Şafağın Kızı

E Eylül Gökdemir Eylül Gökdemir
0 Altın Yaprak
Şafağın kızıydı O Kızıl düşlerin yansımasından dökülen Deprem tarihinin en şiddetlisinin En yıkıcısının yaşandığı Günlerden arta kalan Herşeyinin hiçbir şeyi! ! ! Şafağın kızı... Şehre gece çökmüş Elimde ziyası sönmüş bir fener Yıkıntılar arasında gezinirken Beynimin tüm radar sistemi alarmda Bir iniltiye hasret kulaklarım Ümitsizce sesleniyorum boşluğa Orda kimse var mı? Duy beni Şafağın Kızı Duy Allah aşkına... Çağlayanlar kükrüyor yüreğimin Çılgın akan ırmaklarında Uçurumlarından düşerken umutlarım Damla damla Kayalara çarparak parçalanıyor Sessiz hıçkırıklarla Bir ses, bir nefes... Hala dolaşıyorum viranelerde Umutla... Şafağın kızı Ne olur beni bırakma... Köpek seslerine karışan gecenin Eteklerine yapışıyorum Bir avuç yıldız serpiyorum gökyüzüne Bir avuç umut... Tam ensemde bir nefes duyar gibi oluyorum Sırtımdan aşağı inen Buz gibi terler ayak uçlarımda... Şafağın Kızı öldü, diyor Öldürdünüz onu unutma! ! ! Hıçkırıyor şelaleler Irmaklar boşalıyor Tüm tabi afetler yola çıkıyor Dolu dizgin Tabiat isyanda... Şafağın kızı Ne yaptık biz sana Allah aşkına............... ...............................//................................ Umutların tükendiği yerde yeniden bekleyiş başlıyor... Gelir misin, Bir Yudum Sevgi Verir misin?

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.