Çınar Ağacı

G Gülseren Onay
0 Altın Yaprak
Bir çınar ağacıydı, Denize inen caddede tek başına.... Önünden geçerdi kalabalıklar Karışmak isterdi aralarına Çılgın delikanlılar, Sevgilileri yanında Son model arabalarda, Kollarına takılmış plaj çantaları Kentin dedikoducu kadınları.. İki acemi aşık ellerinde bir çakı Kazıdılar gövdesine yaşadıkları aşkı.. Canı acır mı hiç düşünmeden.. Aldığı yarayla hatırlayı verdi birden O kökleri derinlerde bir çınardı... Rüzgarlardan dinlemişti Öyküsünü başka bir çınarın; Beyazıt meydanında. Bir çok beden can vermişti dallarında.... Şükretti, O bir çınar ağacıydı Denizden inen caddede tek başına... Yapa yalnızdı,ancak; Dalları kentin kuşlarına yuva olmuş, Çocuklarına salıncak... Gölgesinde oturmuş bir şair Söyle yazıyordu; 'Sadece çınarlardır tarihe sancak...' O bir çınar ağacıydı, Başında esen yeller Kavak yellerine benzemez, Civan bir delikanlıydı Bileğini kimse bükemez... Akşam çökünce kentin üstüne Kaybolurdu bir bir gölgesi kalabalığın, Uzaklaşırdı atılan şen kahkahalar, Hüznün sancısı çökerdi derinden Sarı,yeşil yapraklı dallarına.... Kimse duymazdı hıçkırıklarını. Sabahın erken saatinde, Kimse umursamazdı Yapraklarındaki çiy çiy göz yaşlarını Koca çınarın.... Bir çınardı Denize inen caddede tek başına... Bu yıl mı yoksa geçen yıl mı? Kutladı yarım asrı bulan yaşını.. O bir çınar ağacıydı Özündeki hüzünlerle kemirilmiş, Bir çınar ağacıydı Müebbeden önünden geçip giden Mutlulukları seyretmeye mahkum edilmiş...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.