Bunalım Halleri 2

G Gökhan Sunar
0 Altın Yaprak
Çolaklı’da, oturduğum evin salonundayım. Karşımda adeta bir hayal görüyorum. Biliyorum, hayatımın sonbaharındayım Heyhat! Gülümseyeni, kimdir seçemiyorum. Gelen Azrail olsa, ben boynuna sarılsam.. Beni dosta götür diye ona yalvarsam. Hayat bir su olsa ve ben onda ayılsam, Kabahat benim değil onu sevemiyorum. Cesedim cansız halde, yere uzanıverse... İsteyenin olsun dünya! Gördüğüm hep boş tasa. Öldüğüm gün sevdiklerim uğramasınlar yasa. Kurtulana ağlanır mı? Artık bilemiyorum.. Ama ne yazık ki; karşımda duran hülya.! Hakikate kör oldum, gördüklerim hep rüya. Hasret kaldı gözlerim mezardaki uykuya... Taşımdaki Gökhan yazısını seviyorum. Izdırapla sarılmışım.. Kalp, kalp değil sanki soba.! Bir pireyken dev oldum, sığamıyorum bir kaba. Bana ilim ana oldu, inancım ise baba! Başka aileye evlat olmak istemiyorum. Bir tad alamadım dostlar..! Bu dünya hayatından. Zakkum tatlı olsa gerek, acı dünyanın tadından. Hep görürüm rüyamda: Azrail iner atından, Ruhumu kabzeder. Ve... Ben cennete gidiyorum. Ey Allah’ım! Bu Gökhan’a birazcık merhamet et! Ve Sen dışında hiçbir şeyden istettirme medet. Sırat üzerinde, ya şimşek kıl ya da roket..! Ne yapayım? Yunus kadar cesur olamıyorum...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.