Kaybedilmiş nesil
G Gürhan Gürses
0
Altın Yaprak
Çayı kıtlama içen bir toplumun
Aşkı kıt kanaat yaşayan çocuklarıyız.
Bu yüzdendir mahcubiyetimiz
Bu yüzdendir yere bakmamız.
Art niyetimiz yok inanın bize
Boyuna ince iş düşünmemiz
Bundandır sadece görmemezliğimizdendir
Çıplak bir bacağı yahut kolu görünce
Ağzımızın suyunun akması çeşme misali
Abazalığımızın tavan yapması doymazlığımızdandır
Kalın ve kapalı bir geçmişin çocuklarıyız
Hava almayan ve özgür olamayan
Konuşamayan ve konuşturulmayan
Ve hep ‘Sus sen çocuksun
Aklın ermez bu tür şeyler e’ diye hapsedilen
Çarşıya çıkınca ‘Aman evladım sağdan git’ diye rotası çizilen
Bir yere gidince ‘Aman çocuğum ulaşınca ara’ diye takip edilen
‘Kimseye karışma sakın’ diye tembihlenen bir neslin çocuklarıyız
Dışlanan horlanan ezilen bir nesiliz öyle tuhaf bakmayın bizlere
Bizler de bilirdik gezmesini eğlenmesini
Ve tam olarak da olmasa hani yâri yarım öpmesini
Bizler de bilirdik sevmesini sevilmesini ve aşkı meşki…
Yapmadıksa bütün bunları bilmediğimizden dolayı değil
Aldığımız terbiyeden dolayıdır
Siz yine inanmayın buna kanmayın bana
Yargılamayın bizleri sakın hüküm vermeyin hakkımızda
Haksızlık edenlerden olursunuz hakkı gasp edenlerden…
Masumuz hepimiz bir kuş yavrusu gibi
Bir kış uykusu gibi ağırız ve hazırız ayağa kalkmaya
Haykırmaya ‘Bize karışmayın!’ diye.
Çiğnedi sakızı yemenisinin üzerine koyan
Büyüklerinin yanında yemek yemeyen
Konuşmayan ve ayak ayaküstüne atıp oturmayan
Bir devrin çocuklarıyız mahcubiyetimiz bu yüzdendir
Asla ve asla kızmayan kimseyi eleştirmeyen
Kötü olmayı göze almayan
İşim düşer umuduyla haksızlığa ses çıkarmayan
Kendisine yapılmadığı sürece hiçbir yanlışa itiraz etmeyen
Haklı da olsa susan bir neslin sessiz ve sakin çocuklarıyız.
Arkadaşın manitasına yenge diye hitap eden
Mahalledeki kızlara bacı gibi bakan
Her saat futbol konuşan ve aşkı mektupla yaşayan yaşatan
Ve elindeki somunu ortadan ikiye bölüp paylaşan
Cebindeki üç kuruşu hesaplamadan çay ikram eden
Nevi şahsına münhasır bir devrin çocuklarıyız
Plastik topun peşinde naylon kramponlarla koşan
Siyah beyaz filmleri hasretle arayan
Soğanı ortadan ikiye kırıp cücüğünü yiyen
Ve ağız dolusu küfreden bir neslin çocuklarıyız
Kınamayın asla bizleri, sınamayın bizleri
Kuru ekmeğin üzerine tereyağını bir sürme gibi çekip
Üzerine toz şekeri bolca boca eden
Ve en büyük mutluluğu bunda bulan
Kanaatkâr bir neslin savurgan çocuklarıyız
Mahallenin namus bekçiliğine soyunan
Kavgaya gözü kara atlayan üstü başı toz toprak içinde kalan
Kafasında kırığı kolunda çiziği bacağında sıyrığı olan
Sigara izmaritiyle hava atan bir neslin çocuklarıyız.
Aynı tasta su içen aynı derede yüzen
Aynı takımı tutan aynı tabakta yiyen
Aynı mekâna takılan aynı espriyi yapan
Birbirinin aynı olan insanların çocuklarıyız
Farklılık beklemeyin bizlerden
Biz bu ülkenin çocuklarıyız
Ülkesine dil uzatıldı mı deliye dönen
Bayrağına yan gözle bakıldı mı kafayı yiyen
Sağ olsun sol olsun, doğusu olsun batısı olsun
Kutsalına ters söz söylendi mi kükreyen
Bir neslin boşlukta kalan çocuklarıyız.
Bizler bu ülkenin kaybedilmiş nesliyiz
Bu yüzden hor bakmayın bizlere…
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş