Yüzünden bir harf düştü, kış bastırdı Okuyamıyorum seni, uzaklar çok pahalı Bilet bulamıyorum, kar çok seviyor ağaçları Senin saçlarını, dudaklarından bir öpüş…
1951 yılında Konya'da doğdu. Akhisar Lisesi'ni bitirdi. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu (1974) . Çevirmenlik, Sol ve Onur Yayınları'nda düzeltmenlik yaptı, Milli Kütüphane'de çalıştı. 1980 yılından beri yurtdışında Berlin'de öğretmenlik, yayın yönetmenliği ile uğraşıyor. Şiirleri Adam Sanat, Atika, Çağdaş Türk Dili, Gösteri, Milliyet Sanat Dergisi, Oluşum, Türkiye Yazıları, Varlık, Yeni Biçem gibi dergilerde yayımlandı. Yurtdışında Parantez ve Şiir-lik dergilerini yönetti.
Kurşunî Bir Siperde (1980)
- Bizsiz Gibi (1983)
- Gece Düşleri (1985)
- Aşk ve Minyatürler (1989)
- Düşkuyusu (1990)
- Siyaha Elveda (1993)
- TaşI Sula (1998)
- Kanun Hükmünde Şiir (1999)
Ödülleri
- Orhan Murat Arıburnu Şiir Ödülü (1991)
- Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü (1996)
Gültekin Emre şiirleri
Düzeni bozuk suyun aynasında kayboldun Dururken ömrünün baharında dimdik O zalim o uzaktan gelen dalgalar Yüzüme kazıdı seni, yazgıma doğdun dupduru…
Bir bulmacanın tam göbeğinde Yargısma küsen iki bilinmeyenli Bir denklem gibi upuzun duruyorum Ayakta talan edilmiş halk ormanının…
ÇINLAMA'dan BEŞİNCİ GÜN…
Durdum, yüzüm bayram yeri yoksul kalabalıklar albümü Dilime yağmur yağınca sevinirdim, Toros’lar üşüyünce Yaz gelirdi, çiçeklenirdi dilim babam elimden tutunca Kim ne diyebilirdi k…
Güneş mi sallıyor dalları Dallar mı tutunuyor günışınlarına Salınan bir ömür mü akşama Dökülen sıva bekler mi ustaları…
Dolu nasıl dolar 12 on ikiden nasıl vurulur Boş nasıl boşalır…
Rüzgarı bırak çıksın dışarı Gir içeri kapat kapıları dağlar dinlensin Çıkar anıları kutulardan ömrün inlesin…
gece düşleri alır götürür beni sığınmacı akşamların hüznüne - ne çok şey anlatılır ya da anlatılmaz baskının direnmeye davetine…
Göz yaşlarımın rengini söyle bana baba Uzağı kendine yurt bilen Hep yanında taşıyan ölümünü Benimkini de…
Ağaca soruyorum, suçlu kim? Merdiven, diyor Gök yumuyor gözünü…
Sessiz, at başı bir yarış, uçuran uçurum Geliyor köşe kapmaya ilkyaz durun İşliyor içki insanın en kuytu yerine, vurun…
Pencere Açar gizini ele güne dönüp sırtını incir Kıpırdamaz yerinden, kıskanır kokusunu…
Zıpkını gördüm gök gürledi, sık sular şıkıdım şıkıdım ovdu yüreğimi Mimledi hayat beni, olta bayram ediyor, deniz ölü çöl ve gül durgun Şaşkın günler yol soruyor batık işaretlere,…
Biliyorum antolojilerde yok yerim Biliyorum ben henüz gölgedeyim Boşuna kesiyorum ben okuduklarımı Alnımdan damlayan terleri siliyorum…
15 / 20 gösteriliyor