Seyduna ve Şahrud

H Hakan Yeşilyurt
0 Altın Yaprak
tarihten iki ayrı coğrafyaya damlayan iki ayrı yürekte durmadan kanayan seyduna'yla şahrud yüreklerin akarken bıraktığı izi birbirlerinin gözlerinde aradılar. yoktu. iki iklim farkıydılar ne zaman göz göze değseler yangın çıkmayacak denli uzaktılar. yalnızca aynaların dökülen sırrına yansırdı üçüncü bir kente düşmüş suretleri şahrud gökyüzü geliniydi. yüzüne bulut inse dolardı masal gözleri. bir solukluk rüzgarda bile usul usul kanardı gelincik bedeni. seyduna yeryüzü cehennemi. ölüm, çağrılı uçurumlarda sınardı sevdasını yalnız ufuk çizgisinde buluşurlardı, onu da güneş günde iki kez ateşe verirdi. iki iklim ayrıldılar. “ya şahrud!” dedi seyduna “gözlerime mermi diye sevdanı sürdüm. ardına bakma, gözyaşımla vurulursun. su gibi git.” şahrud'un yüzüne keder mayın gibi durdu. ve zaman gözlerinin su yeşilinde kuruldu. hüzün bir buda heykeli gibi çırılçıplak, yüzlerine oturdu. rivayet odur ki, şahrud vardığı denizlerde hala seyduna türküleriyle uyanmakta, seyduna, şahrud'un gözlerinden kalan masalla yaşlanmakta.)

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.