Titreyen alevinde aşkı eriten mumun Gölgesinde üşüyen zavallı aşık benim Güneşin avucunda yangına dönen kumun…
Leylicân elimi tut! Tut elimi Leylicân! Yorgun ayaklarımı taşımaz oldu dünya Bu serzeniş bu feryât kök salmaz mı ruhuna? ...Her kalem ayrı hançer gıyâbımda kırdığın…
Ey sükutumun saklısında aşikar sevgili! Ey gölgeler düşmüş yüzüme al, gönlüme ar sevgili! Ey çölllerinde gezdirip güneşiyle yakan! Ey çaresizliğe meftun edip her haline razı bıraka…
Yırtılmış yüreğimde kanayan dil yarası Paramparça hayatım iki dudak arası Ah benim ferasetsiz basiretsiz sevişim…
ey esaretgahım! şunun şurasında ne oldu ki avcuna bırakalı kalbimi... ne kadar vakit geçti ki kök saldı sarmaşık... hem daha mahmurluğu yüzümde dünyaya gelişimin...…
Gelmeyin üzerime çekin gözlerinizi Ne sevgi istiyorum ne merhamet,biliniz! Verimli topraklara ekin sözlerinizi Efsunlu listenizden varlığımı siliniz!…
haklısın... Evet O herkes değil... Herkes O olamaz...…
Al beni avucuna geri götür ey zaman! Kanadına gönlümün gam değmediği ân’a! Bilmezsin aşk denilen zehir nasıl da yaman! Bir bakış ömür boyu dert çektirir bu câna…
Her şey yüzüstü Gün düştü Dudak düştü ve ben…