Türküsü Yanık

E Erol Çankaya Erol Çankaya
0 Altın Yaprak
Yüzün hep öyle gülümsüyor gibi Vesikalı bir resmi sarıyor gönlünü dolduran kasvet Cigaran bir usturuplu duruyor Dudağının kıyısında Gömleğinde Kurumamış bir ter parçası Tütün kokusu sinmiş, hücre kokusu Velhasıl yalnızlık bıçak gibi parlıyor belinde Tenin yanık, Bıyıkların kararmış Aklın dağ koyaklarında, arkadaşlarında. Sen şimdi yaralı bir ırmak gibisin Usulca vadiye inen bir türkü, bir akşam gazeli Dudağın hep böyle umursamaz Gözlerin kanlı Ellerin tarihte coğrafyada Bir halkın coğrafyasında, dağların fabrikaların. Bıyıkların kararmış Saçların kısa Ama unutma. Bak yeniden fışkırıyor sakallar Dünkü matruş çenenden Bunu gör, Sular gibi süzülüyorsun akşam voltalarında Bir küfür sanki tespih çekişin bile Ranzanda bağdaş kuruşun, dünyayı dinleyişin Sessiz, öfkeli bir çığlık hepsi Toprağı dinleyişin mektup yazışın Annene seslenişin Hitabın Beynine musallat olanlarla boğuşurken çektiğin çile Şöyle bıyıklarını burman bile Tadına doyumsuz haklı erkekçe bir küfür Demem o. İlk ter çoktan düşmüş mavzerine toprak kabarmış Yel vurmuş kar inmiş, güle bozmuş silahının kabzası.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.