F

Fevzi Günenç

84 şiir · 1940 —

0 Altın Yaprak

ÖZYAŞAM ÖYKÜM Yaşam ve ölüm iki gizemli şey… Düşünürüm hep, Ne zaman doğdum, bebekliğimi, çocukluğumu, gençliğimi ne zaman yaşadım? .. Ne zaman yaşlandım? Ne çabuk oldu bütün bunlar? .. Özellikle ölüm çok şaşırtır beni. İnsanın kendi kendine bunca emek verip mükemmele yakınlaşmasını, güzelleşmesini sağladıktan sonra birden bire yok olup gidivermesi akıl alacak gibi değil. Doğuma da şaşarım ama ölümün aksine harikulade bir şeydir o! .. Ben 1940 yılında, şıra zamanında Gaziantep’te doğmuşum. “Doğduğum yer güzel bir kent” demeli miyim? Bence kentler tek başlarına güzel değildirler. Kentleri güzelleştirenler insanlarıdır. Eğer ayrıldığınız bir kentte bıraktığınız güzel insanlarınız varsa… Yeniden buluştuğunuzda onlarla sevgiyle kucaklayabiliyorsanız… İşte o zaman, o kent güzeldir. Otuz yıla varan gurbet yıllarından sonra yeniden doğduğum kente döndüğümde. Sayılamayacak kadar çok insanla kucaklaştım. Günlük bir gazetede onları yazıyorum şimdi: Benim Güzel Gazianteplilerim… Yazdıklarımın sayısı 200’ü aştı. Bir o kadarı daha var sırada. Ne mutlu bana, karşılaştığımda, görmezlikten gelmedim hiç bir dostumu. Sevgiyle kucaklaştım hepsiyle de… İlkokul öğretmenliği, matbaacılık, gezgin gazete satıcılığı, gazete bayiliği, kitapçılık, taksi şoförlüğü, bakkallık, muhasebeci yamaklığı, kahvecilik, bir güldürü gurubunda metin yazarlığı, tiyatro oyunculuğu, gazete sekreterliği, gazete sahipliği, yayınevi sahipliği, öykücülük yaptım. Çocuk oyunları, çocuk öyküleri, çocuk romanları yazdım. Üç çocuk oyunum Devlet Tiyatrosu sahnelerinde oynandı. Yüze yakın oyunum radyolarda seslendirildi. “Bu Yayınevi”nin yarışmasına katıldığım kahramanımın adını taşıyan yayımlanmış bir öykü kitabım var. Aynı kahramanın yaşamından bir kesitle, TRT ödülü aldım Bu seriden 10 çocuk romanım da basacak yayınevini arıyor. Ödüller aldım bu ara. Beni en çok sevindiren TRT Dizi Çocuk Filmi Senaryosu ile Orhan Kemal Öykü Ödülü birincilikleri oldu. Yayımlanmış kitaplarımın sayısı 20’ye ulaşıyor: Yayına hazır 50 dosyam daha var en azından Milliyet Gazetesi Yayın Gurubundan 1992 yılında emekli oldum. Beş kez evlendim. Halen dulum ve yalnızlığımdan memnunum. Günde 16 saat yazarak, okuyarak, hayatı izleyerek ve kendime emek vererek yaşıyorum. Hala yazabildiğim ve yaşadığım için sevinçliyim. Bilemiyorum, bakalım daha ne kadar sürebilecek bu sevinçlerim. FEVZİ GÜNENÇ

  • Şiir: Ben Seni Çok Seviyorum (1960)

Çocufk Öyküleri (10 Kitap, Onur Yayınları, 1982)

  • Öykü: Gül Dokurdu Gözlerin (1989, Edebiyat Gazetesi Yayınları)
  • Işık Olsun Yolumuza Anısı (1990, Edebiyat Gazetesi Yayınları)
  • Aman Esin Geliyor (Güldürü Öyküleri, (1991, Edebiyat Gazetesi Yayınları))

Çocuk Öyküleri: Kıvırcığın Serüvenleri

  • Benim de Annem Olur musun?
  • Çocuk Oyunları (kitap) : 1, 2, 3 ve 4
  • Bir oyunum Gaziantep Şehir Tilyatrosu Sahnesinde, üç oyunum Devlet Tiyatroları Sahnelerinde oynandı.

Radyo Çocuk Oyunları

  • Elliyi aşkın oyunum Ankara Radyosu Çocuk Saatinde yayımlandı.

Sahne Çocuk Oyunları

  • Ali Babanın Bir Çiftliği Var
  • Akıl Dağtılırken Sen Neredeydin,
  • Yine Yıktın Perdeyi,
  • Kral Çıplak Ankara Devlet Tiyatroları sahnelerinde oynandı.

Dergi ve Gazetelerim: Martı (Aylık Sanat Dergisi 1958

  • Yavru Kuş (Haftalık Çocuk Gazetesi,1966)
  • Olay (Haftalık Siyasi Gazete, 1959)
  • Kurtuluş (Günlük Siyasi Gazete,1968)
  • Halkın Sesi (Günlük Siyasi Gazete,1973)
  • Ortam (Günlük Siyasi Gazete,1979)
  • Eylem (Günlük Siyasi Gazete,1980)

Dizi Yazı: Benim Güzel Gazianteplilerim adlı yazı dizimin ilk bölümünde 100 anım Gaziantep Olay Gazetesinde

  • İkinci Bölümdeki 130 anım Zafer Gazetesinde yayımlandı. Dizinin yayımını sürdürüyorum.
  • Dosyalarım: Yayına hazır olan 1991 Orhan Kemal Öykü Ödülü birinciliğini kazanmış olan 'Hep Ağlattın Öyle Onu' adlı roman bütünlüğündeki öyküler kitabım100'e yakın roman, öykü, oyun, çocuk çocuk romanları, çocuk öyküleri, çocuk oyunları dosyalarım var.

Fevzi Günenç şiirleri

Arama yardımı

Öldün mu, yaşıyor musun bilmiyorum gül yanaklım dağ dağ, çöl çöl, dere tepe arıyorum ören ören.…

Ninni yavrum, ninni uyu uyu da çabucak büyü büyü yavrum büyürsen neler alacağım sana...…

Ada kule oda oda her odasında yaşanır ayrı bir sevda… Bu ad yakışmadı hiç sana Adakule…

Çıkıp geldi o kara gün ansızın karanlığın geldi çıkıp içinden bir vardın bir yoksun sevgili çocuk adını sulara, rüzgâra yazdım.…

Şu Şile'ye bakın hele Gözünün bezine bakmıyor da Kendini Şili sanarak Hem kendini hem bizleri üzüyor…

Babama şiir yazamadım hiç ben sanırım yazsaydım hoşuna giderdi açıkça söylemese bile bilirdim bizi uyuttuktan sonra her gece…

Baban ne yapıyor, diye soruyorlar bana/uzakta Ortadoğu denen oralarda, savaşta, Irak'ta? .. Babam geleceği için o ülkenin çocuklarını öldürüyormuş...…

Basma, bastığın Kaldırım sergisindeki o kitap bir yazarın ertelenmiş gece uykularıdır.

Bekle, dedin.. bekliyorum yıllar geçti balıklar ne zaman kavağa çıkmadı mı daha…

Keşke bir terazinin iki kefesi olsaydık karşı karşıya olurduk en azından Konak ile Karşıyaka gibi... Anadolu Hisarı'yla Rumeli Hjsarı gibi…

Dün Fatih Mollahasanuşağı Mahallesinden F. A. adlı tinerci bir çocuk Alleben Köprüsü'nün altında ölü bulundu. - (Gazeteler) Doğdun Fatih, doğduğun gün…

Benim de bir annem vardı benim annem değildi sade bütün oğulların ve kızların annesiydi o, ülkemdeki hatta dünyadaki bütün çocukların annesiydi belki……

Bu dünyada cehennemi yaşadım Avunabilsem ya "öbür dünyam cennettir" diye Ne gezer… Para pul yok ki hayır hasenet edesin…

15 / 84 gösteriliyor

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.