Ah Mazi

E Erol Gürcan
0 Altın Yaprak
Beni, Açlığına yenilip Ekmek karnesinin son yaprağı gibi Kesip çıkardın ya hayatından O günden beri, Ağır dönüyor çarkları zamanın. Hüzün bandralı O hayalet gemi Çıkmıyor karasularımdan Kum saati sensizlikler, Tüketti beni. Yine kapattı yüzüme kapılarını İstanbul Ah…Ölsem Şimdi ben, Baltalimanı'nda Söndürülmüş bir fener. Senin için sarhoştum Üstüme üstüme kapatıldı Tekmil kadehler Anıların Müslüman Yeşili, Loş ormanlarında Sığındığım Neftî bir çınar gölgesi Ah, mazi Teşrin Kamer bin üç yüz kırk yedi Yaz geceleri Mastika, midye dolması, ut, sandal Karcihar köçekçeler, körfezde kahkahalar Sonra Mirasyedi geceleri teyellediğimiz Yorgun sabahlar Mazi, Levanten birahanelerde buluştuğum İkindili kızım Yeşil erik tadında Çabucak seviştiğimiz Yasak kokardı, dudağımda Nerdeyim, Nasılım, Kiminleyim şimdi ? İçimde döküyor her bahar Korku Çiçeklerini Yıl bin dokuz yüz yetmiş yedi Gün isteme benden Yer, Madam Rozalie'nin Buhurdan kokulu evi Ve ben hep Perme perişan giriyorum odama Köşesine yaslanmaktan emekli Kırık dökük bir Rus piyanosu Sararmış tozlu notalar Şunlar, bunlar Bir arya düşmüş yerlere Karışmış gazellere Ve senden bana Verem rengi bir mektup Köşesinde yeni yazı bir not "Cumartesi iki otuzda bekle" diyor Hafta yedi kollu bir şamdan Tarih yok. Sonra, Diyorum ki kendi kendime İşgâl Kuvvetleri gibi Yalnızlık Sarmış içimdeki İstanbul'umu Bu zalim kararsızlık Bir gün, geldiği gibi gidecek İçmesem şu sigarayı Gurbet içime çökecek Ah mazi Şimdi siyah beyaz bir film şeridi Taş plaklardan sesleniyor anılarıma Yorgun, uykulu sesiyle Hafız Burhan Dersaadet'de Sabah Ezanları Fena Halde Leman Yaraya Tuz Basmak için Henüz uyumamıştır Attila İlhan Mermer bir mabetteyim Soğuk. Vakitsiz girilmiyor Yasak. Çirkin ayakların yıkandığı Kırılgan tavırlı şadırvan Başımı koyup uyuyacağım Şuralarda bir yerlerde Bir Sezen Aksu şarkısı bulsam Yıl bindokuzyüzdoksandokuz Yazarken ne kadar uzun Yaşarken Yanıp sönmesi bir yıldızın Sular ne kadar soğuk İstanbul ne çok yabancı Şimdi ben Ahırkapı önlerinde Hacizli bir gemi Artık git bile demiyor Kibarlığından İstanbul Yoksa Böyle beklemek ayıp Oysa Gideceğim limanlar kayıp Atakoğlu Fahir Bey Bir SÜRGÜN bestesi yapsan Sen, Parmak izi bırakma yeter Çalarken piyanonu Ben de mazimi çalsam Zamanın müzesinden Çalınır mı, çalınır …Ah Mazi

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.