Ey Puşt!
S
0
Altın Yaprak
onun gökyüzünde kanatlı canavarları var
benimse patlıyor kulaklarımda bombalar
onun yüzünde kaybedilmiş çocuk gülüşleri
benimse gözlerimde çaresizliğin hüznü var
bu ne nara!
bu ne kılıfına uydurulmuş özgürlük şarkıları böyle
bu nasıl baş ki dünyaya hüküm sürer
bu nasıl kan ki bürümüş gözleri böyle
ey puşt!
haydi söyle
gözbebeğinde asılacak
daha kaç insan portresi var
bugün insancıllığımı alıp
bir köşeye sakladım
bugün ruhsuzum
ve katil duygulara sarılıyorum
bugün hayvanlığım üstümde
bak nasıl da akıyor salyalarım
bugün
bir sen oluyorum
bir de sen gibilerden
önce alıyorum seni elime
bir güzel soyuyorum çırılçıplak
sonra getiriyorum tasmayı
takıyorum boynuna
bak işte bununla da yetinemem
demiştim insancıllığımı bir köşeye sakladım diye
hazır tırnaklarımın etoburluğu tutmuşken
koparıyorum etini pincik pincik
yediriyorum dişi köpeklerine
kuduruyorlar
doymuyorlar
başlıyorlar kendi başlarının etini de yemeye
biliyorum
ve bekliyorum
birgün
birgün çıkacaklar
eti yenmiş başsızlıklarıyla
af dilemek için
insanlığın huzuruna
dinle
dinle beni karnı büyük ey aç gözlü
her ne kadar
sen ve sen gibilerden oldumsa da bugün
insancıllığım kaybolmadı saklı
şimdi gider alır
koyarım onu yeniden yüreğime
ben sen olamam
korkma
soldurmam çocuk gülüşleri
ve karışmam masum çocuklarına
çünkü benim yüreğimde
dağ gibi
imanım ve merhametim var
işte farkımız burda
anladın mı?
anladın mı beni ey puşt!
*********
Hoşt! Desen korkacak coni köpeği,
Elleri bağlıya atar köteği,
Halâ öptürüyor el ve eteği,
Puşt'un utanacak yüzü mü olur!
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş