Eylüldü. Gökyüzü, kül renkli bulutların kucağında inliyordu. Rüzgârın dudağından ikram edilen hüzünlü bir musikiyle, Veda raksına duruyordu ağaçlarda emanet gibi duran yeşil.…
Gece Yarısı Gece yarısı… Saat bire çeyrek var. Pencerenin kenarına yığılmış şehrin parıltılı aldanmışlığına aldanmaktayım.…
Tadında Bırak Ayrılığı Ben hala seni ilk gördüğüm o andayım. Hala o yağmur sonrası, toprak kokulu akşamdayım. Hala rüzgâr saçlarınla oynaşmakta…