İnsanlık Hali
G Gülay Sağlıcak
0
Altın Yaprak
Ben kara bir lekeyim.
Ucu açık kurşun kalemlerle
büyüyor kimliğim…
Bazen,
Tahta merdivenlerle tırmanıp çatıya,
içimi
Yere bırakmak istiyorum.
Parçalanışında içim
Bu kez acı çekmeden,
Titremeden ellerim,
Hani yabancı birinin
içiymiş parçalanan
ve ben
herhangi biriymişim oradan tesadüfen geçen,
bulunduğum yere nezaketen
üzüldüm demeye gelmişim de,
çekilip şöyle bir köşeye,
tahta sandalyede,
ağzımdan çıkan sensizlikle,
tırmandığım merdiven basamaklarını
içime boyamak istemişim.
Bana ağır yaralar,
kalıplaşmış yasalar,
inkar edilmiş yalnızlıklar,
yüklemeyin…
Giderek büyüyor kamburum…
Yıllar evvel bir gün,
eski bir kütüphane yangınında
el değmemiş
bir kitap rafında,
unutulmuş satır aralarında
yakılmıştı içim…
Susarak biriktirdiklerim
sarsılarak bedenimi esir alırken,
geciktiğim onca şey varken,
kendime yetemiyorken
ve
kendimi yeterince yıpratabiliyorken,
belki de son kez,
bu kez son
diyerek;
göçüyorum içimden h/içime...
Zamanı var diyorum…
Zaman/sız bitiyorum.
Zaman geçse diyorum…
Zaman geçiyor fakat ben yerimde hala uygun adım yaşıyorum.
Bu ateşte bereket var!
Taze yürekli, hanım efendi,
sade bir kış renginde bu bahar.
Turkuaz rengi dalgalar
neşeyle bahçemize yamansınlar.
Tek celsede boşansın bu acılar !
Turkuaz dalgaların ellerinden
tuttuğun gibi vur yüzünü kışa…
Ateşe dön sonra yüzünü,
korkma!
Ateşe değsin sözün…
Ateşin söylediklerine ise
aldırma…
Yoksa yanar iki cümlelik özün…
Yokluğuma zincirlenmiş
alazlar gibi artık ağrıların,
sen gittiğinde ben bitmiştim.
Ve varlığın her şeyken bende,
dünyanın dimağında yok oluştun en fazla…
Sağır ve kör bir gezegende
Etrafındakiler senin için
için
ağlar diye düşünme…
Herkes hangi yöne yönelttiyse acılarını
sen de kaderi düzeltme.
Aklındaki
oyun oynuyor sana,
kalbindeki
nasırlaştırıyor seni…
bırak aklındaki oyun oynasın sana...
bırak kalbin nasırlaştırsın seni…
bir düşün geçmişi,
senden önce bu yolları geçenleri,
hangisi sen kadar sefil,
hangisi sen kadar ağlak bir ketum…
Bu sonu ben yaz(a)madım; bıraktım size…
Yalnızlığıma yordum
içimde türlü karmaşalar,
deliliğe vurdum
yer altında toplu intiharlar…
Yüzümü ikiye böl;
Birine ağla, diğerine söv!
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş