Siyah Ve Karanlık

F Fazıl Hüsnü Dağlarca Fazıl Hüsnü Dağlarca
0 Altın Yaprak
Kur’an okurdu babam bazen Galiba Kadir gecelerinde Onun inanmış sesiyle biz çocuklar Daha küçülürdük odanın en uzak bir yerinde. Müteessir olurduk kışı gören kırlangıçlar gibi, Garip sadalarda hiçbir şey anlamadan. Henüz mektebe giden ablam, bilgiç bilgiç: ‘Arapça’ derdi, nefesiyle o zaman. Arapça. Uzak karanlıklarda, Siyah ve lâmba sönmüş gibi… uzar. Ve çocuk kalplerimizi mâtemiyle kaplardı Meçhul ölülere âit mezarlar. Arapça’dan nefret ederdik, lâkin, Okşardı babamın okuduğu şey, muhayyilemizi. Korkudan ve hayretten bir yeni dünya içinde Muhakkak ki iman zaptederdi bizi. Bir sesten sonra muhakkak bir başka ses gelirdi, Ama nasıl başka, anlatılmaz. Babamın sonsuz âhengi arasında Olurdu yaşamalar daha az. Ve olurdu vücûdumuzdaki tarif edilmez çocukluk, Nedense, daha uzun. Uyanırdı karanlık hücrelerde, Bütün yâdigârlığı, ruhumuzun. Ve babamın nefesleri yavaşlardı, hep aynı seslerle, Tevekkül ve akıl dolu gelirdi bize, her taraf. Babamın elleri büyürdü ve büyürdü babamın ellerinde

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.