Aruza Veda

H Halit Fahri Ozansoy Halit Fahri Ozansoy
0 Altın Yaprak
İlk hasretiyle gençliğimin ilk elemleri Ey paslı tellerinde gülen, ağlayan aruz Ey eski dost yâd edelim eski demleri Madem ki son sadânı dağıtmış, yorulmuşuz! Anlat alevli bir çölün üstünde ansızın Billur sesinle hıçkırarak doğduğun günü. Binbir diyarda binbir ilahi güzel kızın Anlat nasıl terennümün inletti gönlünü. Neydin gönülde, şimdi ne oldun zavallı sen Hıçkır benim de bari bu son gizli nalemi. Timsalin asumanda ziyalarla işlenen Bir pembe gül mü, yoksa bir altın piyale mi? Akşam gruba karşı tüten bir buhurdanın Hüznüyle şahit olma nihayet zevaline. İran yoluyla Zühre tâcın, nağme kervanın Şâhane geldiğin gibi şâhane git yine. Biz şimdi başka bir ahenge bağlıyız: Aşk sazıyla geldi erenler bu meclise Yalnız bugün senin gibi ölgün sadâlıyız Zira bu saz da parçalanır gülmek istese. İncitmeden rübabını insafsız ellerin Zalim temaslarıyla zamanın sitemleri Ah ayrılırken, inleyerek paslı tellerin Ey eski dost, yad edelim eski demleri...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.