Karşı Dağdaki Divane

F Faruk Civelek
0 Altın Yaprak
bahtının rengi gibiydi toprak,buralarda güneş senin ellerinde kandil dururken sadakat ipini yine sen doladın maşuğun boynuna ben pusmuş seni bekliyorum yokluğunla fırtınalı gecelerde kıvrılıp küçülüyorsun soğuk yatağında çocukluğunu üstüne örterken dualarından adım sızarak sıyrılıyorum dudaklarından hatıralar bir bir aklından geçerken sebepsiz kavgamızın bir ucu göğsümde mızrak duruyor bir ucu senin suskun dilinde şiirlere düğümlü ne zaman çözülecek bu buz dağı ağustosun yangınına randevumuz körü körüne belirsin artık bir yerlerden gökkuşağı çaresiz fethine hazırlanacağım yine gözlerinin yine kellem koltukta zorlayacağım dudak burçlarını senin yüzünden gece saplanacak cesedime hasretim yıkayacak sokaklarını bana baktığın zamanlara kurarken çilingir soframı yanak bozkırlarında bağdaş kurarak dargınlığımı nehirlere doldurup boca ediyorum fesleğenleri çiğniyorum kokusu sana benziyor diye ay ışığını içiyorum aslında sana o kadar yakınım ki duyar gibiyim iç çekişlerini gördüğün o çoban ateşini harlayıp karanlığı sabrımdan emzirenim arala artık perdelerini karşı dağda ki divane benim

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.