Gül isterim/3

H Hamdi Oruç
0 Altın Yaprak
Gül isterim çağıma Gül isterim bahçeme bağıma Ve gönlüme Vah dünya aldattın bizi Ondört asır önce Alemler selam durmuş güneşine ayına... Allah`a kul gül rasule ümmet olunmuş İlerledik ilerledik tepeler aştık Yardan uzaklaştık nara geldik Okuduk Kur`an-ı ne buyuruyor Allah O gül O gül rasul İki ip bıraktı bize İki nur bıraktı bize İki gül bıraktı bize... Sorduk mu nefsimize Güle hicret yolunda Neresinde yolun Her sabah doğdu mu Hiradan gönlümüze güneş Uykuda mı hala Uykuda ise hala Yansın o mekkeler yansın bağrımızda O kırk yaşında Mekke karanlıkta Hira mağarasında o Gelmiş beklenilen dost Can Hira... Nur Hira... Işık ışık göğsümüze vur Hira *** Yüce Allah buyurdu O gül O gül rasul Savaşı şirke... Adını şakır yer-gök Gönlüne ay güneş adı... Allah`ım inandım ben Bilmeyenler bilsinler Gül koklanmak içindir Ezilemez yerlerde O gül adı düşürenler yerlere Düşecekler yerlere *** Sökün engellerin dişlerini Veysel olur gönüller O gül O gül rasul Aşkı güldü onun Seccadesi güldü... *** Tarihler boyu rahmetin solmayan gülüsün ... Hz. ademin duasına nur oldun Hz. İsmailin boğazındaki bıçağa sur oldun Yere - göğe fer oldun efendim... Anam-babam feda sana Adın Ahmet idi incilde... İki cihan güneşi efendim Akıyor gönlüm güzel Mekke'ye Doğduğun yer diye Mekke bir güzel bir güzel Bütün ümmetlerin beklediği Gelişin bir güzel bir güzel Öpüyor rüzgâr Medine`nin taşını, toprağını Gül ayakların değdi Medineye Medine bir güzel bir güzel Secdelerde alnını arıyor rüzgâr Devesi düldül nereye diz çöktü? Uhut`ta esiyor mecnun gibi bir rüzgâr ... Hasretinle yanmış Uhut Dün yandığı gibi Yolunu gözlüyor Bedir Taşların, ağaçların düşü Dile gelmek Adını anmak yine... Dün Bilal`in vardı Çağrının bülbülü Ebubekr`in, Ömer`in, Osman`ın vardı Ali`n vardı İlim sarayının dört kapısı Kapındaydı Ali Kapındaydı Hamza Hamza ki Allah`ın çekilmiş kılıcı... Bu gün yine ümmetinin yiğitleri var Hamzalar var Kapın bir güzel bir güzel .... Dün Uhut derdi ki: -Askeriyle gelse Nebi... Ah Uhut ağlıyordu Hamza`yı görünce Hamza kırık karanfil yerde Karanfillerimiz bir güzel bir güzel... Geldin dün Geldin nur geldi... Köleler sevindi Güneş başka güneş gökte Ay başka ay Ayna gibi kırıldı işaretinle ay Ay bir güzel bir güzel O gün görünce o orduyu Selâma durdu Bedir Bedir bir güzel bir güzel Kıyamete kadar küfre tokat Bedir Hendek küfre hendek... Dün Beytullah bekliyordu Bekliyordu bir güzel bir güzel Mekke, Mekke olalı Hiç böyle gamlı olmadı Ah Beytullah Halin içler acısı... Dünyaya nur saçtı Beytullah... Evren kadar büyüktü ordun Bulutlar şemsiyen oldu Örümcekler ağ örme ustası Güvercinler geldi uçup Kör etmek için küfrün gözünü Dünyaya nur saçar sevr mağarası... .... Vahiy gelmişti Bir o gün mutluydu Hira Hira hiç böyle sevinmedi Oku diye çınladı toprak Okumak için huzura koştu Taş toprak Ağaç yaprak... Hira kaya kaya küfrün yolunda Hira bir dağ gönül Dağdır aşkı bilen gönül Kavrulmuş taşları bile Aşkın çölünde Hira bir güzel bir güzel Bulutlar dağların başında taç Güneşi ilk dağlar görür Ay dağların avuçlarında çiçek Dağ gibi gönüllerinde ümmetin Ebubekir, Ömer, Osman, Ali ... Pınarlar dağların gözyaşı Ağaçlar göklere özlemleri Ağaçlar bir güzel bir güzel Dağlar hürlüğün zirvesinde Zikir akar ırmaklardan Etrafında ağlar rüzgâr Kuşları dayanıklı dağların Gönlümün kışı dağların pençesinde can verdi Selam En kaygan zamanda Depremlerde Gönüllerimizi sıkı tutan dağlara Sevgileri bizde dağ olanlara Dağlar gördüm Dağlar bir güzel bir güzel Aşkın çölünde kum taneciği gibi gönlüm Yok oldu eneler birlikte Denizler gibi camilerimiz var Çağrımız gür Bilallerimiz var Karanlıkla kavgamız Yasirlerimiz var Şu ezanlar ki susmayacak Ezanlar bir güzel bir güzel Kulağımıza ezan okunmuş bizim Bir sevda var içimizde Ağaçların bahara sevdası gibi Karanlığa kavgamız Kavgamız bir güzel bir güzel Güneşin kavgası gibi Kur`an ki Hakk`ın kitabı Okuduk, öptük koyduk alnımıza Ümmetin olduk Ateş düşmüş içimize Ümmetin olmak bir güzel bir güzel Şükür vacip bize Ödenir mi bu hak Kutsal davanın garip olduğu yerde Şehit olsak Yasir gibi Eyvah ki eyvah eksilirse gönüllerde sevgin Tarihler boyu Sensin rahmetin solmayan gül Eyvah ki eyvah güneşi görmezse gözler... *** O gül rasul Yer yüzüne rahmet inmiş onunla Yıkılmış karanlığın surları onunla O iki cihan güneşi Adını öğrettiğinde annem Küçük bir çocuktum henüz Bir ışıktı içimde Gül yüzü Bir ışık vardı dudaklarımda Adı dilimde Bir güneş içimde şimdi Candan öte Bu bahçede tek gül yüzü Ben bir dünya istedim Onun güneşinde yıkansın Arınsın bütün kirlerinden Bir güzel bir güzel Güzel ahlak verilmiş Ona Rabbin terbiyecisi Kur`an verilmiş Ona Musa'nın asası verilmiş Ona O güneşti karanlık yırtıldı Karanlığımıza gönderildi güneş gibi Öyle aydınlandı ki dünya Artık kız çocukları diri diri gömülmüyor Aydınlandı dünya bir güzel bir güzel Gül yüzü gül gönüllere dolmuş Bütün gözlerde özlem var Bütün özler özledi onu Bağrım oldu çöller gibi Gülsün her gece bana Bana gül rüyalar Gül kokar yüzü Gönlüme ay sözü... Gökte ay sevinçli ay yüzünü gördüğü için Güneşe sevdalı gönlüm Onun acısı hiç diner mi Asrın kuyularındayım... Rüyalarda gül cemali Rüyalar bir güzel bir güzel Gül yüzünü görmezsem uykularımda Çorak şu ömür Hüzünlü şimdi feza Feza bir güzel bir güzel Güle gülmek yasaklandı diye Bülbüllerin fiğanı var Balçıkla sıvanan şimdi güneş Ahir zaman mı ne Sağımda-solumda gafiller Bir zaman ki sis duman Akıllar hasta Vicdanlar hasta ... Efendim güzellik denizi Efendim sevgi denizi... Gül yüzlü Aşkına denk bir aşk verilmemiş hiç kimseye Savaşı hep şirke Güneşin kavgası gibi kavgası Kavgası bir güzel bir güzel Gönülden siler geceyi Adı anılsın daim Adı ışık versin daim' Rahmet o alemlere Ona sevdalanın yollar Adı anılır yerde-gökte... Aşk güneşidir efendim İki cihan serveridir efendim Susmadım vurulurken bir gülün boynu Ona sevdası var güllerin Güller bir güzel bir güzel Adını şakımakta bülbüller... Seherler yansın ahınla bülbül Gül adı andıkça yan bülbül... Ey Rahman ve Rahim olan Gafletten uyandır bizi Gül yüzlü efendimizin Sevgisi ile yandır bizi... Naçar yine insanlık Kılavuzu o insanlığın Dillerde daim olsun adı... Teri gül kokulu rasulün Hep gül koksun bize Mekke Hira hep güneş olsun bize Medine Nehir gibi aksın çölümüze Bereketler aksın ömrümüze... Duamız bu Ey Rahman ve Rahim olan Karanlık yine karanlık Zulüm yine diri Doğumuyla yıkılmıştı Kisraların sarayı Sevgisiyle yık gönüllerde Kapkaranlık kisraların sarayı *** (DOĞUMU) Aminenin yastığında çiçeği ... Alemlere güneş olmuş Mekke Gökler yıldız yıldız şimdi pervane Işıkları bir güzel bir güzel Yer gök hayran seyretmede güneşini Yüzü bir güzel bir güzel Aminenin yastığında çiçeği ... Hoşgeldin diyor bütün varlık Çok beklendin adı Ahmet olan bebek Alemlere rahmet olan bebek... Aminenin yastığında çiçeği ... Ahir zaman nebisi Allahın habibi... Doğdun ey güneş Gecelerden en nurlu bir gecede O günden beri bana Her gece bir güzel bir güzel O doğdu diyor yaşlı bir yıldız Gelecekti güneş gibi Yer -gök hep bekledi onu... Bu gelen bir güzel bir güzel Doğdu diye sevinçli yer- gök Yer- gök bir güzel bir güzel Doğdu diye yıkıldı zulmün sarayı... Güneş gibi doğdu aleme... Her gece Beytullah sevinçli Güller bülbüller sevinçli... Hangi yıldız demiştir: Abdülmuttalip sevin şimdi Abdülmuttalip, kararan dünyanda ışık şimdi Amine yastığında çiçeğin şimdi... Karanlık titriyor güneş doğdu şimdi Müjde verilsin Yusufa -Züleyhaya Hz Adem dua etti andı onu Hz. İbrahim dua etti bekledi onu... O enbiya`nın müjdelediği nur Hz İbrahim`in soyundan geldi Soyu bir güzel bir güzel Neden diyorum: Anne mezarını baba mezarını Göre göre büyüdü... O gül yüzlü Hira'nın Kucağında Tefekküre dalışı Bir güzel bir güzel Hiranın kucağında Gelmiş beklenen Hira bir güzel bir güzel Bir elime ayı Bir elime güneşi Verseniz dönmem yolumdan dedin Bir dava emanet ettin bize efendim Aşkın bir güzel bir güzel Sen gülsün biz gül ümmetiz Senin için yaratıldı bu saray Mazlumu korudun ,yetimi sevdin Yolun sevgi yolu Neden diyorum Uhut'ta kırıldı dişin Yoluna diken döküldü... Kavgan bir güzel bir güzel Ey el 'emin,ey dürr-i yekta Yüreğim yandı yüreğim yandı Ey el 'emin,ey dürr-i yekta Şimdi sana hasret var her bahar açan yaprakta Mezarın Medine'de gül kokulu bir toprakta Ebu bekir Ömer Osman Ali bir dağ... Aşk peygamberisin Ey gül rasul Adını anarken dilim Bir dua pınarı dilim Ağlayan insanlık güldü İnsanlığı boğmuştu karanlık fikirler Elinden aktı nurlu nehirler Ne karanlıktır geceler gelmeden sen Güneşler diktin toprağına gönüllerin Gül kokun gelsin Yürünür ateşler üstüne Adın Ahmet adın Mahmut gül hasretindeyiz Gül hasret bir güzel bir güzel Ey varlığın baş tacı Ey kalplerin ilacı Sevgin bir güzel Sevgilerin paşası sevgin... Veysel karani bir güzel bir güzel Aşık oldu sana Veysel Karani Veysel Karani buldu ab-ı hayatı... Sordum gül kokunu Sordum Veysel Karaniye Gül kokun bir güzel bir güzel

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.