia Lorca, Konstantinos Kavafis (Barış Pirhasan’la) , Pablo Neruda, Z. Herbert, Guillevic ve Catullus’tan (Çiğdem Dürüşken’le) yaptığı çeviriler kitap olarak yayımlandı. Antolojiler hazırladı. Oktay Rifat, Can Yücel, Cevat Çapan çizgisinin günümüz şiirindeki deltasıdır.
En Son Çıkan Şarkılar (1980)
- Giz Dökümü (1989)
- Bitik Kent (1995)
- Federico Garcia Lorca, Konstantinos Kavafis (Barış Pirhasan’la)
- Pablo Neruda, Z. Herbert, Guillevic ve Catullus’tan (Çiğdem Dürüşken’le)
- Şiir Defteri
- Dizeler (2001-1973)
- Bütün Şiirleri / Gaius Valerius Catullus
- Toplu Şiirler (2008-1973)
Ödülleri
- 1996 Cemal Süreya Şiir Ödülü / Bitik Kent
- 2009 Behçet Necatigil Şiir Ödülü / Toplu Şiirler (2008-1973)
Erdal Alova şiirleri
Burada Bu bahcede Gokyuzu. Gunes. Ve ben.…
Güneş son kez baktı kızıl anahtar deliğinden (o muydu dışarda kalan, biz miydik?) sonra eyvallahı çekti mor bir tebessümle gök geçirdi sırtına eflatun kaftanını…
Her şeyin yüreği vardır. Toprağın yüreği tohumdur acı acı çatlar.…
En eski arkadaşım Gazel ateşleri yakarken güz günleri Taşınmadan evini süpüren bir kadın gibi Gel, derin öfkeyle girelim kışa…
Kötü bir bahçıvan Nasıl titrer de diktiği çiçeklerin üstüne Öbürlerini unutursa Ben de yer beğendireyim derken…
Sağanak yağmurlar gibi ağlamak istiyorum Ağlamadığım bütün ağlayışları Kokuları ağlamak istiyorum Tuzu, ölümü, karanlığı…
Fırlatıyor iğnelerini kaktüs kadın Sarınca bir erkek kokusu tuz çölünü…
Suda kendine bakıyor su Saçlarını çözüyor sonra, Dudaklarını boyuyor, gözlerini…
Ak kağıda geçirirken şu kara-yazıyı biliyorum yine bir acemilik etmedeyim.…
Böyle, diyordu, işte böyle Bir şehrayin çıkardım Ben her yalnızlığımdan Güne dönen bir hayal gece…
Midyecimin tablasında kamyonumun aynasında seni gidi plastik çiçek sonsuzluk duygusuna…
Bir bulut kaynar dünyamız üstünde ölüm serper bayramları yağmur sevmeyen çocuklara…
Ben bir cüceyim küçük bir yanlışı doğanın çocuklara anlaşılmaz büyüklere gülmeceyim.…
Işık kökleri büyük gizin Bir çakıp kaybolan Öfkesini yıkayan mor Gövdesi sonsuzluk…
15 / 22 gösteriliyor