Ölüm Gülümser Bize

G Gülgün Aydın Altıok
0 Altın Yaprak
TOPRAK kokardın Koklardın.TOPRAĞI Koklatmazdın! Oysa ne çok sevmiştim seni, Ne çok sen kokmuştum.. Korkmamıştım senden, Sen koktuğum gibi... Sen olduğum gibi. Korkutamamıştım kendimi! Ölüm değil, Yaşamdı yüreğindeki. Ucuz şiirlerdi yazılanlar Günü batmayan pencerelerin kenarlarına asılıydı duvaklar... // Oysa ne çok ağlardı Deniz, Kendine akan nehirlerde... // ...................................................................... ................ Bir ekmeği paylaşır gibi, Aynı lokmayı çiğner gibi .paylaşılmalıydı Gün, Güneş, Ve tomurcukları gün/eşi/n/in Oysa, Oysa… Sen aylara tutu/l/n/ur Bırakmazdın yıldızlara.kendini. // Umursamamış sanmıştın hayat seni! Oysa ne çok yanılmışsın. // ...................................................................... ................................................ Aç kalırdı sevdam, Yüreğim aç kalırdı. Anlamaz, Anlatamazdım Anlamazdıı Tanrım! Hiç okumayacağın şiirler yazardım sana Ve o şarkının melodisi, Hep …….. aklımda. Bak bana Ama Sakın ,ağlama! Aklıma düşüyor yine kabus karanlık rüyalarım Ve acıtıyor yine Bölük pörçük anılarım Bu KARABASAN. Bu saklı bahçe Bu gizil yüz Bir gün sana gülümserse, UMURSA! ...................................................................... ...................................................................... .. Koklatmazlık Duyamamak ve hissedememek ve yokluk, DOĞA'NIN alacaklı olduğu bu dünya, Korkutuyor beni! Düş alacaklıları kabuslarımın baş köşesinde şimdi. //Başka çocuklar, başka yerlerde ağlardı. Umursar mıydın?// ...................................................................... ...................................................................... ....... Kendi sesinin fısıltısında saklanır, Her gün yeniden doğardın öfkende Söz yoktu ve konuşmazdı sessizlik. İşte tam delirme zamanı der, deliremezdin Biçare! Ölüm gülümserdi yine bize* Saklardın kendini,kendinden Ve her gün, yeniden acıtırdın! Kendini. Belki de haklıydın. Çoktan borç aldığın gülümsemeleri Saklardın, Kimeydi bilmezdim... ...................................................................... ...................................................................... .... //Ben oyun bilmezdim ki… // ...................................................................... ...................................................................... .... BEN BİLMEZDİM! Hayatı,acıyı,susuzluğu,açlığı! Bilmezdim ki kalp atışlarını bir kavağın ya da nefessizliğini bir kurbağanın! Bilmezdim!!! Sadece kendinle Sadece ömrünle, geçmişinle, Geleceğe sakladığın gizil yüzünle vardın , Okuyamadım, Okuyamazdım… Yine kokular çağırıyor uzaktan, Yine sessizlik akıyor damarlarımdan Ve intihar çağ/r/ı/m gelmiş sanki, Geçiyor zaman.... ...................................................................... ...................................................................... ... Kimsesizliğini mi saklamıştın, Bir güvercin gibi, Kalbimde ? Ya da salıncak iplerinin gıcırtısını? Çocuksuz, Kahkahasız...... Bir umudu mu saklamıştın bende? Herhangi bir mevsimde... Çocukluğunu? Kalbinin yarısını? Dişlediğin elmayı , Bende mi saklamıştın? Kimsesizliğimde, Karabasan düşlerimde Beyaz örtülere mi sarınmıştın? Kimsesizliğin kimsesizliğimde saklıydı biliyordum Güvercinler uçuruyordum avlulardan. ÖZGÜR'/LÜĞ/ 'E, hasretine, sana Çiçekler yolluyordum. Dokunamıyordum! ...................................................................... ...................................................................... ... Ben ,Toprak'a teslim, Ben Deniz'e hasret Ve bir akbaba başucumda....! Gözlerim nehir, Billur bir ırmak yakıyor canımı! Kızıl bir gü/l/n/ akıyor damarlarımda Ben; tomurcuklara Ben; Toprak'ta doğana, Toprak'la doğana Aşık... Aşık güvercinler havalanamıyor,kanatları kırık kKmsesiz,viran avlularda nöbet tutuyor ışık Gözleri kan çanağı bulutlar uğulduyor kulaklarımda. Alışmak bana göre değil ... Yağmur ağlıyor gökyüzü , gözlerim sağanak. Bir fısıltı çığlığında söyle, Söyle.... Başka nasıl anlatılır, eskitilmiş bu rüya? bu ayrılık,bu kabus,bu aydınlık? ...................................................................... .................................................................... //Ömrünün kısa olduğunu bilmediğin yapraklara, Hoyrat bir aşkla sevdalı, aşık!tım ben...// Nefessizliğimde Aşkın ne alçak olduğunu düşünüyorum! Sıcağın soğukluğunda değil, beyaz soğuğun ışığında, Isındığını düşlüyorum! Kar/dan/dan /adamlar/ geliyor aklıma! Üşüyorum. ...................................................................... .................................................................... Kan kırmızıdır günler, Güller ve yalnızlık ve ölüm; kırmızı! Ölüm ki gülümser,* Ve bize sadece , Ona gülümsemek düşer. Bilirdin, TOPRAK ağlar, DOĞA ağlar, SU ağlardı KAHKAHALARLA VE SEN, ONLARIN DÜŞÜNDE GÜLÜMSERDİN HEP! Ölüm bize gülümserdi* Payımıza gülümsemek düşerdi, yine. Kahkahalara boğulurdu ayrılık! KARDELEN' de… ...................................................................... ...................................................................... .... //Ben; Habersiz bir palyaço gibi …!!!!// Öyle sanırdın özlenilen ÖZGÜR'LÜKLERİ Ve sözüm yetmezdi geceye, Ağlardım. Kınından çıkaramadığım kılıcımla kaç kere vurmuştum kalbime, Ölememiştim. Ağlayamamıştım kan kırığı gözlerimle. Durdurulamamıştım! Ölememiştim Tanrı'm! Öldürmek yazmıyordu sözlüğümde. Dibine ışığını vasiyet etmiş bir mum gibiydi ömrüm, Anlamamıştın. Seni son karanlıkta sevdim. Karanlıkta Karanlıkta Karanlıkta.. Kabusta!!! //Ve DOĞA'nın düşlerinde buluşacak sevgimiz...// ...................................................................... ...................................................................... .... Yutkundu, huzur buldu düşün! Huzur buldu düşüşün Kardelen'inde, Toprak'ında, Yediveren güllerin DOĞA'sında… Uyku huzura sarındı, rüya içinde.. Ben ;katıksız ve kalabalık bir hayatın düşünde… Saklım güneşti! Saklıydım güneşte! Kalbinin en boş yerinde, Kurbağa misali Hücreme asılı Seni bekledim hep, Yalnızlıklar içinde… Uyuyamadım... Sen! Sev… Eskilerden kalanı, Eskitemediklerini… Yine de doğuyor güneş... Sonra,çok sonra uyuyor.... Ve hala karanlık… ...................................................................... ...................................................................... ...... Yediremiyorum kendime ve aşka yenilmişliği. Yalanlar kaba saba , Öfke hoyrat! Ah ne güzeldir aslında bugünü yaşamak! Ama, Unutamıyorum! Kışı,beyazı,karı ve sıcağı.. Utanmıyorum! Ben, Senin içinde.... Ben; hasretin kıyısında unutulmuş çocuk! Ben seyir defterinin yırtılan sayfası, Kayıp! Unutamıyorum… Unutulmuşluğu, Ne zor şey, sonradan hatırlamak mutluluğu! Şimdi orospular süpürüyor huzuru! sokaklardan Adımı unutmuş marşları, Aşktan, aşkımdan, kılıçlardan kalan yadigar kanı. Üşüyor çöpçüler!!! Yorgun. Yorgun Ve sürgit bir düş intihar ediyor bir rüyanın cibinliğinde, Gölgesi düşüyor, Tam da yüzüme… Bir güvercin havalanırken gökyüzüne, Gözleri ben bakıyor tarifsizce.... //Her vapur düdüğünde Her çocuk gülümsemesinde Ya da tomurcuklanan her çiçekte, Bilmesen de Yine sen vardın!// *GLADIATOR 27 ekim 2010 Çarşamba

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.