Bir Acem Kavalı

F Faruk Civelek
0 Altın Yaprak
içli bir ezgi kalmıştı kulak dibimizde ve kaşık seslerinden süzülen çayda çıra şimalden peygamberler ütopyasına yuvarlandığımız iki iklim arasından başak veren o harmanda çorak toprakların töre mezarlarında ağlaştık yıldızlar iris kesilirdi gözlerimize katıksız yer sofralarından doyardık kahkahandan söz düşerken sazımın bam telinden güneşi yorgan çekerdik üstümüze korkardık... kekiklerden misk-i amberlere katardım kokunu bana kapanırdı o zaman kirpiklerin sen nefretli ellerin kızıydın beline bağlı kuşağa yazılı idi kaderinin seceresi bindallı içinde yanardı güzelliklerin oysa ben sessizce askoroz'a katılan bir dağ deresi çok zamanlı yollarda Asur aşırı yırtılarak düşerdi gözlerinden sanki o bulanık hengame de soyluca ben kapkara bir denizin koynuna sokulurken usulca asi bir üvey evlat gibi tepemizde sallanıp durdu ya vurgun yemiş çocukluğumuzun celladı acımadan vuracaktı ecel tellerine tarumar kapanacaktı senin gözlerin karıncalar bile yas tutacaktı zamansız kapanan kirpiklerine Aras'ın sığ sularında bile soğumadı buğday tenin ben kuzeylerinde donuyordum sen'in.. yangın gözlüm.. bir acem kavalından içiyor seni özlemim

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.